Ona, Bilal b. Hammame de denir. Hammame, onun anasının adıydı. Bilal, İslâmiyet'in ilk zamanlarında Müslüman oldu. Allah yolunda işkence gördü. Ama sabretti. Ebu Bekir es-Sıddık, onu satın alıp azad et-ti.Bedir gazvesine ve müteakip gazvelere katıldı. Ebu Bekir, onu azad ettiği zaman Hz. Ömer şöyle demişti: "Ebu Bekir, efendimizdir. Efendimizi de azad etmiştir."
Medine'de ezan meşru kılındığı zaman Rasûlullah (s.a.v.)'m huzurunda ezan okuyanlar; Bilal ile İbn Ümmü Mektum idi. Bunlar, Müezzinliği nöbetleşe yaparlardı. Bazen Bilal ezan okur, Bazen de İbn Ümmü Mektum okurdu. Bilal'ın sesi güzel ve iyi idi. Fesahatlı bir kimse idi." "Bilal'ın sini, Allah katında sindir." şeklindeki rivayetin aslı yoktur. Mekke fethi gününde Ka'be'nin damına çıkıp ezan okudu. Rasûlullah (s.a.v.) vefat edince ezan okumayı bıraktı. Ancak hilafeti günlerinde Ebu Bekir es-Sıddık için de ezan okumuştur. Bu rivayet sahih değildir. Rasûlullah (s.a.v.)'m vefatından sonra cihad için gitti. Bilâl, Cabiye'ye gelen Hz. Ömer'in huzurunda öğle namazı için hutbeden sonra ezan okudu. Onun okuyuşu üzerine cemaat ağlayıp inlemeye başladı. Başka bir rivayete göre ise o sırada Bilal, Medine'yi ziyaret etmiş, ezan okumuş, insanlar da onun sesini duyunca şiddetlice ağlamaya başlamışlardı. Zaten böyle yapmaları da gerekirdi. Allah, onlardan razı olsun.
Sahih hadiste sabit olduğuna göre Rasûlullah(s.a.v.), Bilal'e şöyle demiştir; "Cennet'e girdim. Senin ayakkabılarının sesini işittim. Söyle bakalım, seni bu mertebeye ulaştıracağını ümid ettiğin en hayırlı amelin nedir?" Rasûlullah (s.a.v.)'m bu sorusu üzerine Bilal:"Her abdest aldığımda mutlaka iki rekat namaz kılmışımdır." diye cevap vermiş. Rasûlullah (s.a.v.): "İşte senin o yüksek mertebeye ulaşman bu sebepledir." diye karşılık vermişti. Başka bir rivayete göre ise Bilal, Rasûlullah (s.a.v.)'ın mezkur sorusunu şöyle cevaplamıştır:
"Abdestim her ne zaman bozulduysa mutlaka abdest aldım ve her ne zaman abdest aldıysam da mutlaka iki rekat namaz kılma gereğini duydum."
Anlatıldığına göre Bilal, çok esmer tenli, uzun boylu, nahiv vücutlu, saçı çok ama şakaklarında az tüy bulunan bir adamdı.
tbn Bekir dedi ki: Bilal, hicretin onsekizinci senesinde Amvas taunu sebebiyle Şam'da vefat etti. Muhammed b. İshak ile başkalarımda onun hicri yirminci senede vefat ettiğini söylemişlerdir.
Vakidî dedi ki: Bilal, altmış küsur yaşmda vefat edip Dımaşk'm Ba-bu's-Sağir mevkiinde defnedildi. Başkaları onun Dariya'da vefat ettiğini ve Bab-ı Keysan'da defnedildiğini söylemişlerdir. Dariya'da defnedildiğini söyleyenler de vardır. Onun Halep'te vefat ettiğine dair bir rivayet de vardır. Ama ilk rivayet sahihtir. Doğrusunu Allah bilir.

