El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Altmışsekizîncî Senesi

Bu senede Abdullah b. Zübeyr, kardeşi Mus'ab'ı tekrar Basra valiliğine tayin etti. Mus'ab ta Basra'ya gidip orada ikamet etti. Kûfe'de yerine vekil olarak Haris b. Abdullah b. Ebi Rebia el-Mahzumî (Kubba'ı)yi bıraktı. …

Bu senede Abdullah b. Zübeyr, kardeşi Mus'ab'ı tekrar Basra valiliğine tayin etti. Mus'ab ta Basra'ya gidip orada ikamet etti. Kûfe'de yerine vekil olarak Haris b. Abdullah b. Ebi Rebia el-Mahzumî (Kubba'ı)yi bıraktı. Abdullah b, Zübeyr, Medine valiliğine de Cabir b. Esved ez-Zührî*yi atadı. Medine valisi olan Abdurrahman b. Eş'as'ı -Said b. Mü-seyyeb'e altmış kırbaç vurduğundan dolayıgörevden azletti. Abdurrahman b. Eş'as, îbn Zübeyr'e bey'at etmesini isteyince Said be/at etmemiş, bu sebeple de Abdurrahman onu kırbaçlamıştı. Bunun üzerine Abdullah b. Zübeyr de Abdurrahman'ı valilikten azletmişti.

Yine bu senede Bizans hükümdarı Kostantin b. Kostantin kendi beldesinde öldü. Ezarika vak'ası da bu senede vuku buldu. Bu hadisenin gelişmesi şöyle olmuştu:

Mus'ab, Fars valisi Mühelleb b. Ebi Sufra'yı görevden azletti. Çünkü o, Farslılara eziyet ediyordu. Bu defa onu Cezire'ye vali olarak atadı. Mühelleb, Ezarika'yı eziyor, onlara haksızlık ediyordu. Sonra Fars vilayetine Ömer b. Ubeydullah b. Mamer'i vali olarak atadı. Farslılar da Ömer b. Ubeydullah'a karşı ayaklandılar. Ömer b. Ubeydullah, onlarla savaştı. Onları kırıp geçirdi. Farslılar, emirleri Zübeyr b. Me'curla birlikteydiler. Ömer b. Ubeydullah'm önünden kaçıp Istahra gittiler. Ömer, onları kovaladı. Onlardan çok sayıda adam öldürdü. Onlar da onun oğlunu öldürdüler. Sonra Ömer, onları tekrar bozguna uğrattı ve yendi. Onlar İsfahan taraflarınca kaçtılar, orada güçlendiler. Sayıları ve teçhizatları arttı. Basra'ya doğru harekete geçtiler. Bazı Fars illerinden geçtiler. Ömer b. Ubeydullah b. Mamer'i arka taraflarında bıraktılar.

Mus'ab, onların gelişini duyunca etrafına adamlar topladı. Bunları kendi hallerine bırakıp memleketlerinden geçmelerine ses çıkarmadığından ötürü Ömer b. Ubeydullah'ı kınadı. Ömer de bunları takibe çıkmıştı. Hariciler, önlerinde Mus'ab'm, arka taraflarında da Ömer b. Ubeydullah'm bulunduğunu haber alınca Medain'e yöneldiler. Kadınları ve çocukları öldürmeye, gebe kadınların karınlarım yarmaya, hiç kimsenin yapmadığı kötülükleri yapmaya başladılar. Küfe valisi Haris b. Ebi Rebia, Kûfelilerden önde gelen şahsiyetleri -bunlar arasında îbn Ester ile Şebes b. Rib'i'de bulunuyordu- yanına alarak Haricilerin üzeri-

ne yürüdü. Serat köprüsüne vardıklarında Hariciler, bunların köprüyü geçmelerine engel oldular, köprüyü yıktılar. Emir, köprünün onarılmasını emretti. Karşı tarafa geçilince Hariciler, önünden kaçışmaya başladılar. Abdurrahman b. Mihnef te 6000 askerle onları kovalamaya başladı. Onlar da Kûfe'den geçerek İsfahan'a doğru ilerlediler. Bunun üzerine Abdurrahman b. Mihnef, onlardan vazgeçti ve savaşmadı. Sonra tekrar dönüp Attab b. Verka'yı bir ay süreyle Ciya şehrinde kuşatma altına aldılar. Halkı zor duruma soktular. Ciyalılar da kalelerinden inip onlarla savaştılar. Onları bozguna uğrattılar. Komutanları Zübeyr b. Me-cur'ü öldürdüler. Ordugahlarmdaki malları da ganimet olarak ele geçirdiler. Bozguna uğrayan Hariciler, başlarına Fıtri b. Fücae'yi emir yaptılar, sonra da Ahvaz iline doğru yola çıktılar.

Mus'ab b. Zübeyr, Musul'da bulunan Mühelleb b. Ebi Sufra'ya Haricilerle savaşmak üzere harekete geçmesini bir mektubla emretti. Herkesten çok Mühelleb, Haricilerle savaşmasını bilirdi. Mus'ab, Haricilerle savaşmak üzere Musul'dan ayrılıp yola çıkan Mühelleb'in yerine vali olarak İbrahim b. Eşteki gönderdi. Mühelleb, Musul'dan ayrılıp Ah-vaz'a doğru yola çıktı. Oraya varınca sekiz ay süreyle Haricilerle misli görülmemiş bir savaş yaptı.

İbn Cerir dedi ki: Bu senede Şam illerinde şiddetli bir kıtlık görüldü. İnsanlar zayıf düştüler, erzak ve gıdaları azaldığı için savaşamaz oldular.

Bu senede Ubeydullah b. Hür de öldürüldü. Bununla ilgili haber şöyledir: Ubeydullah, yürekli, cesaretli bir adamdı. Onun vasıtası ile durumlar, günler ve fikirler değişirdi. Öyleki onun varlığı yüzünden, Ümeyye oğullarından ve Zübeyr ailesinden kimseye itaat edilmez oldu. Şöyle ki: O, Irak'taki Küfe valisine veya başka bir valiye gider, valinin hazinesindeki bütün paraları zorla alır ve valiye bir berat yazıp bırakırdı. Sonra da çekip gider ve aldığı paraları kendi adamlarına sarfederdi Halifeler ve valiler, onun üzerine ordular gönderirlerdi, fakat sayıları azda olsa çok da olsa o orduları kırıp geçirir ve püskürtürdü. Öyle ki Mus'ab b. Zübeyr ve onun Irak'taki valileri, ondan korkmaya başladılar.

Ubeydull&h b. Hür, daha sonra Abdülmelik b. Mervan'm yanma gitti. Abdülmelik, ona ikramda bulundu ve onu on askerle uğurladı. Ona: "Kûfe'ye gir ve Kûfelilere, orduların kısa zamanda acilen üzerlerine geleceğini söyle." dedi.

Sonra da Abdülmelik, gizlice Kûfe'deki dostlarına haber gönderdi. Böylece onun durumunu açıkladı ve Küfe valisi Haris b. Abdullah'a da durumu bildirdi. O'da Ubeydullah'm üzerine asker gönderdi ve onu bulunduğu yerde öldürdüler. Başını koparıp Kûfe'ye, sonra Basra ya götürdüler. Böylece insanlar ondan kurtuldular.

îbn Cerir dedi ki: Bu sene Arefe vakfesinde dört sancak görüldü.

Bunlardan her biri diğerinden bağımsızdı. Biri Muhammed b. Hanefiy-ye ve adamlarının, biri Necdet el-Harurî ve adamlarının, biri Ümeyye oğullarının, biri de Abdullah b. Zübeyr'in sancağıydı. Sancağını ilk olarak Arefe'ye diken kişi Muhammed b. Hanefiyye oldu. Sonra Necdet, sonra Ümeyye oğulları, sonra da İbn Zübeyr dikti, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Zübeyr'in sancağı altında bekliyordu, ama ondan sonra hareket etti. İbn Ömer, böyle yapmakla cahiliye devrindeki hareketleri andırdı. Bu senede insanlar, birbirlerine ilişmediler, aralarında savaş vuku bulmadı.

Bu senede Abdullah b. Zübeyr'in Medine valisi Cabir b. Esved b. Avf ez-Zührî, Basra ve Küfe valisi de kardeşi Mus'ab idi. Şam ve Mısır valilikleri de Abdülmelik b. Mervan'm uhdesindeydi.