El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Zübeyr B. Avvam

Bu zatın soy kütüğü şöyledir: Zübeyr b. Avvam b. Hüveylid b. Esed b.Abdiluzza b. Kusay b. Kilab b.Mürre b. Ka*b b. Lüey b. Galib b. Fihr b.f Malik b. Nadr b. Kinane Ebu Abdillah el-Kureşi elEsedî. Annesi, Safiye binti …

Bu zatın soy kütüğü şöyledir: Zübeyr b. Avvam b. Hüveylid b. Esed b.Abdiluzza b. Kusay b. Kilab b.Mürre b. Ka*b b. Lüey b. Galib b. Fihr b.f Malik b. Nadr b. Kinane Ebu Abdillah el-Kureşi elEsedî.

Annesi, Safiye binti AbdülmuttaliVtîr. Bu kadın, Rasûlullah (s.a.v.)'ın halasıdır. Zübeyr b. Avvam, onbeş yaşındayken İslâmiyet'in ilk zamanlarında Müslüman oldu. Daha küçük yaşta veya daha büyük yaşta Müslüman olduğuna dair çeşitli rivayetler de vardır. Önce Habeşistan'a, sonra Medine'ye hicret etti. Rasûlullah (s.a.v.), onunla Seleme b. Vakş'ı kardeş ilan etti. Bu zat, bütün gazvelere katıldı. Hendek savaşı gününde Rasûlullah (s.a.v.):

- Kavmin (düşmanların) haberini bize kim getirecek? diye sorduğunda Zübeyr:

- Ben getiririm, diye cevap vermişti.

Rasûlullah (s.a.v.), bu çağrışım tekrarladığında yine Zübeyr icabet etmiş, üçüncü kez tekrarladığında Zübeyr yine icabet etmişti. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) da şöyle buyurmuştu: - "Her peygamberin bir havarisi vardır. Benim havarim de Zü-beyr'dir.»

Bir rivayete göre Zübeyr şöyle demiştir: «Rasûlullah, Beni Kurayza gününde kendisi için anasını ve babasını bir araya getirdi.» Yine rivayet olunduğuna göre Zübeyr, Allah yolunda kılıç çeken ilk kişidir. Mekke'de iken Rasûlullah (s.a.v.)'ın Öldürüldüğüne dair bir haber sahabelere ulaştığında Zübeyr, kılıcını çekmiş olarak geldi. Rasûlullah (s.a.v.)'ı sağ görünce kılıcını tekrar kınına soktu. O, Cennetle müjdelenen on kişiden ve Rasûlullah (s.a.v.) vefat ederken kendilerinden razı olduğu altı kişiden biridir. Hz. Ebu Bekir'le arkadaşlık etmiş ve bu arkadaşlığını güzelce devam ettirmişti. Onun kızı Esma ile evlenerek damadı olmuştu. Zübeyr'in oğlu Abdullah, Esma'dan doğmuştur. Abdullah, hicretten sonra Müslümanların doğan ilk çocuğudur. Zübeyr b. Avvam, cihad için Müslümanlarla birlikte Şam'a gitmiş, Yermük savaşma katılmıştı.

Müslümanlar, onun bu savaşa katılmasıyla şereflenmişlerdi. Bu savaşta onun büyük yararlılığı ve yüksek himmeti görülmüştü. Bizans ordusunun saflarım baştan sona iki kez varmıştı. Hz. Osman, asiler tarafından kuşatma altına alındığında onu bu asilere karşı savunmuştu. Cemel savaşında da Hz. Ali, ona bazı durumları hatırlatınca savaştan çekilmiş ve Medine'ye geri dönmüştü. Dönüş yolunda Ahnef b. Kays'a uğramıştı. Bunlar, hem Hz. Ali, hem de Hz. Aişe'den uzak durmuşlar, tarafsızlıklarını korumuşlardı, Zübeyr b.Awam, evine dönerken adamın biri: «Şu adama ne oluyor? insanları karşı karşıya getirdi. Tam savaşacakları esnada evine geri döndü. Bunun ne yaptığını kim araştırıp bize bildirecek?» diye sordu.Bunun üzerine Amr b. Cermuz, Abdullah b. Fudale b. Habis ve Nü-fey, bir grub Beni Temim kabilesinin asileriyle birlikte Zübeyr'i takibe başladılar.

Onu yakalayınca el birliğiyle öldürdüler. Başka bir rivayette anlatıldığına göre Amr b. Cermuz, Zübeyr'i yakalamış ve ona şöyle demiştir:

- Seninle görülecek bir işim var.

- Yaklaş bakalım. (Zübeyr'in azadlısı Atiye'nin anlattığına göre Amr'm yanında bir silah varmış. Zübeyr'in yanına yaklaşmış, onunla konuşmaya başlamıştı. Namaz vakti olunca Zübeyr, ona şöyle demişti:)

- Haydi namaz kılalım.

- Evet kılalım .

- Zübeyr, imamlık yapmak için öne geçince Amr b. Cermuz arkadan vurup onu öldürdü.

Başka bir rivayette anlatıldığına göre Amr b. Cermuz, Zübeyr'i Va-di's-Siba' denen yerde öğle sıcağında uyumakta iken yakalamış, üzerine hücum ederek Öldürmüştü. Bu, meşhur bir rivayettir. Karısı Atike binti Zeyd'in bir şiirinde de ifade ettiğine göre Cermuz oğlu Amr, onu Vadi's-Siba'da öldürmüştür. Bu kadın, daha önce Hz. Ömer'in nikahlısı idi. Hz. Ömer öldürülünce Ebu Bekir'in oğlu Abdullah onunla evlenmişti. O da öldürülünce Zübeyr, onunla evlenmişti. Zübeyr öldürüldüğünde karısı Atike, manası muhkem bir kaside ile ona ağıt yakarak şöyle demişti:

«Cermuz'un oğlu himmetli bir kahramana ihanet etti. O kahraman, savaş esnasında gayretli, saldırgan ve cesaretli idi.

Ey Cermuz'un oğlu Amr! Eğer ben Zübeyr'i uykusundan uyandırmış olsaydım, sen onun korkak ve becereksiz olmadığını görecektin.

Anan seni kaybetsin ey Cermuz'un oğlu! Sen onun gibisini öldürdükten sonra sabah akşam savaşlara girişen başka birini görebilir misin?

O, nice zorlu savaşlara dalış yaptı.

Senin saldırın, onu savaştan geri caydıramazdı ey alçağın oğlu!

Allah benim Rabbimdir. Sen bir Müslümanı Öldürürsen, kasıtlı olarak adam öldürmenin vebaline uğrarsın.»

Amr b. Cermuz, Zübeyr'i öldürüp başını koparmış ve Hz. Ali'nin yanına götürmüştü. Böyle yapmakla Hz.Aii nezdinde itibar kazanacağını sanmıştı. Hz. Ali'nin yanına girmek için izin istediğinde Hz. Ali: «Onun yanıma gelmesine izin vermeyin ve onu Cehennemle müjdeleyin.» demişti.

Başka bir rivayette anlatıldığına göre Hz. Ali, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu işittim: «Safiye'nin oğlunu (yani Zübeyr'i) Öldüren kimseyi Cehennem'le müjdele.» Amr b. Cermuz, öldürdüğü Zübeyr'in kılıcıyla birlikte Hz. Ali'nin yanına girmiş, Hz. Ali ise ona şöyle demişti:«Şu Zübeyr'in kılıcı, Rasûlullah'a gelen sıkıntıları uzun süre giderip onu rahatlığa kavuşturmuştu.»

Anlatıldığına göre Amr b.Cermuz, Hz. Ali'nin böyle dediğini işitince intihar etmişti. Başka bir rivayete göre ise Zübeyr'in oğlu Mus'ab'ın Irak'a vali oluşuna kadar yaşamıştır. Mus'ab, Irak valisi olunca Amr b. Cermuz ondan gizlenmişti. Bunun üzerine Mus'ab'a dediler ki:

- Amr b. Cermuz, buralardadır.Senden saklanıyor. İstersen onu getirelim de öldür.

- Hayır, ona söyleyin de ortaya çıksın, ona dokunmayacağım. O güvendedir. Allah'a yemin ederim ki ben, babam Zübeyr'in öcünü ondan almayacağım. Ve ona kısas tatbik etmeyeceğim. Çünkü o, kendisini Zü-beyr'e denk tutamıyacağım kadar basit ve alçak biridir.

Zübeyr zengindi. Bolca verdiği sadakaları vardı.Cemel savaşı esnasında vasiyetini oğlu Abdullah'a yaptı. Öldürüldüğü zaman 2.000.200.000 dirhem borçlu olduğunu gördüler. Bu borçlarını ödedikten sonra terekesi mirasçılarına taksim edildi. Dört zevcesinden her birine 1.200.000'er dirhem pay düştü. Buna göre. mirasçılarına taksim edilen malının toplamı 38.400.000 dirhem oldu. Vasiyet ettiği malının üçte biri ise, 9.200.000 dirhem oldu. Toplam malı ise, 75.600.000 dirhem tutarında idi. Daha önce borçlarına ödenen kısım ise, 1.200.000 dirhemdi. Şu halde borçlarının, vasiyet ettiği meblağın ve mirasçılarına taksim edilen terekesinin toplamı 59.800.000 dirhem oldu.

O, bütün bu malını cihad ve anasına düşen humus payından, bir de güzel ticaret yollarından, helal kazaçlardan elde etmişti. Rivayete göre onun 1000 kölesi varmış. Bu köleleri kendisine haraç öderlermiş, çoğu kez kölelerinin ödedikleri bu haracı Allah yoluna sadaka olarak dağıtır-mış. Allah ondan razı olsun ve onu hoşnut kılsın.

O, hicretin otuzaltmcı senisinin cemaziyelahir ayının onuncu gününde perşemde günü öldürüldü. Öldürülürken altmışaltı veya altmış-yedi yaşındaydı. Esmer tenli, orta boylu, normal etli ve hafif sakallıydı. Allah, ondan razı olsun.