El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hîcretîn Yetmîşîkîncî Senesi

Bu senede Mühelleb b. Ebi Sufra ile Haricilerden olan Ezarikahlar arasında Solak denen yerde büyük bir savaş meydana geldi. İki taraf sekiz ay kadar bir süre karşı karşıya savaştılar. Aralarında anlatımı burada uzun …

Bu senede Mühelleb b. Ebi Sufra ile Haricilerden olan Ezarikahlar arasında Solak denen yerde büyük bir savaş meydana geldi. İki taraf sekiz ay kadar bir süre karşı karşıya savaştılar. Aralarında anlatımı burada uzun sürecek savaşlar cereyan etti. Bu esnada Mus'ab b. Zübeyr öldürüldü. Sonra Abdülmelik b. Mervan, Mühelleb b. Ebi Sufra'yı Ahvaz ve bağlı mıntıkalarda vali olarak bıraktı. Çabalarından ötürü ona teşekkür etti ve çok övdü.

Sonra Abdülmelik'in hilafeti zamanında Ahvaz'da çok karışıklıklar meydana geldi. Halk, Haricileri kırıp geçirdi ve büyük bir bozguna uğrattı. Hariciler de çeşitli beldelere kaçıp gittiler. Komutan Halid b. Abdullah ile Davud b. Muhandem onları kovaladılar. Bu arada Abdülmelik de kardeşi Bişr b. Mervan'a, haber göndererek bu iki komutana 4000 askeri takviye olarak göndermesini istedi. Bişr b. Mervan, bunlara At-tab b. Verka komutasında 4000 kişiden oluşan bir süvari birliği gönderdi. Bunlar, Haricileri darmadağın ettiler, ama ordu çok yoruldu, atları öldü, çoğu asker ailelerinin yanına yaya olarak döndü.

İbn Cerir dedi ki: Kays b. Salebe kabilesinden olan Ebu Fudeyk el-Harisî bu senede ayaklandı ve Bahreyn'i ele geçirdi. Necdet b. Amir el-Harisf yi öldürdü. Basra valisi Halid b. Abdullah, onun üzerine kardeşi Umeyye b. Abdullah'ı büyük bir orduyla gönderdi. Ümeyye, Ebu Fu-deyk'i hezimete uğrattı. Cariyesini alıp kendine ayırdı. Basra valisi Halid, olup bitenleri Abdülmelik'e bir mektubla bildirdi. Böylece Halid, hem Ebu Fudeyk'le savaşmış hem de Kutri b. Fucae'nin adanılan olan Ezarika ile Ahvaz'da savaşmış oldu.

İbn Cerir dedi ki: Bu senede Abdülmelik b. Mervan, Abdullah b. Zübeyr'i Mekke'de kuşatma altına alması için Haccac b. Yusuf es-Sakafî 'yi gönderdi. Başkalarının üzerine değilde sadece Abdullah b. Zübeyr'in üzerine göndermesinin sebebi şuydu: Abdülmelik b. Mervan, Mus'ab'ı öldürüp Irak'ı ele geçirdikten sonra Şam'a dönmek istediği zaman insanlara, Mekke'de bulunan Abdullah b. Zübeyr ile savaşmaları için çağrıda bulunduğunda kimse onun bu çağrısına icabet etmedi. Haccac kalkıp: "Bu işe ben varım ey mü'minlerin emiri!" dedi. Ve güya görmüş olduğu bir rüyayı ona anlattı: "Ey mü'minlerin emiri ben rüyada gördüm ki Abdullah b. Zübeyr'i yakalamış ve derisini yüzmüşüm! Beni onun Üzerine gönder. Ben onu öldürürüm." Abdülmelik te onu, Şamlılardan teşkil ettiği bir ordunun başında Mekke'ye gönderdi. Onunla birlikte Mekkelilere -kendisine itaat ettikleri takdirdebir eman yazısı gönderdi.

Dediler ki; Haccac hicretin yetmişikinci senesinin cemaziyelevvel ayında Şamlılardan oluşan 1000 süvarinin başında yola çıktı. Irak yolundan gitti. Medine'den geçmedi. Başka yoldan gidip Taife indi. Are-fe'ye heyetler gönderdi. İbn Zübeyr'in üzerine de süvarilerini sürdü. İki taraf karşı karşıya gelince İbn Zübeyr'in süvarilerini hezimete uğratıyorlardı. Haccac'm süvarileri muzaffer oluyorlardı. Sonra Haccac, Ha-rem'e girip orada İbn Zübeyr'i kuşatma altına almak için Abdülme-lik'ten izin istedi. Onun gücünün kırıldığını, etrafındaki adamların çarpışmadan usandıklarım, adamlarının çoğunun da dağıldığını bildirdi. Kendisine ayrıca takviye askerler göndermesini istedi. Abdülmelik, Tarık b. Amr'a mektup yazarak yanındaki askerlerle birlikte gidip Hac-cac'ın birliğine katılmasını emretti. Haccac da Taif ten hareket ederek Bir'i Meymune'ye vardı.

İbn Zübeyr'i Mescid-i Haram'da kuşatma altına aldı. Zilhicce ayı girince de bu senede Haccac insanlara silahlı olarak haccettirdi. Kendisi ve adamları silahlı olarak Arefe'de vakfe yaptılar. Diğer bütün görevlerini de aynı şekilde silahlı olarak ifa ettiler. îbn Zübeyr ise, muhasara altında olduğundan ötürü bu senede haccetme imkanını bulamadı. Aksine kurban bayramında kurbanlarını kesti. Onunla birlikte birçok kişi de hac etme imkanını bulamadılar. Haccac'la beraber bulunanlardan çok kimseler ve Tarık b. Amr'da tavaf etme imkanını bulamadılar, ih-ramh kaldılar. İkinci tahallülü (Şafii mezhebine göre ihramdan ikinci çıkışı) yapamadılar. Haccac ile adamları, Hacun ile Bir-i Meymune arasına konakladılar. înnâ liüah ve innâ iîeyhi raciun.

İbn Cerir dedi ki: Busenede Abdülmelik, Horasan valisi Abdullah b. Hazim'e mektub yazarak onu kendisine bey'ata davet etti ve bey'at etmesi durumunda ona tlorasan'ı yedi yıl süreyle ikta' olarak vereceğim söyledi. Mektub, Abdullah b. Hazim'e ulaşınca Abdullah mektubu kendisine getiren elçiye şöyle dedi: «Seni sineklerin babası mı gönderdi? Allah'a yemin ederim ki eğer; "Elçiler öldürülmez." diye bir kural ofsaydı seni mutlaka öldürürdüm. Ama sen bu mektubu ye!» Elçi de mektubu yedi. Abdülmelik de İbn Hazim'in Merv'deki naibi Bükeyr b. Vışah a bir mektub göndererek, eğer Abdullah b. Hazim'i valilikten hal ederse kendişine Horasan valiliğini vereceğini vaadetti. O da gidip Abdullah b. Ha-zim'i görevden hal'etti. Abdullah b. Hazim, gelip onunla savaştı. Bu savaşta Abdullah b. Hazim öldürüldü.

Onu, Veki b. Umeyre adında biri öldürdü, ama öldürürken ona başkası yardım etmişti. Veki kalkıp Abdullah b. Hasdm'in göğsü üzerine oturdu. Abdullah henüz öhnemişti. Can çekişiyordu, kalkmak istedi, kalkamadı. Veki şöyle demeye başladı: "Ey Düveyîe'nin intikamı!" Düveyle, Veki'nin Öldürülmüş kardeşinin adıydı. İbn Hazim, onu Öldürmüştü. Sonra İbn Hazim, göğsü üzerinde oturmakta olan Veki'nin suratına tükürdü. Veki dedi ki: "Can çekiştiği halde onun kadar çok tükürüklü başka bir kimse görmedim."

Ebu Hüreyre, bu durumu anlatırken: '^Vallahi bu, kahramanlığın tâ kendisidir." diyordu.

Abdullah b. Hazim, kendisini Öldüren Veki'ye şöyle diyordu: "Vay sana! Beni kardeşine karşılık mı öldürüyorsun? Allah sana lanet etsin. Çıfıt kardeşine karşılık Mısır koçunu mu öldürüyorsun? Senin kardeşin bir avuç toprağa (veya bir çekirdeğe) eş ve denk değildir."

Veki, Abdullah'ın başını kopardı. Bükeyr b. Vişah gelip Abdullah'ın başım almak istedi. Büceyr b. Verka, ona elindeki bir direkle engel olmak istedi ve onu bağladı. Sonra başı alıp Abdülmelik b. Mervan'a gönderdi. Muzaffer olduğunu ona bir mektubla bildirdi. Abdülmelik b. Mer-van buna çok sevindi. Bükeyr b. Vişah'a bir mektub yazarak onu Horasan naibliğinde bıraktığını bildirdi.

Bu senede Medine şehri İbn Zübeyr'in elinden alındı. Abdülmelik b. Mervan, oraya Haccac'a takviye olarak göndermiş olduğu Tarık b. Amr'ı vali olarak tayin etti.