El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Haris B. Rib'i

Bu zatın künyesi, Ebu Katade el-Ensârf dir. Vakidî'nin ifadesine göre asıl adı Numan b. Rib'i'dir. Başkaları ise adının, Amr b. Rib'i olduğunu söylemişlerdir. Seleme oğullan kabilesinden olup Medinelidir. İslâm …

Bu zatın künyesi, Ebu Katade el-Ensârf dir. Vakidî'nin ifadesine göre asıl adı Numan b. Rib'i'dir. Başkaları ise adının, Amr b. Rib'i olduğunu söylemişlerdir. Seleme oğullan kabilesinden olup Medinelidir. İslâm cengaveridir, Uhud gazvesine ve müteakip gazvelere katılmıştır. Zi-Kared gazvesinde büyük yararlılıkları görülmüştür. Nitekim onun bu üstün kahramanlığını, mezkur gazveden bahsederken anlatmıştık. Rasûlullah (s.a.v.), o gazvede şöyle buyurmuştu: "Bugün bizim süvarilerimizin en iyisi ve hayırlısı Ebu Katade'dir. Piyadelerimizin en iyisi ve hayırlısı da Seleme b. Ekva'dır." Ebu Ahmed el-Hakim'in ifadesine göre bu zat, Bedir gazvesine katılmıştır. Ama bu kesin olarak bilinmemektedir.

Ebu Said el-Hudrî dedi ki: Benden daha hayırlı bir zat olan Ebu Katade el-Ensârî, Rasûlullah (s.a.v.)'m Ammar'a şöyle dediğini nakletti: "Ey Ammar! Seni azgın bir topluluk öldürecektir." Vakidî ile birkaç kişi daha dediler ki: Ebu Katade (Haris b. Rib'i), hicretin ellidördüncü senesinde yetmiş yaşında iken Medine'de vefat etti.

Heysem b. Adiy ile birkaç kişi daha onun Kûfe'de hicretin otuz sekizinci senesinde vefat ettiğini söylemişlerdir. Cenaze namazını Hz. Ali kıldırmış tır. Ancak bu rivayet gariptir.

Bu zatın soy kütüğü şöyledir: Hakim b. Hizam b. Hüveylid b. Esed b. Abdiluzzâ b. Kusay b. Kilab el-Kureşi el-Esedi Ebu Halid el-Mekkî. Anası, Fahite binti Züheyr b. Haris b. Esed b. Abdiluzzâ'dır. Halası, Hatice binti Hüveylid'dir. Malum olduğu üzere Hatice, Rasûlullah (s.a.v.)'m zevcesidir ve oğlu İbrahim'den başka diğer bütün çocuklarının anasıdır. Hakim b. Hizam'ı annesi Fil vak'asmdan onüç sene önce Ka'be'nin içinde doğurmuştu. Bu da şöyle olmuştu: Annesi ziyaret için Ka'be'nin içine girmiş, o esnada doğum sancısına yakalanmıştı ve onu bir post üzerinde doğurmuştu. Hakim b. Hizzam, Rasûlullah (s.a.v.)'ı çok severdi. Haşim oğullarıyla Muttalib oğulları ŞiTbi Ebi Talib'te boykot altında tutulduklarında kendileriyle alış veriş yapılmadığı, kız alınıp verilmediğinde Hakim, Şam'dan geîen kervanlardan bir deveyi satın alır ve getirip Şi'bi Ebi Talib'in girişinde tekmelerdi. Böylece deve üzerindeki gıda maddeleri ve giyeceklerle o mahalleye girerdi. Hakim, bunu Rasûlullah (s.a.v.) ile halası Hatice binti Hüveylid'e ikram olsun diye yapardı. Hakim, Zeyd b. Harise'yi köle iken satın almış ve halası Hatice'ye satmıştı. Hatice de onu Rasûlüllah'a hibe etmiş, Rasûlullah da onu azad etmişti. Hakim, Zi Yezen'in cübbesini satın alıp Rasûlüllah'a hediye etmiş, Rasûlullah, o cübbeyi giyince Hakim: "O cüb-be içinde Rasûlullah'tan daha güzel birini görmedim," demişti. Buna rağmen o, çocuklarıyla birlikte ancak Mekke fethi gününde Müslüman olmuştu.

Buharı ile diğerleri dediler ki: "Hakim, cahiliye döneminde altmış sene, İslâmiyet döneminde de altmış sene yaşadı." Kureyşlilerin liderlerinden, âlicenâb şahsiyetlerinden ve neseb ilmini iyi bilenlerindendi. Çok sadaka'verir, çok iyilik yapar, çok köle azad ederdi. Müslüman olduğunda da bunu Rasûlüllah'a sormuş, Rasûlullah da ona şöyle cevap vermişti: "Hayırlı bir durum üzere iken Müslüman oldun."

Hakim, Bedir savaşma müşriklerin safin da katılmış ve havuz başına gelip su alacağı zaman Hz. Hamza onu öldürmek üzere iken elinden kaçıp kurtulmuştu. Bu yüzden yemin edeceği zaman: "Hayır, beni Bedir gününde kurtaran Allah'a yemin ederim ki," diye yemin ederdi. Rasûlullah (s.a.v.), Merrü'z-Zehran'da ordusuyla birlikte olup Mekke fethine gitmek üzere iken Hakim b. Hizam ile Ebu Süfyan, haberleri araştırmak üzere yola çıkmışlar, Hz. Abbas, kendileriyle karşılaşmış ve Ebu Süfyan için Rasûlullah'tan eman almıştı. Ebu Süfyan, o gece gönülsüz olarak Müslüman olmuştu. Ertesi sabah Hakim de Müslüman olmuş, Rasûlullah'tan ilgi ve şefkat görmüştü. Rasûlullah (s.a.v.), ona 100 deve vermiş, Hakim yine isteyince Rasûlullah yine vermiş, yine isteyince yine vermiş, sonra ona şöyle demişti: "Ey Hakim! Doğrusu şu mal tatlı ve yeşildir.

Cömertlikle (kendisine verilerek) bu malı elde eden kimseye, bu malda bereket vardır. Ama gönlü zorlayıp sıkıştırmakla elde eden kimse için bu malda bereket yoktur. O zaman bu malı elde eden kişi ye-yip te doymayan kimse gibi olur." Bunun üzerine Hakim şöyle dedi: "Seni hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki artık senden sonra hiç kimseden mal almayacağım." Gerçekten de Rasû-lullah'tan sonra hiç kimseden mal almadı. Hz. Ebu Bekir, ona mal vermek isterdi ama kabul etmezdi. Kimseden mal almadığına bütün Müslümanlar şahitlik ederlerdi. Buna rağmen yine de insanların en zengini idi. Zübeyr vefat ettiği zaman Hakim'e 100.000 dinar borçlu idi. Ha-kim'in, İslama girişi esnasında Rifade ve Darü'n-Nedve görevleri uhdesinde bulunuyordu. Daha sonra bunları 100.000 dinara (başka bir rivayete göre ise 40.000 dinara) Muaviye'ye sattı.

İbn Zübeyr, ona dedi ki:

- Sen bunları satmakla Kureyşlilerin şerefini sattın.

- Ey yeğenim, şerefler gitti. Takvadan başka şeref yoktur. Yeğenim! Ben bunu cahiliye döneminde bir tulum içkiye satın almıştım ve bunu şimdi Cennet'te bir ev elde etme karşılığında satıyorum. Şimdi seni şahit ederim ki, bunları Allah yolunda vermişim. Darü'n-Nedve, Ku-reyşliler zamanında bir nevi adalet sarayı idi. Oraya yaşı kırkı bulmayan hiç kimse giremezdi. Ancak Hakim b. Hizam, yirmibeş yaşında iken oraya üye olarak girdi:

Zübeyr b. Bekkar'ın anlattığına göre Hakim, bir sene hacca gitti. Hacda, üzeri semerli 100 deve ve 1000 koyun kurban etti. Arafe'de yanında 100 cariye vardı ki her birinin boynunda gümüşten tasmalar vardı ve bu tasmalar üzerinde de şu ibare yazılıydı: "Bunlar, Hakim b. Hizam tarafından Allah rızası için azad edilmişlerdir." Hakim, onları azad etti ve o davarlarının tamamını da kurban etti. Allah kendisinden razı olsun. Hicretin ellidördüncü senesinde vefat etti. Sahih rivayette böyle anlatılmaktadır. Başkalarının ifadesine göre 120 yaşında, başka bir senede vefat etmiştir.