Sa'd, Medain'i fethettikten sonra Musulluların, Tikrit'te Antak adında bir kafirin çevresinde topladıklarını haber aldı. Celûla'daki savaşın neticesini ve Farslılarm Tikrit'te toplandıklarını, Musulluların neler yaptıklarını Hz. Ömer'e bir mektupla bildirdi. Hz. Ömer'in, Celûla halkı ile ilgili olarak görüşlerini bildirdiği mektubundan önceki sayfalarda bahsetmiştik. Hz. Ömer, bu defa Tikrit'te Antak'ın emri altında toplanan Musul halkıyla ilgili görüşlerini bildiren bir mektubu Sa'd'a gönderdi. Bu mektubunda onlara savaşmak için bir ordu göndermesini, ordunun başına da Abdullah b. Mu'tem'i komutan yapmasını, sağ kanada Haris b. Hassan ez Zühliy'yi, sol kanada Furat b. Hayyan el-İclî'yi, öncü kuvvetlerin başına Rib'i b. el-Efkel el-Gazziy'yi, artçı kuvvetlerin başına da Arfece b. Herseme'yi komutan yapmasını emretti.
Abdullah b. Mutem'i, 5000 kişilik ordusuyla Medain'den ayrılıp yola çıktı. Dört gün ve dört gecelik bir yürüyüşten sonra Tikrit'e gelip komutan Antak'ın üzerine vardı. Antak'ın emri altında Bizanslılardan, Şeharçelüerden, Hristiyan Araplardan, îyadlılardan, Tağliblîlerden ve Nemrlilerden adamlar toplanmıştı. Bunlar Tikrit'i savunmaya başlamışlardı. Abdullah b. Mutem ise şehri kırk günlük bir kuşatma altına alarak bu süre içinde onlarla yirmidört kez çarpıştı. Her çarpışma neticesinde mutlaka onları mağlub ediyor, topluluklarını yenilgiye uğratıyor, yan taraflarını zayıflatıyordu. Bunun üzerine Bizanslılar, gemilere binerek mallarını da yanlarına alarak oradan gitmeye karar verdiler. Abdullah b. Mutem de orada bulunan bedevilere haber göndererek şehir halkına karşı kendisine yardım etmeleri çağrısında bulundu.
Haberciler, onların bu çağrıya olumlu cevap verdikleri haberini getirdiler. Bunun üzerine Abdullah b. Mutem, onlara şu ikinci haberi gönderdi:
"Eğer söylediğiniz sözde doğruysamz, Allah'tan başka ilah bulunmadığına, Muhammed'in de Allah'ın Rasûlu olduğuna şahadet edin. Onun, Allah katından getirdiği ahkamı kabul edin."
Giden haberciler, onların Müslüman oldukları haberini getirdiler. Bunun üzerine Abdullah b. Mutem, onlara bu defa şu haberi gönderdi:
"Eğer doğru söylüyorsanız biz tekbir getirip geceleyin şehire hücum ettiğimizde Bizanslılara karşı gemilerin kapılarını kapatın. Onların gemilere binmelerine engel olun. Yakalayabil diklerinizi öldürün."
Bundan sonra Abdullah ve arkadaşları işi sıkı tutup saldırıya geçtiler. Hep bir ağızdan tekbir getirdiler. Şehire hücum ettiler. Öte taraftaki bedevilerde tekbir getirdiler. Şehir halkı şaşkına döndü. Ve Dicle tarafındaki kapılardan çıkmaya başladılar. Müslümanlar, İyadlı ,Nemir-li ve Tağliblilerden çok sayıda kişiyi öldürdüler. Abdullah b. Mutem de arkadaşlarıyla birlikte diğer kapılardan şehire girdiler.Halkı baştan sona öldürdüler.Ancak îyadh, Tağlibli ye Nemrli bedevilerden Müslüman olanlar ölümden kurtuldular. Hz. Ömer mektubunda yazmıştı ki, Müslümanlar Tikrit'e sahip olup düşmana galip oldukları zaman Rib'î b. Efkel'i, Hısneyn diye bilmen Ninova ve Musul'a göndersinler. Rib'i, Hz. Ömer'in emri üzerine yanma büyük bir müfrezeyi alarak Musul'a gitti. Bahadırlardan bir topluluk ile Musullulardan bir grup ta onun beraberin dey diler. Musulluların haberleri olmadan aniden oraya vardılar. Rib'i ve maiyetindeki müfrezeyi görünce hemen barış çağrısına icabet ettiler. Rib'i, onları zımmi statüsüne aldı. Onlar da boyun eğerek haraç ödediler. Sonra Rib'i ,Tikrit'ten elde edilen ganimetleri askerlere taksim etti. Süvarilerin payı 3000 piyadelerin payı ise 1000 dirhem oldu. Ganimetlerin beşte birini Furat b. Hayyan ile, fetih müjdesini de Haris b. Hassan ile gönderdiler. Musul'da savaş komutasını Rib'i b. Ef-kel üstlendi. Oradaki haracın toplanması işiyle de Arfece b. Herseme görevlendirildi.

