El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altmışbeşînci Senesi

Bu senede Süleyman b. Süred, 17.000 kadar adamıyla toplandı. Bunların hepsi de katillerinden Hz. Hüseyin'in öcünü, almak istiyorlardı. Vakidî dedi ki: İnsanlar, Nahile'ye gittiklerinde sayılan azdı. Sayı-larının azlığını …

Bu senede Süleyman b. Süred, 17.000 kadar adamıyla toplandı. Bunların hepsi de katillerinden Hz. Hüseyin'in öcünü, almak istiyorlardı.

Vakidî dedi ki: İnsanlar, Nahile'ye gittiklerinde sayılan azdı. Sayı-larının azlığını görünce Süleyman bu durumdan hoşlanmadı. Hakim b. Munkiz'i Kûfe'ye gönderdi. Hakim, Kûfe'ye vannca yüksek sesle şöyle çağırdı: "Ey Hüseyin'in intikamı!" Bu çağrısını yüksek sesle yapmaya başladı. Nihayet Ulu camiye ulaştı. İnsanlar, onun çağrısını duyunca Nahile'ye doğru yola çıktılar. Küfe eşrafı da yola çıktı. Sayılan 20.000'e yakındı, belki de daha fazlaydı. Süleyman b. Süred'in kütüğünde bu sayı kayıtlıydı. Süleyman, onlarla birlikte yola çıkmaya karar verdiği zaman durumu tam açıklığıyla onlara izah etmedi. Sadece 4000 kişi bu durumdan haberdar idi. Müseyyeb b. Neciye, Süleyman'a dedi ki: "İstemeksizin gelenlerin sana bir yaran olmaz. Niyetli olarak bu işe gelenlerden başkası seninle birlikte düşmana karşı savaşmaz. Ancak kendini Aziz ve Celil olan Allah'a feda eden kimse bu uğurda savaşır. Herhangi bir kimseyi bekleme, düşmanınla cihad etmek için yoluna devam et, düşmanına karşı Allah'tan yardım dile."

Süleyman da kalkıp arkadaşlarına şöyle hitap etti: "Ey insanlar! Sırf Allah nzası ve ahiret mükafatı için çıkıp gelmiş olanlar var ya, onlar bizimle beraberdir. Biz de onlarla beraberiz, ama dünyalık elde etmek amacıyla bizimle birlikte buraya gelenlere gelince, onlar bizden değildirler. Bizimle arkadaşlık etmesinler."

Geride kalanlar ve yanından aynlmayanlar Süleyman'a: "Biz dünyalık elde etmek amacıyla buraya gelmedik. Dünya menfaati için savaşmak talebinde değiliz." dediler.

Başka bir rivayette anlatıldığına göre Süleyman'a şöyle denilmiştir: "Ömer b. Sa'd ile diğerleri gibi bazı katiller Kûfe'de yanımızda iken biz kalkıp Hüseyin'in diğer katillerini vurmak için Şam'a mı gideceğiz?"

Süleyman da onlara şu cevabı verdi: "Hüseyin'e karşı asker hazırlayıp onun başına belalar getiren kişi îbn Ziyad'dır. Onun hakkından geldikten sonra Hüseyin'in Kûfe'deki düşmanlannm üzerine yürüyeceğiz-Şayet önce Kûfe'dekilerle savaşacak olursanız bilin ki, onlar hemşehrilerimi zdirler. O zaman sizden herbiriniz ya babasını, ya kardeşini veya kayınbiraderini öldürecektir. O zaman birbirinizden koparsınız. Önce îbn Ziyad denen fasıkm işini bitirirseniz, amacınıza ulaşmış olursunuz.

Adamlan, Süleyman b. Süred'e: "Doğru söyledin" dediler. O da: "Haydi yüce Allah'ın adıyla yolunuza devam edin." dedi.

Onlar da rebiyülevvel ayının beşinde, cuma günü akşamdan yola çıktılar.

Süleyman b. Süred, onlara irad ettiği nutkunda şöyle demişti:

"Dünyanın altın ve zebercedlerini elde etmek için bizimle yola çıkmış olanınız varsa bilsin ki, bizim yanımızda aramakta olduğunuz bu gibi şeyler yok. Bizim sadece omuzlanınız üzerinde kılıçlanınız, ellerimizde mızraklanmız ve düşmanımıza ulaşıncaya kadar bize yetecek azığımız var. Başka da bir şeyimiz yok."

Dinleyicileri, onun sözünü dinleyeceklerine ve bu durumda ona itaat edeceklerine söz verdiler. O da: "Önce fasık îbn Ziyad'm üzerine gideceğiz. Ona karşı kılıç çekmekten başka yapacak birşey yok. İşte o Irak'a gitmek üzere Şam'dan yola çıkmıştır." dedi. Adamlan da onun bu görüşüne samimiyetle bağlı olacaklanm söylediler. Yola çıkacaklan sırada Abdullah b. Yezid ve İbrahim b. Muhammed M bunlar, Abdullah b. Zü-beyr tarafından Kûfe'ye emir olarak atanmış iki kişi idiler- Süleyman b. Süred'e haber göndererek: "Hep birlikte güç birliği yaparak îbn Ziyad'm üzerine gitmek istiyoruz." dediler. Kendileri ile birlikte bir takviye birliği göndermek istediklerini, kendileri gelinceye kadar Süleyman'ın beklemesini bildirdiler. Süleyman b. Süred'de komutanlarıyla birlikte on-lann gelişini beklemeye başladı. Meclis kurdu, askerleri çevresinde çember oluşturdular. Abdullah b. Yezid ile İbrahim b. Talha da Hz. Hüseyin'in katilleri dışındaki Küfe eşrafı ile oraya geldiler. Hz. Hüseyin'in katillerini aralanna almamışlardı ki, Süleyman b. Süred ile adamlan onlara saldırmasınlar.

O günlerde Ömer b. Sa'd b. Ebi Vakkas, hep hükümet konağında Abdullah b Yezid'in yanında duruyordu. Başına birşeyler gelmesinden korkuyordu. Abdullah b. Yezid ile İbrahim b. Talha, Süleyman b. Sü-red'le bir araya geldiklerinde ona, îbn Ziyad'la savaşmak için güç birliği yapmadan harekete geçmemesini tavsiye ettiler. Şamlıların büyük bir ordu oluşturduğunu, sayılarının çok olduğunu ve İbn Ziyad'ı savunduklarını söylediler. Ne var ki Süleyman, onlann bu tavsiyelerini kabule yanaşmadı ve: "Biz, dönüşü olmayan bir yola çıktık, bu işimizi geciktirmeyeceğiz." dedi. Abdullah b. Yezid ile İbrahim b. Talha, oradan ayrılıp Kûfe'ye döndüler. Süleyman b. Süred ile adamlan, Basra ve Medaınlüe-rin kendilerine yaptıklan vaatleri yerine getirmelerim beklediler. Ancak bunlardan hiç kimse yanma gelmeyince Süleyman kalkıp arkadaşlarına bir nutuk irad etti ve onları hedeflerine doğru yol almaya teşvik edip şöyle dedi:

"Eğer kardeşleriniz sizin yola çıktığınızı duyarlarsa, hemen peşinize takılıp gelirler ve size ulaşırlar,"

Bu konuşmayı yaptıktan sonra Süleyman ve arkadaşları, hicri alt-mışbeşinci senenin rebiyülevvel ayının beşinde "cuma günü" Nahi-le'den yola çıktılar. Birkaç konaklık yol aldılar. Şam'a doğru giderken her bir konak ilerledikçe beraberindeki adamlardan bir grup kendisinden ayrılıp geri dönüyordu. Bunlar, Hz. Hüseyin'in mezarına vardıklarında hep bir ağızdan çığlık attılar, ağlaşmaya başladılar. Bir gece orada kaldılar. Kabri başında namaz kılıp dua ettiler. Ertesi gün akşama dek mezarı başında ona rahmet dileyip istiğfarda bulundular. Ondan memnun olduklarını söylediler. Eğer kendisi ile beraber bulunsalardı, şehid olmak istediklerini ifade ettiler.

Ben derim ki: Eğer Süleyman b. Süred ile adamlarının bu azimleri ve bu ülkü uğruna bir araya gelmeleri, Hz. Hüseyin'in Kûfe'ye gelmesinden ve şehid edilmesinden önce olmuş olsaydı, elbette ki Süleyman ve adamlarının dört sene sonra ona yardım etmek için bir araya gelmelerinden daha faydalı ve daha tesirli olurdu. Böylece ona daha çok yardım etmiş olurlardı. Mezarından ayrılacakları ve Şam'a dönecekleri zaman askerlerden her biri ayrı ayrı gelip mezar başında duruyor, Hz. Hüseyin'e rahmet ve mağfiret diliyordu. Öyle ki hacer-i esved yanındaki izdihamdan daha büyük bir izdiham meydana geldi. Sonra Şam'a doğru harekete geçtiler. Karkisya'yı geçtiklerinde Züfer b. Haris kendini onlara karşı korumak için kalesine sığındı. Süleyman b. Süred, ona şu haberi saldı:

"Biz, sizinle savaşmaya gelmedik. Pazarını kurdur, alışveriş yapalım. Biz, sizin yanınızda bir veya birkaç gün kalacağız."

Bunun üzerine Züfer b. Haris, adamlarına pazarı kurmalarını emretti. Elçi Müseyyeb b. Neciyye'ye de bir at ve 1000 dirhem verilmesini emretti. Müseyyeb ise, atı kabul edeceğini, ama paraları kabul etmeyeceğini söyledi. Züfer b. Haris de Süleyman b. Süred ile beraberlerindeki komutanlardan her birine yirmişer deve, yem ve bol miktarda erzak gönderdi, Sonra kendisi de çıkıp onlan uğurladı. Süleyman b. Süred'le birlikte bir süre yürüdü ve ona şöyle dedi: "Duyduğuma göre Şamlılar, Husayn b. Nümeyr, Şurahbü b. Zilkila, Edhem b. Muharriş el-Bahilî, Rebia b. Muharik el-Gazevî ve Cebele b. Abdillah el-Has'emî komutasında çok sayıda asker toplayıp büyük bir ordu teşkil etmişlerdir."

Süleyman b. Süred de: "Allah'a tevekkül edip dayandık, inananlar Allah'a tevekkül edip dayansınlar." dedi. Sonra Züfer onlara, kendi şehrine girmelerini veya kapı yanında durmalarım teklif etti. Şayet onlara karşı herhangi bir kimse gelirse, onlarla beraber olacağını söyledi. Ancak Süleyman ve arkadaşları, bu teklifi kabul etmeyip: "Kendi şehrimizin adamları da bize bu teklifte bulundular ama biz kabul etmedik." debiler. Bunun üzerine Züfer, şöyle dedi: "Eğer bunu kabul etmiyorsanız bari Aynülverde'ye gidin. Orada su, şehir ve pazarlar vardır. Atların ko-yerleri de arkamzdadır. Bizimle sizin aranızda güven olur." Böyle dedikten sonra savaş esnasında dayanacakları esasları onlara anlattı. Çölde savaşmamalarını, zira Şamlıların sayıca kendilerinden daha üstün olduklarım ve kendilerini çembere alacaklarını söyledi. Ayrıca; "Sizinle beraber fazla sayıda adam görmüyorum, piyadeniz de azdır. Şamlıların ise hem piyadeleri, hem süvarileri çok sayıda vardır. Çok sayıda süvari birlikleri de vardır. Onlara karşı tedbirli olun." dedi. Süleyman b. Süred ile adamları, Züfer'in bu tavsiyeleri üzerine ona minnetlerini bildirdiler. Onu çok övdüler. Sonra Züfer, yanlarından ayrılıp gitti. Süleyman b. Süred de harekete geçti. Yürüyüşünü hızlandırdı ve gidip Aynül-. verde'nin batısına konakladı. Düşmanların oraya varmalarından önce kendisi oraya yerleşti. Süleyman ve arkadaşları, orada ordugah kurup İstirahata çekildiler.