Sa'd, elinden başkentini, saltanat makarrını, hükümdarlık sarayını ve danışmanlarıyla üzerinde meşveret yaptığı halısını ve diğer eşyalarını aldıktan, bunları ganimet edindikten sonra Yezdücürd, oradan kalkıp Hulvan'a göçtü. Sonra Müslümanlar, kuşatmak için Hulvan'a geldiklerinde Yezdücürd, oradan kalkıp Rey şehrine gitti. Müslümanlar, Hulvan'ı ele geçirdiler. Sonra Rey şehri de Müslümanların eline geçince Yezdücürd, oradan kalkıp İsfahan'a göçtü. İsfahan da alınınca Kirman'a göçtü. Müslümanlar, Kirman üzerine gidip orayı da fethedince Yezdücürd, Horasan'a gidip yerleşti. Bütün bu göçme işleri yapılırken Yezdücürd'ün tapmakta olduğu ateş de kendisiyle birlikte şehirden şehire götürülmekteydi. Vardığı her şehirde ateşinin yakılması için özel bir bina inşa ediliyordu. Bu, onların âdetlerinin gereğiydi. O, geceleyin bir göç esnasında devesinin üzerindeki mahfesinde uyumakta idi. Tam o esnada bir su geçidinin yanma vardılar. Onu geçide varmadan uyandırmak istediler ki, geçide vardıklarında, mahfesine su sızınca rahatsız olmasın. Adamları onu uyandırdırdıkları zaman onlara şiddetle öfkelendi ve sövmeye başlayıp şöyle dedi:
- Şu adamların (Müslümanların ) şu beldelerde ve diğer yerlerde kaç sene müddetle kalacaklarım öğrenmeme engel oldunuz. Çünkü rü-
yamda kendimi ve Muhammed'i Allah katında gördüm. Allah, onu:
- Sizin hakimiyetiniz 100 sene sürecektir, deyince Muhammed:
- Bu süreyi biraz daha arttır, dedi. Allah da:
- Haydi 110 sene olsun, deyince Muhammed:
- Biraz daha uzat, dedi. Allah da:
- Haydi 120 sene olsun, deyince Muhammed:
- Bu süreyi biraz daha uzat, dedi. Allah da:
- Haydi buralar senin olsun, dedi. O esnada siz beni uykudan uyandırdınız. Eğer beni uykuda bırakacak olsaydınız Muhammed ümmetinin buralardaki hakimiyetlerinin ne kadar süreceğini öğrenirdim.

