Anırb. Saidb. As b. Ümeyye b. Abdu'ş-Şems Ebu Ümeyye el-Kureşi el-Ümevî, Eşdak lakabıyla tanınır. Anlatıldığına göre Peygamber (s.a.v.)'i görmüş ve onun şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Hiçbir baba oğluna güzel edepten daba güzel birşey vermiş değildir."
Amr, köle azad etme hususunda da bir hadis rivayet etmiştir. O, Hz. Ömer'den, Hz. Osman'dan, Hz. Ali'den ve Hz. Aişe'den hadis rivayet etmiştir. Oğulları Ümeyye, Said ve Musa ile başkaları da kendisinden hadis rivayet etmişlerdir. Muaviye, onu Medine'ye vali tayin etmişti. Aynı şekilde Yezid de babası Muaviye'den sonra onu Medine valiliğinde bırakmıştı. Nitekim bunu önceki kısımlarda anlatmıştık. Amr b. Said, Müslümanların önde gelen şahsiyyetlerindendi. Meşhur cömertlerden ve âlicenâb kimselerdendi. Bol miktarda para verir, ağır yükleri üstlenirdi. Kardeşleri arasında babaları sadece kendisine vasiyyetini yapmıştı. Önceki kısımlarda da anlattığımız gibi babası da meşhur cömertlerden ve asil önderlerden bir kimseydi.
Amr b. Said, şöyle demiştir: "Bulûğa erdiğim günden beri hiçbir kimseye sövmedim. Benden birşey isteme niyetinde olan bir kimseyi de benden dilenmek mecburiyetinde bırakmadan ben kendisine ikramda bulundum. Onun bana yönelmesi, benim ona bağışta bulunmamdan daha önemlidir ve ben onun minneti altında olurum."
Said b. Müseyyeb dedi ki: Cahiliyye döneminde insanların hatipleri, Esved b. Abdülmuttalib ile Süheyl b. Amr idi. İslâmiyet döneminde de insanların hatipleri; Muaviye ile oğlu, Said b. As ile oğlu Amr b. Said ve Abdullah b. Zübeyr idi."
İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hüreyre'den rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Benim minberim üzerinde Ümeyye oğullarının zorbalarından bir zorba kişinin burnundan kan gelecek ve burun kanı akıp gidecektir."
Adamın birinin bana anlattığına göre Amr b. Said b. As, Rasûlullah (s.a.v.)'ın minberi üzerindeyken burnu kanamış ve kanı akıp gitmiştir, îbn Zübeyr'le savaşması için Yezid b. Muaviye zamanında Harre vak'a-sından sonra Mekke'ye birlikler gönderen kişi de odur. Ancak Ebu Şüreyh el-Huzaî, onu bu hareketten menetmiş ve Mekke'nin saygınlığına dair Rasûlullah (s.a.v.)'dan duyduğu bir hadisi ona nakletmiş, o da şu cevabı vermişti: "Ey Şüreyh! Biz bu hadisi senden daha iyi biliyoruz. Şunu bil ki, Harem, asileri ve katil kaçakları, ayrıca cizye vermeyip kaçan kimseleri barındırmaz." Mervan, insanları kendisine bey'ata davet ettikten ve Şam yönetimine hakim olduktan sonra Mısır'a gitti. Amr b. Said de onunla birlikte idi. Mısır'ı fethetti. Artır'a, oğlu Abdülmelik'ten sonra kendisinin veliaht olacağına dair söz verdi.
Bundan önce de Şam valiliğini de ona vaadetti. Ancak Mervan güçlenince bu vaadinden caydı. Oğlu Abdülmelik'ten sonra veliaht olan Amr'ı veliahtlıktan hal'etti. Yerine Abdülaziz'i veliaht tayin etti. Bu da Amr'ı olumsuz etkiledi ve nihayet önceki sayfalarda anlattığımız savaşlar meydana geldi. Amr, Şam'a girdi. Orada müstahkem kaleye sığındı. Şamlılar da ona icabet ettiler ancak Abdülmelik, onu kuşatma altına aldı ve ona sureten bir emanname yazarak onu kaleden indirdi, sonra da önceki sayfalarda da anlattığımız gibi onu öldürdü. Bu hadise, çoğu tarihçiye göre hicretin altmış dokuzuncu senesinde cereyan etmiştir. Vakidî ile Ebu Said b. Yusuf bu, hadisenin hicri yetmişinci senede cereyan ettiğini beyan etmişlerdir. Doğrusunu Allah bilir. Tuhaftır ki Hişam b. Muhammed el-Kelbî şöyle bir hadise anlatmıştır: Adamın biri, Amr'm isyan etmesinden ve Öldürülmesinden bir süre önce Şam surları üzerinde gaibten şöyle bir sesin geldiğini rüyasında işitmişti:
"Ey millet! Beyinsizlik ve gevşekliği bırakın, zaafa düşmüş günahkara ve çürümüş görüşe aldırmayın,
İbn Said'e bakın ki o, ayakları üzerinde durmaktayken yüzüstü ve karın üstü yere düşüp kapaklandı. Kalenin kendisini ölümden kurtaracağını sandı ve kaleye sığındı.
Ama ölüm onu kalede de ziyaret etti."
Rüyayı gören adam gelip Abdülmelik'e rüyasını anlatmış, Abdülmelik te ona şöyle demişti:
- Bu rüyayı kimseye anlattın mı?
- Hayır.
- Öyleyse bunu ayaklarının altına koy ve Bundan sonra Amr, Abdülmelik'e isyan etti. Abdülmelik b. Mervan da onu öldürdü.
Anlatıldığına göre Abdülmelik, onu kuşatma altına alınca kendisine şu mesajı yollamıştı: "Sana Allah aşkma ve akrabalık hürmetine rica ediyorum ki, evinin durumunu ve onların ittifaklarını bozma. Sen böyle yapmakla İbn Zübeyr'i bize karşı güçlendireceksin. Daha önceki bey'atma dön, tekrar itaat et. Allah adına sana söz veriyorum ki, kesin bir imanla yemin ediyorum ki, benden sonra veliahdım olacaksın."
Böyle diyerek ve ona bu hususta bir de yazı gönderdi. Amr, onun bu tuzağına düştü. Ona inandı. Şam kapılarını açtı. Abdülmelik, şehre girdi ve önceki sayfalarda da anlattığımız gibi onu öldürdü.

