El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

O Sıralarda Irak Diyarında Yapılan Savaşlar

Önceki kısımlarda da anlattığımız gibi Müsenna b. Harise, Halid b. Velid'in yanındaki askerlerle Irak'tan Şam'a gittiği esnada geride kalan askerlerle birlikte Irak'ta kaldı. Halid, 9000 askerle Şam'a gelmişti. Bir …

Önceki kısımlarda da anlattığımız gibi Müsenna b. Harise, Halid b. Velid'in yanındaki askerlerle Irak'tan Şam'a gittiği esnada geride kalan askerlerle birlikte Irak'ta kaldı. Halid, 9000 askerle Şam'a gelmişti. Bir rivayete göre 3000 kişi, başka bir rivayete göre de 700 kişilik bir kuvveti Irak'tan alıp Şam'a gitmişti. Ancak bunlar, Irak ordusunun ünlü baha-dırlanndandılar. Geride kalan Müsenna ordusunda, asker sayısı azaldı.. Kendi kral ve kraliçelerini değiştirmekle meşgul olmasalardı Farslılar, Müsenna ordusuna saldıracaklardı. Müsenna, onların saldırısından korkmuş ve bu konuda Hz. Ebu Bekir'den kendisine gelecek haber de gecikmişti. Bunun üzerine kalkıp Medine'ye gitti. Hz. Ebu Bekir'in yamna vardı. Hz. Ebu Bekir, hasta yatmaktaydı. Ancak Iraklılarla savaşmaları için insanlara çağrıda bulunmasını Hz.

Ömer'e tavsiye etti. Hz. Ebu Bekir vefat edip çarşamba gecesi defiıedildiğinde Hz. Ömer insanlara, Iraklılarla savaşmak için çağrıda bulundu ve onları savaşa teşvik edip sevaba imrendirdi. Ne var ki hiç kimse, bu savaşa katılmaya rağbet göstermedi ve, harekete de geçmedi. Çünkü onlar, güçlerinin büyüklüğünden dolayı Farslılarla savaşmak istemiyorlardı. Farslıların şiddetli bir savaş gücüne sahip olduklarını düşünüyorlardı. Hz. Ömer, ikinci ve üçüncü günde de insanlara çağrıda bulundu, ancak hiç kimse harekete geçmedi. Müsenna b. Harise de bu konuda güzel bir konuşma yaptı. Cenâb-ı Allah'ın, Halid b. 'Velid vasıtasıyla Irak topraklarının çoğunun fethini kendilerine nasib ettiği haberini verdi. Oralardaki malların, mülklerin, eşya ve azıklarm Müslümanların eline geçtiğini bildirdi. Üçüncü günde de hiç kimse Iraklılarla savaşmak üzere harekete geçmedi.

Dördüncü gün olunca ilk olarak Müslümanlardan Ebu Ubeyd b. Me-sud es-Sakafi bu çağrıya icabet etti. Sonra peşi sıra insanlar da bu çağrıya icabet ettiler. Hz. Ömer, Medinenlerden toplanan askerlerin başına Ebu Ubeyd b. Mesud-es Sakafi'yi komutan yaptı. Ancak Ebu Ubeyd, Sahabe değildir. Hz. Ömer'e:

- Toplanan bu askerlerin başına Sahabelerden bîrini komutan yapsaydın daha iyi olmaz mıydı? denildiğinde o şöyle cevap vermişti:

- Ben, bu çağrıya icabet eden kimseyi komutan yaparım. Siz, bu dine yardım hususunda insanlardan önce davrandınız. Ama bu adam da Iraklılarla yapılacak olan savaş çağrısına sizden önce icabet etti. Daha sonra Hz. Ömer, komutan Ebu Ubeyd b. Mesud es-Sakafi'yi çağırdı. Özellikle kendisinin Allah'a karşı gelmekten sakınmasını, tak-valı olmasını ve beraberindeki Müslümanlara iyi davranmasını tavsiye etti. Rasûlullah'ın ashabına ve Selit b. Kays'a fikir danışmasını emretti. Çünkü Selit, savaşlara katılmış bir adamdı.

Müslümanlar, Irak diyarına doğru harekete geçtiler. 7000 kişiydiler. Hz. Ömer, Ebu Ubeyde'ye bir mektup gönderdi. Mektubunda, Irak'a gelen bu askerlerin beraberindeki diğer askerlerle birlikte Halid komutasında Irak'a gönderilmesini emretti. 10 000 kişilik orduyu teçhiz etti. Başlarına Haşim b. Utbe'yi komutan yaptı. Hz. Ömer, Cerir b. Abdul-lahel-Beceli'yi 4000 kişiyle Irak'a gönderdi. Cerir b. Abdullah, Kûfe'ye geldi. Sonra oradan çıktı. Herkıranü'l-Medar'la karşılaştı, onu öldürdü. Askerlerini hezimete uğrattı. Çoklarını Dicle nehrinde boğdu, insanlar Irak'a ulaştıklarında Farslıların hükümdarları konusunda tereddüt içinde olduklarını gördü. Son olarak başlarına Kisra'mn kızı Boran'ı geçirmişlerdi. Boran'dan önce kız kardeşi Azer Midaht'ı öldürmüşlerdi. Boran, savaş işlerini idare etmesi için Rüstem b. Ferahzat adındaki hanedan üyesine on yıllık yetki vermişti. Bundan sonra haküniyyet tekrar Kisra'ya geçecekti. Rüstem bunu kabul etti. Nücum ilmini iyi bilen bir kimseydi. Kendisine:

- Bu işi niçin kabul ettin? Hakimiyetin tamamen senin eline geçmeyeceğini sen de biliyorsun, denildiğinde o şu cevabı vermişti:

- Tamahkarlık ve şeref tutkusu, beni bu işi kabul etmeye sevk etti.