El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hüveytib B. Abdîluzzâ El-Amîrî

Kadri yüce sahabelerdendir. Mekke fethi senesinde Müslüman olmuştur, uzun bir ömür geçirmiştir. Hz. Ömer, onu, haremin duvarlarını ve işaret sütunlarını yenileyen grubun arasına katmıştır. Bu zat, Bedir savaşına …

Kadri yüce sahabelerdendir. Mekke fethi senesinde Müslüman olmuştur, uzun bir ömür geçirmiştir. Hz. Ömer, onu, haremin duvarlarını ve işaret sütunlarını yenileyen grubun arasına katmıştır. Bu zat, Bedir savaşına müşriklerin safında katılmıştı. O gün yerle gök arasında melekleri görmüştü. Hudeybiye sulhüne katılmış ve barışın gerçekleştirilmesi için çaba sarfetmişti. Umretü'1-Kazâ yapıldığı zaman Süheyl ile birlikte gelip Rasûlullah (s.a.v.)'a, Mekke'den çıkmasını söylemişlerdi. Hüveytib, Bilal'e demişti ki: Güneş batmadan Mekke'de adamlarınızdan bir kişi dahi kalmayacaktır. Bütün bu durumlarda Hüveytib, İslâm'a girmeye niyetlenmiş, ancak bu niyetinin tahakkukunu Cenâb-ı Allah engellemişti. Mekke fethi esnasında şiddetli bir korkuya kapılıp kaçmış, Ebu Zerr cahiliye döneminde iken onun dostu idi- onu yakalamış ve ona şöyle demişti:

- Ey Hüveytib, neyin var?

- Korkuyorum.

- Korkma. Rasûlullah, insanların en iyisidir. İnsanlar arasında akrabalık ve dostluğa çok önem verendir. Ben seni himayeme alıyorum, benimle beraber gel.

Hüveytib diyor ki: Ebu Zerr'le gittim. Beni Batha'ya götürdü. Rasûl-ullah'm huzuruna vardık. Yanında Ebu Bekir'le Ömer de vardı. Ebu Zerr, bana ona şöyle dememi öğretmişti:

- Ey peygamber! Allah'ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun.

- Sen Hüveytib misin?

- Evet. Allah'tan başka ilah bulunmadığına ve senin de Allah'ın elçisi olduğuna şahadet ederim.

- Seni doğru yola ileten Allah'a hamd olsun.

Rasûlullah (s.a.v.), Müslüman oluşuma sevindi ve benden bir miktar borç istedi. Ben de ona kırk deveyi borç olarak verdim. Onunla birlikte Hüneyn ve Taif gazalarına katıldım. Bana Hüneyn ganimetlerinden

yüz deve verdi."

Bundan sonra Hüveytib, Medine'ye geldi. Oraya yerleşti. Orada evi vardı. Mervan b. Hakem, Medine'ye vali olarak atandığı zaman Hüveytib Hakim b. Hizam ve Mahreme b. Nevfel yanma gittiler. Ona selam verdiler. Yanında oturup sohbete başladılar. Sonra dağılıp gittiler. Bir süre sonra Hüveytib başka bir günde Mervan'm yanma gitti. Mervan, ona kaç yaşında olduğunu sordu. O yaşını söyledi, Mervan ona şöyle dedi:

- Ey ihtiyar! Başından çok işler geçtikten sonra Müslüman oldun,

Müslümanlığa geç girdin.

- Yardımına baş vurulacak olan zat, yüce Allah'tır. Allah'a yemin ederim ki, ben defalarca Müslüman olmaya niyetlendim, ancak her defasında baban beni engelliyor ve bana: "Sen atalarının dinini ve şerefini bırakıp sonradan çıkma bir dine mi bağlanacak ve başkalarının uyruğu olan bir kimseye mi tabi olacaksın?" diyordu.

Mervan sustu ve Hüveytib'e sorduğu sorudan dolayı pişman oldu, sonra Hüveytib ona şöyle dedi:

- Müslüman olduğu zaman Osman'ın, senin babandan çektiğini de

sana söyliyeyim mi?

Mervan daha da hüzünlendi ve kederlendi. Hüveytib, Hz. Osman'ın defni esnasında hazır bulunanlardandı. Muaviye, ondan Mekke'deki evini 40.000 dinara satın aldı. Halk, evi çok pahalıya satın aldığını söyleyince Muaviye şöyle dedi: "Beş çocuğu olan bir adam için bu çok para değildir." Şafiî dedi ki: "Hüveytib, Müslümanlığı sağlam olan bir kimseydi. Cahiliye döneminde de Kureyşlilerin en çok kazanç sahibi olanı idi."

Vakidî dedi ki: "Hüveytib, cahiliye döneminde altmış sene, İslâmiyet döneminde de altmış sene yaşadı. Hicretin elli dördüncü senesinde 120 yaşında iken Medine'de vefat etti." Başkaları onun Şam'da vefat ettiğini söylemişlerdir. O, Buharı, Müslim ve Neseî tarafından nakledilen bir hadis rivayet etmiştir.