El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Abdullah B. Zübeyr Zamanında Ka'be'nin Yıkılması Ve Yeniden İnşası

îbn Cerir dedi ki: Hicretin altmış dördüncü senesinde İbn Zübeyr, Ka'be'yi yıktı. Çünkü mancınıklarla atılan taşlar yüzünden Ka'be'nin duvarları yıkılmaya yüz tutmuştu. İbn Zübeyr, duvarları İbrahim peygamberin attığı …

îbn Cerir dedi ki: Hicretin altmış dördüncü senesinde İbn Zübeyr, Ka'be'yi yıktı. Çünkü mancınıklarla atılan taşlar yüzünden Ka'be'nin duvarları yıkılmaya yüz tutmuştu. İbn Zübeyr, duvarları İbrahim peygamberin attığı temele kadar yıktı. İnsanlar, Ka'be'yi o temelin etrafında dolaşarak tavaf ediyorlardı. Hacer-i Esved, ipek bir şala sarılarak bir tabuta konuldu ve Ka'be'deki esanslar, kumaşlar ve ziynet eşyalarıyla birlikte mahzene saklandı. Nihayet İbn Zübeyr, Rasûlullah (s.a.v.)'m yıkıp yeniden yapmak istediği şekliyle Ka'be'yi yeniden inşa etti. Peygamber Efendimiz'in Ka'be'yi yıkıp yeniden inşa etmek istediği, Buharı ve Müslim'in sahihleri ile müsned ve sünenler de, mü'minlerin annesi Hz. Aişe'den rivayet edilmektedir. Hz. Aişe'den rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.), kendisine şöyle demiştir:

"Eğer senin kavmin küfürden yeni kopup ayrılmış olmasalardı, ben Ka'be'yi yıkar ve Hatim'i Ka'be'ye dahil ederdim. Ama senin kavmin masrafları karşılayacak durumda değildir. Şayet Ka'be'yi yıkıp yeniden inşa etseydim ona bir doğu, bir de batı kapısı açardım, insanlar birinden girer, diğerinden çıkarlardı. Kapısını da yere bitişik yapardım. Senin kavmin, dilediklerini içine koymak, dilediklerini içine girmekten menetmek amacıyla Ka'be'nin kapısını yüksekte yapmıştır."

Abdullah b. Zübeyr, teyzesi ve mü'minlerin annesi Hz. Aişe'nin Rasûlullah'tan rivayet ettiği şekilde ve Rasûlullah'm dileğine uygun olarak Ka'be'yi yeniden inşa etti. Allah ona hayır mükâfat versin, ama hicretin yetmişüçüncü senesinde Haccac b. Yusuf, ona galip olunca Ka'be'nin kuzey duvarını yıktı, hacer-i esvedi önceki gibi çıkardı. Ka'be'nin yıktığı duvarlarının taşlarını, Ka'be'nin içine koyup tabana dizdi, kapıyı yükseltti, ama batı kapısını örttü. Ka'be, o hali ile günümüze kadar devam etmiştir. Haccac b. Yusuf, bu yıkıp yeniden inşa işini Abdülmelik b. Mervan'm emri üzerine yapmıştı, ama o, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Aişe tarafından rivayet edilen hadisinden haberdar olmamıştı. Bu hadisi duyduğu zaman: "Keşke Ka'be'yi eski halinde bıraksaydık." demişti. İbn Mansur el-Mehdî, Ka'be'yi yıkıp İbn Zübeyr'in inşa ettiği şekliyle yeniden inşa etmeye niyetlendi.

Bu hususta îmam Malik b. Enes'e fikir sordu. İmam Malik: "Korkarım ki hükümdarlar, bundan sonra Ka'be'yi oyuncak haline getirir ve onu kendi heveslerine ve fikirlerine göre yıkıp yeniden inşa ederler. Kimi İbn Zübeyr'in görüşüne, kimi Abdülmelik b. Mervan'm görüşüne göre, kimi başka bir görüşe göre hareket eder." dedi. Noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah doğruyu daha iyi bilir. İbn Cerir dedi ki: Hicretin altmışdördüncü senesinde Abdullah b. Zübeyr insanlara hac ettirdi. Onun Medine valisi, kardeşi Ubeydullah'-tı. Küfe valisi ise Abdullah b. Yezid el-Hutemî idi. Küfe kadısı, Said b. Merzüban'dı. Daha önce Küfe kadısı olan Şureyh, fitne zamanında hüküm vermekten imtina etmişti. Basra valisi ise Ömer b. Mamer et-Teymî idi. Basra kadısı da Hişam b. Hubeyre idi. Horasan valisi Abdullah b. Hazm idi.

Bu senenin sonlarında -Önceki kısımlarda da anlattığımız gibi-Mercürahit savaşı vuku buldu.

Mervan b. Hakem, otoritesini yerleştirdi. Dahhakb. Kays'ı mağlup edip Mercürahit savaşında öldürdükten sonra otoritesi o mıntıkaya talîiaraen yerleşti. Bir rivayette anlatıldığına göre Mervan, Misır'a girerek orayı İbn Zübeyr tarafından atanan vali Abdurrahman b. Cahder'in elinden almıştı. Mervan, Şam, Mısır ve bağlı mıntıkalara tamamen hakim oldu. Doğrusunu Allah bilir.

Vakidî dedi ki: Abdullah b. Zübeyr, Ka'be'yi yıkmak istediği zaman insanlara danıştı. Cabir b. Abdullah üe Ubeyd b. Umeyr, ona bu hususta olumlu fikirler beyan ettiler. İbn Abbas ise şöyle dedi: "Korkarım kâ, senden sonra gelecekler de Ka'be'yi yıkarlar ve Ka'be'yi yıkma işi âdeta bir alışkanlık haline gelir. Böylece insanlar onun saygınlığım hafife alırlar. Bence sen, Ka'be'nin yıkılan kısımlarını onarsan daha iyi olur."

İbn Zübeyr, daha sonra bu hususta üç gün peşpeşe istihare yaptı. Dördüncü gün Ka'be'nin duvarını temele kadar yıkma işine başladı. Temele ulaştıklarında el parmakları gibi birbirine geçirilmiş taşlardan oluşan bir temelle karşılaştı. İbn Zübeyr, elli kişiyi çağırdı, orayı kazmalarım emretti. Kazmalarını o taşlara vurduklarında Mekke sarsıldı. Bu yüzden temeli'olduğu gibi bıraktı, duvarı o temelin üzerine örmeye başladı. Yere bitişik iki kapı yaptı, birinden girilecek, diğerinden çıkılacaktı. Hacer-i Esvedi de kendi eliyle yerine koydu, onu bir çerçeve ile sıkıştırdı. Çünkü taş çatlamıştı. Ka'be'yi on zira genişletti. Duvarını miskle sıvadı ve ipekle örttü, sonra Aişe mescidlerini onardı. Ka'be'yi tavaf etti, namaz kıldı ve sa'y yaptı. Ka'be'nin çevresindeki çöplükleri kal-dırttı. Oralardaki kanları temizletti. Ka'be'nin içi mancınık taşlarıyla dolmuştu. Hacer-i Esved kararmış ve Ka'be çevresinde yakılan ateşlerden ötürü çatlamıştı. îbn Zübeyr'in Ka'be'yi yeniden inşa etmesi, Buharı ve Müslim'in sahihlerinde Hz. Aişe tarafından rivayet edilen ve daha önce naklettiğimiz hadise dayanıyordu. Doğrusunu Allah bilir.