Vakidfnin ifadesine göre bu senede Amr b. Mürre el-Cuhenî, Rum diyarına karayoluyla gidip gaza yapmak üzere kışı orada geçirdi. O senede Rum diyarına deniz yoluyla gidip gazve yapılmış değildir. Başkalarının ifadelerine göre bu senede Cünade b. Ebi Ümeyye, deniz seferine gidip gaza yapmıştır. Yine bu senede Muaviye, Ibn Ümmü Hakem'i kötü yönetimi yüzünden Küfe valiliğinden azletmiş, yerine Numan b. Beşir'i vali olarak atamıştır. Yine bu senede Muaviye, Abdurrahman b. Osman b. Affan'ı görevden almıştır. Ubeydullah, Basra valiliğine atanmış, kardeşi Abdurrahman da Horasan valiliğine tayin edilmişti. Abbad b. Ziyad ise, Sicistan valiliğine atanmıştı. Abdurrahman, Yezid'in zamanına kadar Horasan valiliğini sürdürmüştü. Hz. Hüseyin'in öldürülmesinden sonra Abdurrahman, Yezid'in yanına gitmiş, Yezid ona şöyle sormuştu:
- Ne kadar mal getirdin?
- 20 000 000.
- İstersen seninle hesaplaşırız. İstersen de bu malı sana verir ve seni valilikten azlederiz. Yalnız Abdullah b. Cafer'e 500 000 b. dirhem vermeni şart koşuyorum.
- Bu malı bana bırak. Abdullah b. Cafer'e gelince, ona dediğin kadarın iki mislini vereyim.
Yezid, Abdurrahman'ı valilikten azletti, yerine başkasını atadı. Abdurrahman b. Ziyad da, Abdullah b. Cafer'e 1 000 000 dirhem gönderdi' ve: "500 000 dirhem mü'minlerin emirinden, 500 000 dirhem de bendendir." dedi.
Bu sene Ubeydullah b. Ziyad, Basra ve Irak eşrafıyla birlikte Mua-yıye'nin yanma geldi. Ubeyduîlah, eşrafın mertebelerine göre sırayla içeri girmeleri için izin aldı. Son olarak Ahnef b. Kays'ı Muaviye'nin huzuruna aldı. Ubeydullah, Ahnef e saygı göstermezdi, ancak Muaviye, Ahnef i görünce ona hoşgeldin dedi, saygı gösterdi, ikramda bulundu ve tahtında yanında oturttu, mertebesini yükseltti. Sonra gelen misafirler konuşmaya başladılar. Ubeydullah'ı övdüler, Ahnef ise susuyordu Muavi ona sordu:
Ey Ebu Bahr, neyin var, niçin konuşmuyorsun?
- Eğer konuşacak olursam halkın söylediklerinin aksine konuşurum.
- Öyle ise ey heyet, yanımdan çıkıp gidin. Ben, Ubeydullah'ı valiliğinizden azlettim. Beğeneceğiniz bir vali arayın. Günlerce beklediler. Emevilerin eşrafından herbirine ayrı ayrı gidip vali olmasını istediler. Ancak hiç kimse valiliği kabul etmedi. Sonra Muaviye, onları toplayıp: "Kimi seçtiniz?" diye sordu. Onlar da anlaşmazlığa düştüler, Ahnef yine susuyordu. Muaviye ona şöyle sordu:
- Neyin var, niçin konuşmuyorsun?
- Ey mü'minlerin emiri, eğer kendi aşiretinden başka birini vali tayin edeceksen, görüş senindir, sen bilirsin.
- Öyle ise Ubeydullah'ı yine size vali olarak atadım."
İbn Cerir'in rivayetine göre Ahnef, Muaviye'ye şöyle demişti:
- Ey mü'minlerin emiri! Eğer kendi aşiretinden birini bize vali tayin edeceksen o zaman biz, Ubeydullah b. Ziyad'a başka birini denk tutmayız. Ubeydullah'tan iyisi yoktur. Eğer aşiretin dışında başka birini vali tayin edeceksen o zaman bekle de biz kararımızı verelim.
- Öyle ise Ubeydullah'ı yine size vali olarak atadım." Bundan sonra Muaviye, Ahnefi Ubeydullah'a tavsiye etti. Ona iyi
davranmasını söyledi. Ahnef hakkındaki düşüncesini ve ondan uzak duruşunu beğenmedi. Bundan sonra Ahnef, Ubeydullah'm has adamı oldu. Fitne koptuğu zaman Ubeydullah'a, Ahnef b. Kays'tan başka vefa gösteren biri görülmedi. Doğrusunu Allah bilir.

