Ebu Muaviye b. Husayn et-Temîmî es-Sa'di, Ebu Bahr el-Basrî. Sa'saab. Muaviye'nin kardeşinin oğludur. Ahnef, onun lakabıdır, asıl adı Dahhak'tır. Sahr olduğu da söylenir. Peygamber (s.a.v.)'in sağlığında Müslüman oldu, ancak onu göremedi. Bir hadiste anlatıldığına göre Rasûlullah (s.a.v.), otun için dua etmiştir. Ahnef, lider, şerefli, emri dinlenen ve eman vereA bir kimse idi. Bilgili idi. İlmî konuşurdu. Çok yumuşak huyluluğu dillere destandı. Kervanlar, onun yumuşak huylulu-ğunu yolda giderlerken birbirlerine anlatırlardı. Hz. Ömer, onun hakkında: "İmanlı ve lisanı da bilgili bir kimsedir." demiştir. Hasan Basrı ise: "Kavimlerin şerefli ve ulu kişileri arasında onun kadar ustun vej faziletli başka bir kimse görmedim." demiştir. Abdurrahman b. Abdullah
el-İclî, onun Basralı, tabii, güvenilir bir kimse olduğunu söylemiştir. Kavminin lideriydi. Bir gözünü kaybetmişti. Ayaklarının arasındaki mesafe genişti. Kısa boylu, dişleri noksan ve hareketsiz bir kimseydi. Tek miğferi vardı. Hz. Ömer, denemek için onu kavminden bir sene uzakta tuttu. Sonra: "Vallahi bu liderdir." demişti. Anlatıldığına göre o, Hz. Ömer'in huzurunda bir nutuk irad etmiş, Hz. Ömer onun konuşmasını beğenmişti. Yine bir rivayette anlatıldığına göre o, çiçek hastalığı yüzünden bir gözünü kaybetmişti. Semerkand fethinde gözünü kaybetmiş olduğu da söylenir.
Yakub b. Süfyan dedi ki: "Ahnef, cömert ve yumuşak huyluydu. Salih bir adamdı. Cahiliye devrinde yaşadı. Sonra Müslüman oldu. Ondan Hz. Peygamber'e bahsedilince Rasûlullah onun için mağfiret diledi."
Ahnef, güvenilir, sika ravilerden olup az hadis rivayet etmiştir. Geceleyin çok namaz kılardı. Kandili yakar, namaza durur, sabaha dek ağlardı. Parmağını kandilin üzerine tutup yakar ve: "Hisset ey Ahnef! Seni bu hale sürükleyen nedir? Seni bu hale sürükleyen nedir? Eğer sen şu kandilin ateşine dayanamazsan, yarın büyük ateşe nasıl dayanacaksın?" derdi.
Kendisine: "Yaratılış bakımından en alt seviyede olduğun halde kavmin seni nasıl lider yaptı?" diye sorulduğunda şu cevabı vermişti: "Kavmim su içmemi ayıplasaydı su dahi içmezdim."
Ahnef, Siffin savaşında Hz. Ali ordusundaki komutanlardandı. Senelik 400.000 dinar vermeleri şartıyla Belh halkıyla barış antlaşması yaptı. Meşhur ve kıymeti bilinen savaşları vardır. Horasanlılardan çok sayıda adam Öldürmüştü. Aralarında geçen savaşta onları mağlub etmişti. Hakim'in ifadesine göre Merv-i Rûz'u fetheden kişi, Ahnef b. Kays'tır. O savaşta, Hasan ve îbn Şirin de onun ordusunda idiler. Semerkand ve diğer beldeleri fetheden de odur. Hicretin altmışyedinci senesinde vefat ettiği söylenir. Başka bir senede vefat ettiği de söylenmiştir. Vefat ederken yetmiş yaşındaydı. Daha da yaşlı olduğu söylenmiştir.
Yumuşak huyluluğu kendisine sorulduğunda Ahnef b. Kays, şöyle cevap vermişti: "Yumuşak huyluluk, sabretmekle birlikte boyun eğmektir."
insanlar onun yumuşak huyluluğunu takdir ettiklerinde kendisi şu cevabı verirdi: "Vallahi ben de sizin kadar öfke duyuyorum, ama ben çok sabırlıyım. Yumuşak huyluluğun bana adamlardan daha çok yardım ettiğini gördüm." Ahnef b. Kays, yumuşak huyluluğun ve liderliğin zirvesine çıkmıştı. Vecizelerinden bazıları şunlardı:
"Sidik deliğinden iki kez geçen bir insanın nasıl büyüklük tasladığına şaşıyorum.
Yaptığın iyilikleri, unutturarak dirilt.
Şu adamların yapılarına davet edilmeksizin asla gelmiş değilim. Yine beni aralarına zorla saklamadıkları takdirde iki kişinin de arasına girmiş değilim."
Ahnef e sordular:
- Kavmine nasıl lider oldun?
- Beni ilgilendirmeyen şeylere karışmadım. Sen ise seni ilgilendirmeyen işime karışıyorsun.
Adamın birisi, Ahnef e çok ağır sözler sarfettikten sonra ona şöyle dedi:
- Allah'a yemin ederim ki ey Ahnef, eğer bana bir söz söylersen karşılığında on söz işitirsin!
- Eğer sen bana on söz söylesen karşılığında benden bir tek söz dahi işitemezsin."
Dua ederken Ahnef şöyle derdi: "Allah'ım, eğer beni azaplandıracak olursan ben azaba müstehakım. Eğer beni bağışlayacak olsan, sen bağışlamaya ehilsin."
Ziyad b. Ebihî, onu yakınında tutar, meclisinde oturturdu. Ziyad vefat edip te yerine oğlu Ubeydullah geçtiğinde Ahnef e ilgi göstermedi. Mertebesi biraz gerilerde ve aşağılarda kaldı. Iraklıların reisleriyle birlikte Muaviye'nin yanma geldiğinde herkes rütbesine ve mertebesine göre Muaviye'nin yanma girdi. Ahnef, içeriye en son girenlerdendi. Mu-aviye, onu görünce saygı ve tazim gösterdi. Onu yanma yakın yere oturttu. Kendisiyle aynı halının üstüne oturdu. Sonra heyetteki diğer adamlardan ayrı olarak Ahnef e yönelip onunla konuşmaya başladı. Meclisteki misafirler îbn Ziyad'ı övmeye başladıklarında Ahnef susuyordu. Mu-avîye, ona sordu:
- Neyin var, niçin konuşmuyorsun?
- Eğer konuşacak olursam, bunların söylediklerinden ayrı şeyler söylerim. Bunlara muhalefet ederim.
Ahnefin böyle demesi üzerine Muaviye, Irak heyetine şöyle dedi:
- Şahit olun ben, İbn Ziyad'ı Irak valiliğinden azlettim, kendinize
bir vali arayın.
Böyle dedikten sonra Muaviye, vali seçmeleri için onlara üç günlük süre verdi. Fakat onlar aralarında çok ihtilaf edip, anlaşmazlığa düştüler. Bundan sonra o heyeUfkilerden hiç biri Ubeydullah b. Ziyad'ı anmadı ve valilik yapmasını/da taleb etmedi. Bu esnada Ahnef, onlardan herhangi biriyle tek kelime dahi konuşmadı. Uç günden sonra tekrar Muaviye'nin yanma gelip toplandüdarında çok şeyler söylediler, gurultu oldu, sesler yükseldi. Ahnef ise susuyordu, Muaviye ye ona şöyle dedi:
- Konuş bakalım ey Ahnef.
- Eğer Irak'a kendi aile efradından birini vali olarak tayin etmek istiyorsan, aile efradın arasında Ubeydullah b. Ziyad gibi yetenekli biri yoktur. O, akıllı ve tedbirli bir kimsedir. Hiç kimse onun yerini doldura-maz. Ama aile efradından başka birini tayin etmek istiyorsan, o zaman sen akrabalarını daha iyi bilirsin.
Ahnef in böyle demesi üzerine Muaviye, Ubeydullah b. Ziyad'ı tekrar Irak valiliğine atadı. Sonra başbaşa görüşürken Ubeydullah'a şöyle dedi: "Sen, Ahnef gibi birinin kadrini nasıl bilemezsin? O sustuğu halde seni valilikten azletti. Sonra yine valiliğe tayin etti." Bundan sonra Ahnef b. Kays'm Ubeydullah b. Ziyad yanında mertebesi cidden yükseldi,"
Ahnef b. Kays, Kûfe'de vefat etti. Cenaze namazını Mus'ab b. Zü-beyr kıldırdı. Mus'ab, onun cenazesi ile birlikte mezarlığa kadar gitti.
Vakidfnin anlattığına göre Ahnef, Muaviye'nin yanma gelmiş, onun, oğlu Yezid'e kızdığını görünce aralarını -yaptığı bir konuşmayla-düzeltmişti. Muaviye de öfkesi dindiği için oğlu Yezid'e bol miktarda para ve çok kumaş göndermişti. Yezid bunların yarısını Ahnef e vermişti. Doğrusunu noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah daha iyi bilir.

