Bu zatın soy kütüğü şöyledir: Ebu Bekre Naki b. Haris b. Kelde b. Amr b. İlâç b. Ebi Seleme esSakafi. Kadri yüce, büyük bir sahabedir. Asıl adının Mesruh olduğu söylenir. Kendisine Ebu Bekre denmesinin sebebi, Taif savaşmda bir makaraya takılan ipe bağlanarak sarkıtıldığı için kendisine makara ile sarkıtılan adam anlamına gelen Ebu Bekre denilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.), Taif savaşında onu ve Müslümanlara gelip katılan bütün köleleri azad etmişti. Ebu Bekre'nin anası Sümeyye Ümmü Ziyad'dır. Sümeyye, kardeşi Ziyad'la birlikte Muğire'nin zina-karhğına şahidlik etmişlerdi. Beraberinde Sehl b. Mabed ile Nefi b. Haris de şahidlik etmişti. Ancak Ziyad, şahidlik yaparken dili sürçmüş ve bunun üzerine Hz. Ömer geride kalan üç şahidi iftira haddine çarptırmıştı. Sonra da tevbe etmelerini istemiş, onlar da tevbe etmişlerdi. Yalnız Ebu Bekre, şahidliğinde ısrar etmiş, Muğire de: "Ey mü'minlerin emiri, bırakta şu köleden öcümü alayım." demiş, ancak Hz. Ömer, onu azarlayarak şöyle demişti: "Sus! Eğer şahidlik tamam olsaydı, seni taşlarınla recm ederdim."
Ebu Bekre, o şahidlerin en hayırlısıydı. Fitneden uzak duranlardandı, hicretin ellibirinci senesinde vefat etti. Başka bir rivayete göre ellinci senede vefat etmiştir. Elliikinci senede vefat ettiğine dair bir rivayet de vardır. Vefatında namazım Ebu Berze el-Eslemî kıldırmıştı. Rasûlullah (s.a.v.) onu, Ebu Berze ile kardeş ilan etmişti.

