Abdullah b. Hazini b. Esma es-Sülemi Ebu Salih el-Basrî. Horasan valisi idi. Namlı yiğitlerden ve çabası şükranla karşılanan süvarilerdendi. Hocamız Hafiz Ebu'l- Haccac el-Mizzî, "Tehzib" adlı eserinde şöyle demiştir; Abdullah'ın Sahabe olduğu söylenir. Siyah sarıkla ilgili olarak Peygamber (s.a.v.yden hadis rivayet etmiştir. Bu rivayet, Ebu Da-vud, Tirmizî ve Neseî nezdinde sabittir. Ama onun adım vermemişlerdir. Said b. Osman er-Razî ile Said b. el-Ezrak da Abdullah b. Hazim'den rivayetlerde bulunmuşlardır. Ebu Beşir ed-Dolabf nin rivayetine göre Abdullah b. Hazim, hicretin yetmişbirinci senesinde öldürülmüştür. Hicretin seksenyedinci senesinde öldürüldüğüne dair zayıf bir rivayet de vardır, ancak bu rivayet muteber değildir.
Ebu'l-Hasan İbnü'1-Esir, "el-Gabe" adlı eserinde Abdullah b. Ha-zim'in Sahabelerden olduğunu söylemiştir. Şöyleki: Abdullah b. Hazim
b. Esma b. es-Salt b. Habib b. Harise b. Bilal b. Sımak b. Avf b. İmru'l-Kays b. Nehiyye b. Süleym b. Mansur Ebu Salih es-Sülemî. Horasan valisidir. Meşhur yiğitlerden ve namlı kahramanlardandır. Sa'd b. Ezrak ile Sa'd b. Osman, ondan hadis rivayet etmişlerdir, Sahabe olduğu söylenir. Serahs'ı fethetti. İbn Zübeyr fitnesi zamanında Horasan valisi idi. İlk olarak Yezid b. Muaviye ile Yezid'in oğlu Muaviye'nin ölümünden sonra hicretin altmışdördüncü senesinde Horasan'a vali olarak tayin edildi. Orada çok savaşlar yaptı, nihayet ünü böylece yayıldı. Onunla ilgili haberleri, "el-Kâmil fi'tTarih" adlı eserde detaylı olarak nakletmi-şizdir. Hicretin yetmişbirinci senesinde Öldürüldü.
Hocamız bunu Dolabî'den bu şekilde nakletmiştir. Ben de bunu üstadımız Zehebî'nin "et-Tarih" adlı kitabında şu şekilde gördüm: "îbn Ce-rir'in kendi tarihinde anlattığına göre Abdullah b. Hazim, hicretin yet-mişikinci senesinde öldürülmüştür. Bazılarının anlattığına göre o, Abdullah b. Zübeyr'in öldürülmesinden sonra öldürülmüştür. Abdülmelik de İbn Zübeyr'in başını, Horasan'da bulunan İbn Hazim'e göndermiş ve onu kendisine itaata davet etmiş, itaat ettiği takdirde on yıl süreyle Horasan'ın bütün gelirlerini kendisine vereceğini va'd etmişti. İbn Hazim ise, İbn Zübeyr'in kesik başını görünce artık Abdülmelik'e ebediyyen bey'at etmemeye yemin etti. Bir leğen getirilmesini emretti. İbn Zübeyr'in kesik başını yıkayıp koku sürerek kefenledi ve onu Medine'deki ailesine gönderdi. Onu Horasan'da defnettiği de söylenir. Doğrusunu Allah bilir. Mektubu getiren elçiye de mektubu yedirip: "Eğer sen elçi olmasaydın boynunu vururdum." demişti. Bazılarının ifadesine göre ellerini ve ayaklarını kesmiş, boynunu vurmuştu."

