Daha önce anlatıldığı gibi Dahhak, Muaviye b. Ebi Süfyan'm Şam'daki naibi idi. Muaviye meşgul olduğu veya bulunmadığı zaman cemaata Dahhak namaz kıldırır, hadleri tatbik eder, işleri idare ederdi. Muaviye vefat edince onun oğlu Yezid'e bey'at edilmesi işlerini yürüttü. Yezid vefat edince insanlar Yezid'in oğlu Muaviye'ye bey'at ettiler. Ye-zid'in oğlu Muaviye de vefat edince insanlar, bir imamın etrafında top-lamncaya kadar Şam'da ona bey'at ettiler. Abdullah b. Zübeyr'e yapılan bey'atın kapsamı genişlediğinde Dahhak, ona bey'at etmeye karar verdi. Bir gün insanlara hutbe irad etti ve Muaviye'nin oğlu Yezid'in aleyhinde konuşup onu kınadı. Büyük camide fitne koptu. Öyleki, insanlar kılıçlarla birbirlerine saldırıp birbirlerini öldürmeye başladılar. Sonra insanlar birbirlerinden el çekip sakinleştiler.
Dahhak da Hadra'daki hükümet konağına girip kapıyı üzerine kilitledi. Sonra Ümeyye oğullarıyla anlaşarak Ürdün'de bulunan Hasan b. Malik b. Bahdel'in yanına gidip emirliğe layık görülecek bir adam üzerinde uzlaşmaya karar verdi. Hasan, kızkardeşinin oğlu Halid b. Yezid'e bey'at edilmesini istiyordu. Halid b. Yezid'in babaannesi Meysun'du. Meysun da Bahdel'in kızıydı ki, o da Hasan'm kızkar de sidir. Dahhak, onlarla birlikte yola çıktığında bir miktar yol gittikten sonra askerlerin büyük bir kısmıyla onlardan ayrılıp Şam'a döndü ve orada kendini savunmaya aldı. Ordu komutanlarına haber gönderip İbn Zübeyr adına bey'at aldı. Ümeyye oğullan da, Mervan, Amr b. Said, Yezid'in oğulları Halid ve Abdullah'la birlikte yollarına devam ettiler. Nihayet gidip Cabiye'de Hasan b. Malik'le görüştüler, Onların, Dahhak b.
Kays kadar fazla güçleri yoktu. Mervan, bey'at etmek ve Ümeyye oğullarına eman almak için İbn Zübeyr'in yanına gitmeye karar verdi. Çünkü îbn Zübeyr, Ümeyye oğullarının Medine'den sürgün edilmelerini emretmişti. Mervan yola çıktı, Ezruat'a vardığında, Irak'tan dönmekte olan Ubeydullah b. Ziyad'la karşılaştı. İkisi bir araya gelip görüştüler. Görüşmeye Husayn b. Nümeyr ile Amr b. Said b. As da katıldı. Mervan'ın kendi adına bey'at almasının daha güzel olacağını ve halifeliğe îbn Zübeyr'den daha layık olduğunu söylediler. İbn Zübeyr'in cemaattan ayrıldığını ve halifelerden üçünü hal ettiğini anlattılar. Mervan'a ısrar ettiler. Nihayet o da onların bu isteklerini kabul etti. Ubeydullah b. Ziyad, ona şöyle dedi: "Senin için Dahhak m yanına Şam'a gideceğim. Onu kandıracak ve yalnız bırakacağım."
Ubeydullah Şam'a gitti, Dahhak'm yanına vardı. Hergün onunla görüşüyor, ona dost olduğunu, ona nasihat etmek istediğini söylüyor ve sevgisini izhar ediyordu. Sonra ona, kendi adına bey'at almasının daha güzel olacağını, İbn Zübeyr'i hilafetten hal etmesini tavsiye etti ve kendisinin halifeliğe ondan daha layık olduğunu söyledi. Çünkü onun güvenilir bir kimse olarak tanındığım, itaat edilen bir insan olduğunu, îbn Zübeyr'inse cemaattan ayrıldığını ifade etti. Bunun üzerine Dahhak da üç gün süreyle insanları kendisine be/ata davet etti. Kendisine meyleden kimse olmayınca tekrar İbn Zübeyr'e bey'at etmeleri için insanlara çağrıda bulundu, ama artık halk nazarında itibardan düştü. Sonra İbn Ziyad, ona şöyle dedi:
"Senin istediklerini isteyen bir kimse şehirlere, kalelere inmez. Aksine o, çöllere ve sahralara iner, orduları ve askerleri yanına çağırır." Bunun üzerine Dahhak da Mercürahit'e gitti ve orada ordugah kurdu, îbn Ziyad Dımaşk'ta, Ürneyye oğulları Tedmur'da, Halid ile Abdullah da dayıları Hasan'm yanında Cabiye'de kaldılar. îbn Ziyad, Mer-van'a bir mektup yazarak davetini açığa vurmasını tavsiye etti. O da insanları kendisine bey'at etmeye çağırdı. Halid b. Yezid'in annesi Ümmü Haşim binti Haşim b. Utbe id. Rebia ile evlendi. İşi büyüdü. İnsanlar ona bey'at edip etrafında toplamdılar. Mercürahit'e, Dahhak b. Kays'a doğru gitti. Ubeydullah b. Ziyad ile kardeşi Abbad b. Yezid de atlarına binip onun yanma gittiler. Nihayet Mervan'm etrafında 13.000 kişi toplandı. Şam'da naib olarak Yezid b. Ebi Nemr'i bırakmıştı.
Dahhak'm oradaki valisini kovmuştu. O, Mervan'a silah ve adam yardımında bulunuyor, diğer yardımlarda da bulunuyordu. Anlatıldığına göre o zaman onun Şam'daki naibi Abdurrahman b. Ümmü'l-Hakem idi. Mervan, ordusunun sağ cenahına Ubeydullah b. Ziyad'ı, sol cenahına Amr b. Said b. As'ı komutan yaptı. Dahhak, Numan b. Bekir'e haber gönderdi. Numan da ona Şurahbil b. Zi'1-Kela komutasında Humuslu askerleri gönderdi. Zü-fer b. Haris el-Küabî de Kinnesrinli /askerlerle onun yardımına gitti. Dahhak'm etrafında 30.000 asker varciı. Sağ cenahında komutan olarak Ziyad b. Amr el-Ukaylî, sol cenanında Zekeriya b. Şimr elHilalî vardı, iki taraf saf düzenine girip karşı karşıya geldiler ve Mercürahit'te yirmi gün süreyle savaştılar. Hergün şidd etlice savaşıyorlardı. Sonra Ubeydullah b. Ziyad, Mervan'a tavsiyede bulunarak karşı tarafı -taktik gereği olarak- ateşkese davet etmıesini is tedi ve ona şöyle dedi: "Savaş hiledir.
Sen ve arkadaşların hak yoldasu tuz, onlarsa batıl üzeredirler." Ateşkes için çağrı yapıldı. Sonra Merva n'm adamları ateşkese uymadılar. Ansızın Dahhak'ın tarafına saldın arak onlarla şiddetlice savaştılar. Dahhak, çok sabır gösterdi ve savaş esnasında öldürüldü. Zahme b. Abdullah adında Beni Kelb kabilesine len biri bir mızrak vurarak onu öldürdü. Mızrağı onun vücuduna geçirdi. Dahhak onu tanıyamadı. Mervan ve adamları da çok sabır gösterdiler. Nihayet karşı taraftaki adamların önünden kaçtılar. Mervan kendi adamlarına: "Sakın kaçanı kovalamayın." diye seslendi. Sonra Dahhak'm kesik başım ona getirdiler. Rivayete göre ona Dahhak'ın ölümünü ilk müjdeleyen kişi, Ravh b. Zenba el-Cüzamî olmuştur. Artık Şam hakimiyeti Mervan b. Hakem'in eline geçmişti- Rivayete göre o, Mercürahit savaşında kendi nefsine ağlamış ve şöyle demiştir: 'Yaşlanıp gücünü kaybettikten sonra mı hükümdarlık için kılıcı elime alıp savaşmalıydım."
Ben derim ki: Mervan, ancak dokuz ay süreyle hüküm sürmüştür. Nitekim bunu ileride de anlatacağız.
Dahhak b. Kays b. Halid el-Ekber b, Vehb b. Salebe b. Vaile b. Amr b. Şeyban b. Muharib b. Fihr b. Malik Ebu Enis el-Fihrî, sahih kavle göre sahabelerdendir. Peygamber (s.a.v.)'in sohbetini dinlemiş ve ondan mü-teaddid hadisler rivayet etmiştir. Tabiilerden bir cemaat da ondan hadis rivayet etmişlerdir. O, Fatıma binti Kays'ın kardeşi olup ondan on yaş daha büyüktür. Ebu Ubeyde b. Cerrah, onun amcasıydı. İbn Ebi Hatim böyle demiştir.
Bazılarının iddiasına göre Dahhak sahabe değildir. Vakidî'nin ifadesine göre o, Peygamber (s.a.v.)'in zamanında yaşamış ve buluğa ermeden önce onun sohbetini dinlemiştir. Vakidî'den gelen başka bir rivayette anlatıldığına göre Dahhak, Peygamber (s.a.v.)'in vefatından iki sene önce doğmuştur. Şam fethine katılmış, orada ikamet etmiştir. Barada nehri kıyısında Hacerüzzehep yanında bir evi vardır. Sıffîn savaşında Muaviye tarafında yer alıp Şamlıların başında komutan olarak bulunuyordu. Muaviye, Kûfe'yi ele geçirdiğinde hicretin ellidördüncü senesinde onu Küfe valiliğine atadı. Buharî'nin tarihinde rivayet ettiğine göre Dahhak, namazda Sâd sûresini okumuş ve namazda secdeye kapanmıştır. Alkame ile îbn Mesud'un ashabı secde hususunda ona tabi olmamışlardır.
Muaviye, daha sonra onu Dımaşk valiliğine atadı. Vefatına kadar yanında kaldı. Sonra oğlu Yezid de onu emir olarak tayin etti. Yezid'den sonra da Yezid'in oğlu Muaviye, onu emir olarak tayin etti. Sonra da Mercürahit'te öldü.
îmam Ahmed b. Hanbel, Hasan'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Dahhak b. Kays, Muaviye oğlu Yezid'in ölümü esnasında Heyseme şöyle bir mektup gönderdi:
"Selam sana. İmdi ben, Rasûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu işittim: "Kıyamet kopmadan önce karanlık gece parçaları ile duman kütleleri gibi fitneler kopacaktır. O fitnelerde kişinin bedeni olduğu gibi kalbi de ölecektir. O zamanda kişi, mü'min olarak sabahlayacak, katır olarak akşamlayacaktır. Mü'min olarak akşamlayacak, kahr olarak sabahlayacaktır. Bazı kimseler, o zamanda az bir dünya metaı karşılığım da ahlaklarını ve dinlerini satacaklardır."
Muaviye oğlu Yezid, vefat etmiştir. Siz bizim öz kardeşlerimizsiniz bizi bırakıp gitmeyin. Tâki kendimizi toparlayabilelim ve güç kazanalım.»
İbn Asakir, Hammad b. Yezid'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Dahhak b. Kays, Muaviye'nin yanına gitti. Muaviye, ona şu beyti okudu: "Dahhak'm üzerine yürüdüm. Nihayet onu kendi kavminde eksik bir soya irca ettim."
Dahhak da şöyle dedi:
- Kavmimiz bilir ki, biz atların sırtlarına vurulan çuluz.
- Doğru söyledin. Siz at çulusunuz ama biz süvarileriyiz (Muaviye, böyle demekle ona: "Sizler atların bakıcı ve seyislerisiniz, biz ise süvarileriyiz," demek istemişti.). Dahhak da atın sırtının çulsuz olamayacağını söylemekle Muaviye'nin ve Ümeyye oğullarının da kendileri olmaksızın bir iş yapamayacaklarını söylemek istemişti.
Rivayete göre Şam müezzini, Dahhak b. Kays'a şöyle demiştir:
- Ey emir, Allah'a yemin ederim ki, seni Allah için seviyorum.
- Ama Allah'a yemin ederim ki, ben de Allah için sana kin besliyorum.
- Allah seni İslah etsin, ama niçin böyle yapıyorsun?
- Çünkü sen ezan okurken riyakarlık yapıyor, Kur'ân öğretme karşılığında da ücret alıyorsun.»
Merhum Dahhak, hicretin altnıışdördüncü senesinin zilhicce ayının ortasında Mercürahit'te öldürüldü. Leys b. Sa'd, Ebu Ubeyd, Vakidî, İbn Zir ve Medainî böyle demişlerdir.

