Bu zatın soy kütüğü şöyledir: Muğire b. Şube b. Ebi Amir b. Mes'ud Ebu İsa. Künyesi, Ebu Abdillah es-Sakafî'dir. Urve b. Mes'ud es-Sakafi, Muğire'nin babasının amcasıdır. Muğire, Arap dahilerinden ve ileri görüşlülerinden idi. Hendek savaşının yapıldığı senede Sakif kabilesinden onüç kişiyi öldürdükten sonra Müslüman oldu. Bunlar, Mukav-kis'in yanından döndüklerinde Muğire tarafından öldürülmüşlerdi. Muğire, bunları öldürdükten sonra mallarını almıştı. Ancak Urve b. Mesud, onların diyetlerini üstlenmiş ve ödemişti.
Hudeybiye'de hazır bulundu. Barış yapıldığı günde de Rasûlullah (s.a.v.)'m yanıbaşmda kılıcını çekmiş olarak duruyordu. Taiflilerin İslâm'a girmelerinden sonra Rasûlullah (s.a.v.), onu ve Ebu Süfyan b.
Harb'ı oraya gönderdi ve bu ikisi Lat putunu tahrip ettiler. O putu nasıl tahrip ettiklerim önceki kısımlarda anlatmıştık.
Ebu Bekir es-Sıddık, onu Bahreyn'e gönderdi. Yemame ve Yermük savaşlarına katıldı. O zaman gözlerini kaybetti. Başka bir rivayette anlatıldığına göre güneş tutulmuş iken güneşe bakmış ve gözlerinin ferini yitirmişti. Kadisiye savaşma katıldı. Hz. Ömer, onu birçok fetihlere gönderdi. Nitekim Hemedan ve Meysan'ı fethetti. Sa'd b. Ebi Vakkas tarafından elçi olarak Rüstem'e gönderildi. Beliğ bir ifadeyle Rüstem'e hitap etti. Hz. Ömer de onu Basra'ya vali tayin etti. Aleyhine zina şahitliği yapıldığı, ancak bu suçu sabit görülmediği için Hz. Ömer, onu Basra valiliğinden alıp Küfe valiliğine atadı. Hz. Osman da onu bir süre Küfe valiliğinde bıraktı, sonra azletti. Bir kenara çekilip uzlet hayatı yaşadı. Hakem hadisesi meydana geldiğinde Muaviye tarafına katıldı. Hz. Ali öldürülüpte Muaviye ile Hasan barıştıklarında Kûfe'ye gitti. Muaviye, onu Küfe valiliğine atadı. Meşhur kavle göre hicretin ellinci senesine kadar Küfe valiliğinde kaldı ve nihayet aynı senede orada vefat etti.
Muhammed b. Sa'd ile diğerleri bu görüştedirler. Hatib de insanların bu görüşte ittifak ettiklerim söylemiştir. Hicretin ellinci senesinde yetmiş yaşında ramazan ayında Kûfe'de vefat etmiştir. Elli sekizinci senede vefat ettiğine dair bir rivayet de vardır. Otuz altıncı senede vefat ettiğine dair nakledilen rivayet tamamen yanlıştır.
Muhammed b. Sa'd dedi ki: "Muğire, kumral saçlıydı. Alnı açıktı, dudakları geriye doğru çekikti, ön dişleri kırıktı, kafası iriydi, kolları kalındı, omuzlarının arası genişti. Kafasını ancak dört boynuz delebilirdi."
Şa*bî dedi ki: Kadılar dörttür: Ebu Bekir, Ömer, Abdullah b. Mesud ve Ebu Musa el-Eş'arî. Dahiler de dörttür: Muaviye, Amr b. As, Muğire b. Şube ve Ziyad b. Ebihi."
Zührî dedi ki: "Fitne hususunda dahi olan kimseler beştir: Muaviye, Amr b. As, Muğire b. Şube (bu uzlete çekilmiş, bir tarafta kendi başına yaşıyordu.), Kays b. Sa'd b. Ubade ve Abdullah b. Budeyl b. Verka. Bu son ikisi Hz. Ali iJe beraberlerdi."
Ben de derim ki: Şiiler derler ki: Korkuluk halinde olan ruhsuz cesetler beştir: Rasûlullah, Ali, Fatrma, Hasan ve Hüseyin. Birbirine zıt olanlar da beş kişidir; Ebu Bekir, Ömer, Muaviye, Amr b. As ve Muğire b. Şube.
Şa'bî dedi ki: Muğire'nin şöyle dediğini işittim: "Beni hiç kimse yenemedi. Ancak bir defasında bir delikanlı beni yendi. Şöyle ki: Ben bir kadınla evlenmek istedim. Bu hususta o delikanlıya danıştım. Delikanlı bana dedi ki:
- "Ey emir! O kadınla evlenmeni uygun görmüyorum.
- Niçin?
- Çünkü bir adamın o kadını Öptüğünü gördüm.
Sonra duydum ki bana böyle diyen delikanlı gidip o kadınla evlenmiş, kendisine dedim ki:
- Bir adamın o kadını öptüğünü bana söyleyen sen değil misin?
- Evet! Ama o daha küçük yaşta iken babasımn onu öptüğünü görmüştüm.
ŞaTrî dedi ki: Kabise b. Cabir'in şöyle dediğini işittim: "Muğire b. Şube ile arkadaşlık ettim. Eğer bir şehrin sekiz kapısı olsa, o kapılardan her birinden mutlaka bir hile ile çıkılacak olsa, Muğire, o kapıların tamamından mutlaka birer hile yolu bularak çıkar."
Ibn Vehb'in rivayetine göre Muğire b. Şube şöyle demiştir: 'Tek kadınla evli olan bir erkeğin karısı âdet gördüğü zaman kendisi de âdet görmüş gibi olur. Karısı hastalandığı zaman o da karısıyla birlikte hastalanmış gibi olur. îki kadın sahibi erkekse, alevlenmekte olan iki ateş arasındaki bir kimse gibidir. Ama dört kadınla evli olan erkeğin gözü toktur ve aydındır." Muğire, dört kadını aynı anda nikahlar ve onları aynı anda da boşardı. Abdullah b. Nafî es-Saiğ dedi ki: "Muğire, üç yüz kadınla evlendi." Başkalarının ifadesine göre Muğire, 1000 kadınla evlenmiştir. 100 kadınla veya seksen kadınla evlenmiş olduğuna dair rivayetler de vardır.

