Kadri yüce bir sahabedir, Hudeybiye'ye katıldı. Ağacın altında insanlarla bey'atleşirken, ağaç dallarım -yüzüne değmesin diye-Rasûlullah'm başının üzerinden kaldırıp tutuyordu. Bu bey'atten Kur'ân-ı Kerîmde şöyle bahsedilmektedir:
"Ey Muhammed! Allah, inanlardan, ağaç altında sana baş eğerek el verirlerken, and olsun ki hoşnut olmuştur." (ei-Fetih, ıs.)
Hz. Ömer, onu Basra valiliğine atadı. Basra nehrini kazdı. Bu sebeple o nehire Ma'kil nehri denilmiştir. Onun Basra'da bir evi vardı.
Hasan-ı Basrfnin anlattığına göre ölümle neticelenen hastalığı esnasında Ubeydullah b. Ziyad, Ma'kil b. Yesar'ın ziyaretine gitti. Ma'kil
ona şöyle dedi:
- Ben, Rasûlullah (s.a.v.)'dan işittiğim bir hadisi sana nakledeceğim, eğer bu can çekişme halinde bulunmasaydım bu hadisi sana nakle tmeyecektim. Rasûlullah (s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu işittim: "Cenâb-ı Allah, bir kimseyi bir halkın başına yönetici tayin eder de o yönetici, halkını nasihatla kuşatmazsa Cennet'in kokusunu duymaz. Oysa Cennet'in kokusu yüz senelik yoldan duyulur."
Ma'kil b. Yesar, bu senede, (hicri elli dokuzuncu senede) vefat edenlerdendir.

