Muaviye'nin, Abdurrahman adında bir oğlu vardı ki, Muaviye, onun adıyla künyelenirdi. Abdullah, adında bir oğlu da vardı. Ancak bu, aklı zayıf bir kimse idi. Abdurrahman ile Abdullah'ın anneleri Fahite binti Kurza b. Amr b. Nevfel b. Abdumenaf idi. Bu kadından sonra Muaviye, bunun kızkardeşi Kinve binti Kurza ile evlendi. Muaviye, Kıbrıs'ı fethederken bu kadın da beraberinde idi. Muaviye, Naile binti Ammare el-Kelbiye ile de evlendi. O kadını çok beğendi. Meysun binti Bahdele dedi ki: "İçeri gir ve amcan kızına bak." Meysun, içeri girdi. Dışarı çıktığında Muaviye, ona Naîle'nin durumunu sordu. Meysun da şöyle cevap verdi: "Naile, mükemmel bir güzelliğe sahiptir. Ancak onun göbeğinin altında bir ben gördüm. Anladığım şu ki, göbeğinin altında ben bulunan bu kadın kocasını öldürür ve kocası, başını onun kucağına yaslamış iken ölür." Meysun'un böyle demesi üzerine Muaviye, Naile'yi boşadı. Daha sonra da Habib b. Seleme gidip Naile ile evlendi. Habib'ten sonra da Nu-man b. Beşir, Naile ile evlendi. Numan öldürüldü ve başı Naile'nin kucağında iken canını verdi.
Muaviye'nin en tanınmış oğlu Yezid'dir. Yezid'in annesi Meysun nti Bahdel b. Enif b. Dülce b. Künafe el-Kelbfdir. Bu kadın, Muavie'in diğer karısı Naile'nin yanma gitmiş ve onun göbeğinin altında bir olduğunu Muaviye'ye anlatmıştı. Akıllı, güzel, lider pozisyonunda olan bilgili ve dindar bir kadındı. Bir gün Muaviye, buruk testisli hizmetçisi ile onun yanına gitmiş, ancak o hizmetçiyi görünce örtünerek: "Bu adamı niçin beraberinde getiriyorsun?" demiş, bunun üzerine Muaviye: "O hadımdır, ona güvenebilirsin" demiş, o da: "Onun testislerinin burulmuş olması, Allah'ın ona haram kıldığı şeyi helal yapmaz." diyerek ona karşı örtünmüştü. Başka bir rivayette anlatıldığına göre Mey-sun adındaki bu kadın, Muaviye'ye şöyle demiştir: "Senin ona işkence yaparak hadım etmen, Allah'ın ona haram kıldığı şeyi helal yapmaz. Yani ona görünemem."
Bu sebepledir ki Cenâb-ı Allah, bu kadına mükafat olarak oğlu Ye-zid'i Muaviye'den sonra hükümdarlığa geçirmiştir.
Ibn Cerir'in anlattığına göre Meysun adındaki bu kadın, Muaviye'ye Emetü Rabbi'l-Meşarik adında bir kız çocuk doğurmuştur. Ancak bu kız, küçük yaşta vefat etmiştir. Ayrıca ikinci kız olarakta Remle'yi doğurmuş ve Hz. Osman'ın oğlu Amr, Remle ilk evlenmiştir. Remle'nin evi, Samda Ruman sokağı karşısındaki Akabetüssemek yanında idi. Meysun'un kendi adıyla tanınan meşhur bir değirmeni vardı ve bu değirmen günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.
Muaviye'nin Huıd adında bir kızı daha vardı ki, Abdullah b. Amir bu kızla evlenmiştir. Abdullah, Şam camii yanındaki Hadra'da gerdeğe girdiğinde Hind ile cinsel ilişkiye girmek istemiş, ancak Hind ona müsaade etmemiş ve şiddetle karşı koymuştu. Abdullah'da onu dövmüş, Hind yüksek sesle bağırıp çağırmıştı. Cariyeler onun sesini işitince fer-yadü figan etmeye, yüksek sesle bağırıp çağırmaya başladılar. Muaviye, seslerini duyunca yanlarına gitti. Olup bitenleri sordu. Onlar da: "Hanımefendimizin yüksek sesle çığlık attığını duyduk." dediler. Muaviye, gerdek odasına girince damadı Abdullah'ın attığı dayağın tesiri ile kızı Hind'in ağlamakta olduğunu gördü. Damadı Abdullah b. AnuYe dedi ki: "Yazıklar olsun sana! Böylesi bir kadın, böylesi bir gecede dövülür mü hiç! Haydi çık buradan!" Damadı Abdullah odadan dışarı çıktı. Muaviye, kızı ile başbaşa kaldığında ona şöyle dedi:
"Ey kızcağızım! Bu, Allah'ın sana helal kıldığı koçandır. Sen, şairin şu sözünü işitmedin mi?:
"Beyaz tenli ve çok utangaç kadınlardandır, haram yolla ona yaklaşmak çok zordur. Helal yolla yaklaşmaya gelince o itaatkardır."
Böyle dedikten sonra Muaviye, kızının odasından dışarı çıktı ve dışarıdaki damadı Abdullah'a: ifHaydi içeri gir. Onu yumuşattım ve teskin ettim. Onu seninle cinsel ilişkiye hazır hale getirelim." dedi. Damadı Abdullah, içeri girdiğinde karısının yumuşamış olduğunu gördü. Onunla cinsel ilişkide bulundu. Allah onlara rahmet etsin.
Hz. Ömer tarafından atanmış olan Ebu'd-Derda, Muaviye zamanında da Şam'da kadılık yapıyordu. Bu zat vefat edeceği zaman yerine FuA 1e b Ubeyd'i kadı olarak ataması için Muaviye'ye tavsiyede bulundu.
7 manla Fudale de vefat edince Muaviye onun yerine kadı olarak Ebu tdris el-Holanî'yi atadı.
M avive'nin muhafız kıtasının başında azatlılardan Muhtar adınla" komutan bulunuyordu. Bu komutanın adının Malik olduğu da Künyesi Ebu'l-Muharib idi. Himyerlilerden bir azatlı idi. Mu-
Vz kıtası teşkil eden ilk hükümdar Muaviye olmuştur. a Vfuaviye'nin mabeyincisi, azatlılarından Sa'd adında biri idi. Muaviye'nin güvenlik kuvvetlerinin komutanı Kays b. Hamza, on-
A sonra Zemil b. Amr el-Özrî, ondan sonra da Dahhak b. Kays El-Fihrî
İslerini konuştuğu kimse de Sercun b. Mansur er-Rumî idi. İlk defa Divanu'l-Hatem edinen hükümdar Muaviye oldu. Mektupları mühürlendi.

