El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

Muhtar, daha sonra Hüseyin'in katillerini araştırmaya başladı. Şerefli, şerefsiz, eşraftan olsun veya olmasın katil olan her kim varsa hepsini yakalayıp öldürdü. Bunun sebebi de şuydu: Ubeydullah b. Ziyad, Kûfe'ye girmek …

Muhtar, daha sonra Hüseyin'in katillerini araştırmaya başladı. Şerefli, şerefsiz, eşraftan olsun veya olmasın katil olan her kim varsa hepsini yakalayıp öldürdü. Bunun sebebi de şuydu: Ubeydullah b. Ziyad, Kûfe'ye girmek talimatı ile Mervan tarafından hazırlanarak Şam'dan harekete geçirilerek gönderilmişti. Eğer Kûfe'ye girer ve galip olursa, orasını üç gün süreyle talan etmesini emretmişti. Bunun üzerine Ubeydullah b. Ziyad, Kûfe'ye doğru yola çıktı. Yolda Tevvabin ordusu ile karşılaştı ve aralarında önceki kısımlarda anlattığımız muharebe cereyan etti. Sonra Ubeydullah b. Ziyad, Aynülverde'den harekete geçerek Cezi-re'ye vardı. Orada Kays Gaylan'la karşılaştı. Kays Gaylan kabilesi, îbn Zübeyr'in taraftarları idiler, Mervan, onlardan Mercürahit savaşında çok sayıda adam Öldürmüştü. Bunlar, Mervan'a karşı elbirliği yapmış, düşman bir kabile idiler.

Mervan'm ölümünden sonra oğlu Abdülme-Hk'e karşı da düşmanlık yaptılar. Ubeydullah b. Ziyad, Cezire'de Kays Gaylan kabilesiyle savaştığı için bir sene müddetle Kûfe'ye gidemedi. Sonra Musul'a vardı. Musul valisi onun geldiğini duyunca kaçıp Tikrit'e gitti. Durumunu bir mektubla Muhtar'a bildirerek yardım istedi. Muhtar da 3000 seçme askeri Yezid b. Enes komutasında takviye olarak Musul valisine gönderdi. Gönderirken de Yezid b. Enes'e :"Bundan sonra sana peşpeşe asker göndererek yardım edeceğim." dedi. Ancak Yezid ona: "Bundan sonra bana sadece dua ile yardım et." diye karşılık verdi. Muhtar, onunla birlikte Küfe dışına kadar çıktı. Orada onunla vedala-şıp ona dua etti ve şöyle dedi: "Hergün bana haber ulaştır. Düşmanınla karşılaştığında o seninle savaşırsa, sen de savaş ve işini bitir, onlara fırsat verme."

Ubeydullah b. Ziyad, bunların harekete geçtiklerini duyunca iki müfrezeyi yola çıkardı. Bunlardan biri Rebia b. Muharik komutasında idi ki, sayıları 3000 kişiden ibaretti. Diğer müfreze ise 3000 kişiden müteşekkil olup Abdullah b. Hamle'nin komutasında yola çıkmıştı. Ubeydullah b. Ziyad: "Hanginiz hedefe daha önce varırsa komutan odur. ikiniz aynı anda varırsanız o zaman en yaşlınız komutan olur." dedi. Rebia b. Muharik Abdullah'tan daha önce Yezid b. Enes'in yanma vardı. İkisi Musul ile Küfe sınırında karşılaştılar. Yezid b. Enes, ağır hastaydı. Buna rağmen adamlarını cihada teşvik ediyor, askeri birlikleri denetliyor, ama başkaları tarafından bir tahtırevan üzerinde taşınıyordu. O, adamlarına şöyle diyordu:

"Eğer ben ölürsem komutanınız Abdullah b. Damure el-Fezarî'dir. O şu anda sağ cenahın komutanıdır. Eğer o da ölürse komutanınız, sol cenah komutam Mis'ar b. Ebi Mis'ar olacaktır." Verka b. Halid el-Esedî, süvarilerin komutanıydı. O ve adlarını saydığımız bu üç komutan, dört bölüğün komutanlarıydılar. Yezid b. Enes bu konuşmasını hicretin alt-mışaltmcı senesinin arefe gününde sabahleyin gün ışırken yapmıştı. Onlar ve Şamlılar birbirlerine girdiler. Aralarında şiddetli bir çarpışma cereyan etti. Her iki taraftan da sağ ve sol kanatları büyük bir sarsıntı geçirdi. Sonra Verka, süvarilere saldırdı. Onları hezimete uğrattı. Şamlılar kaçtılar. Komutanları Rebia b. Muharik Öldürüldü. Muhtar'm askerleri de Şamlıların garnizonundaki eşyaları ganimet edindiler. Şamlıların firar edenleri geri döndüklerinde diğer komutan Abdullah b.

Hamle ile karşılaştılar. Onlara durumlarını sordu, onlar da anlattılar. Onlarla birlikte geri döndüler. Hepsi birlikte Yezid b. Enes'in yanma doğru gittiler. Yatsı vakti onun yanma vardılar, geceyi iki tarafta ateşkes içinde geçirdiler. Sabah olunca eski nizamlarını alarak karşı karşıya geldiler. Günlerden de hicretin altmışaltına senesinin kurban bayramının birinci günü idi. İki taraf şiddetlice savaşmaya başladılar. Muhtar'ın askerleri, Şamlıların askerlerini yine hezimete uğrattılar. Komutanları Abdullah b. Hamle'yi öldürdüler. Ordugahlarmaakı eşya_ lan ganimet edindiler, onlardan üçyüz kişiyi esir aldılar^ Esirleri ye eşyaları alıp son nefesini vermek üzere olan Yezid b. Enes e getirdiler. O da esirlerin boyunlarının vurulmasını emretti.

Yezid b. Enes, aynı gün vefat etti. Cenaze namazını halifesi Verka b. Amir kıldırdı ve onu defnetti. Adamlarının morali çöktü. Gizlice kaçıp Kûfe'ye gitmeye başladılar. Verka'da onlara şöyle dedi:

"Ey millet, ne düşünüyorsunuz? Duyduğuma göre İbn Ziyad, Şam'dan 80.000 askerle bize doğru gelmektedir. Ona karşı direnecek güce sahip olduğumuzu sanmıyorum. İşte komutanımız da Öldü. Bir grup adamınız da bizden ayrılıp memlekete döndü. Şimdi biz, komutanımızın ölümüne üzüldüğümüz için cepheden döndüğümüz görüntüsünü verirsek, bu bizim için olarla karşılaşıp ta bizi hezimete uğratmalarından ve dolayısıyla mağlup olarak memleketimize dönmemizden daha hayırlı olur."

Diğer komutanlar da onun bu görüşüne muvafakat ettiler ve Kûfe'ye döndüler. Kûfeliler onların geliş haberini ve: Yezid b. Enes'in Öldüğünü duyunca şehir halkı Muhtar'ı sarsmaya başladı ve: "Yezid b. Enes savaşta öldürüldü. Askerleri hezimete uğradı. Tez zamanda da îbn Ziyad buraya gelecek ve sizin kökünüzü kazıyıp milletin Öcünü sizden alacaktır." dediler. Sonra da Muhtar'a karşı ayaklanmak üzere ittifak edip onun yalana olduğunu söylediler. Onunla savaşmak ve neticede onu aralarından çıkarıp kovmak üzere söz birliği ettiler. Onun yalancı biri olduğuna inanarak şöyle dediler: "Muhtar, Arap asıllı olmayan azatlılarımızı, eşrafımıza tercih etti. İbn Haneflyye'nin kendisine, Hüseyin'in öcünü almasını emrettiğini iddia etti ama aslında İbn Hanefiy-ye ona böyle bir emir vermiş değildi. O, İbn Hanefiyye'nin adına yalan söylüyor"

Böyle dedikten ve aralarında ittifak ettikten sonra İbn Eşter'in Kûfe'den çıkmasını beklediler ki, onun çıkıp gitmesinden sonra Muhtar'a hücum etsinler. Muhtar, onu, İbn Ziyad'la savaşmak üzere 7000 askerle Kûfe'den göndermeye karar verdi. İbn Ester, Kûfe'den çıkıp gittikten sonra Hz. Hüseyin'in katillerinin de aralarında bulunduğu bazı önde gelen şahsiyetler, Şebes b. Ribi'nin evinde toplandılar. Muhtar'la savaşmaya karar verdiler, sonra harekete geçtiler. Her kabile, kendi lideri komutasında Kûfe'nin bir tarafını tuttu. Sonra hükümet konağına doğru harekete geçtiler. Muhtar da Amr b. Sevbe'yi, İbrahim b. Eşter'e gizlice haberci olarak gönderdi ki, İbrahim b. Ester tez elden dönüp Kûfe'ye gelsin. Muhtar, bu haberciyi İbrahim b. Eşter'e gönderdikten sonra ayaklanan Kûfelilerin liderlerine haber gönderip onlara şöyle sordu: "Neyin intikamını almak istiyorsunuz? Niye ayaklanıyorsunuz? Ben bütün isteklerinizi yerine getireceğim." Böyle demekle onları İbrahim b. Eşter'in gelişine kadar oyalamak istiyordu. Sonra onlara yine şöyle dedi: "Eğer Muhammed b. Hanefiyye'nin bana talimat verdiğine dair söylediğim sözleri doğrulamıyorsanız kendi aranızdan bir heyet seçiri, ben de kendi adıma bir temsilci seçeyim ve bunlar hep birlikte Muhammed b. Hanefiyye'nin yanına gitsinler, durumu ona sorup öğrensinler"

Üç gün sonra İbn Ester gelinceye kadar Muhtar, Kûfelileri böylece oyalamış oldu. ibn Ester geldikten sonra Muhtar ve İbn Ester, ayaklanan grubu ikiye paylaştılar. Muhtar, Yemenlilerin hakkından geleceğini îbn Ester de Şebes b. Ribi' komutasındaki Mudarlıların hakkından geleceğini söyledi. Bu da Muhtar'ın tavsiyesi üzerine olmuştu ki, İbn Ester kendi kavmi olan Yemenlilerle savaşmış ve dolayısıyla Yemenlilere karşı şefkat göstermiş olmasın. Çünkü Muhtar, Yemenlilere karşı şiddetli bir düşmandı.

İki taraf, Kûfe'nin dört bir yanında şiddetlice savaşmaya başladılar. İki taraftan da çok sayıda adam öldü. Burada anlatımı uzun sürecek çok savaş fasılları ve halleri cereyan etti. Eşraftan bir topluluk öldürüldü. Aralarında Abdurrahman b. Said b. Kays el-Kindî de vardı. Onun kavminden 780 kişi öldürülmüştü. Mudar kabilesinden de on küsur adam öldürülmüştü. O gün, Cubanetü's-Sebi adıyla bilinir. Savaşın cereyan ettiği gün, hicri altmşaltmcı senenin zilhicce ayının bitimine altı gün kala çarşamba günü idi. Sonra Muhtar, düşmanlarına muzaffer oldu. Onları yendi. 500 esir ele geçirdi. Esirler kendisine arzedildiklerinde: "Bunlardan Hüseyin'in öldürülmesine katılanlar varsa hemen öldürün." dedi. Böylece esirlerden 24O'ı öldürüldü. Ayrıca Muhtar'ın emri olmaksızın da adamları kendilerine daha önce eziyet etmiş olan esirleri de öldürdüler. Geri kalanlar, serbest bırakıldılar. Hz. Hüseyin'in öldürülmesi hadisesine karışmış olan Amr b. Haccac ez-Zebidî kaçıp gitti, ama nereye gitti bilinemedi.