Bu da hicretin altmış dördüncü senesinde öldürülmüştür. Annesinin adı, Amre binti Revaha'dır. Numan, hicretten sonra Ensâr'm Medine'de doğan ilk çocuğudur. Doğumu, hicretin ikinci senesinin cemazi-yelevvel ayında olmuştu. Doğumundan sonra annesi onu alıp Peygamber (s.a.vjın yanma getirmiş, Peygamber (s.a.v.) de onun damağına bir-şeyler sürmüş ve onun övgüye layık birşekilde yaşayacağını, şehid edileceğini ve Cennet'e gireceğini müjdelemiştir. Gerçekten de Numan b. Beşir, bolluk ve refah içinde yaşadı. Muaviye tarafından Kûfe'ye vali olarak tayin edildi. Dokuz ay süreyle valili yaptı, sonra Şam'a yerleşti. Fudale b. Ubeyd'den sonra Şam kadılığına tayin edildi. Fudale de Ebu Derda'dan sonra Şam kadılığına tayin edilmişti. Numan b. Beşir, Muaviye tarafından Humus valiliğine de tayin edilmişti. Rasûlullah (s.a.v.)'m ailesini Yezid'in emri üzerine Medine'ye göndermişti.
Rasûlullah'ın ailesine iyi davranmasını Yezid'e tavsiye eden de o olmuştu. Tavsiyesi üzerine Yezid, onlara acımış, onlara iyilik yapmış ve ikramda bulunmuştu.
Mercürahit savaşı vuku bulduğunda Numan b. Beşir, Humuslu askerleri Dahhak b. Kays'a yardıma göndermişti. Fakat Dahhak, o savaşta öldürülmüştü.
Numan b. Beşir, Birin adı verilen bir köyde öldürülmüştü. Onu Ha-lid b. Haliy el-Mazinî adında biri Öldürmüştü. Halid b. Haliy'in dedesi olan Haliy b. Davud da öldürülmüştü. Kızı, ona ağıt yakarak şöyle demişti:
"Keşke İbn Mürne ile oğlu, seni ölüme karşı korusalardı, Ümeyye oğullarının hepsi de öldüler. Onlardan geride kalan olmadı.
Ulak onun ölüm haberini getirdi, ey uluyan köpekler! Onun başım koparıp getiriyorlar, fani olanı aralarında döndürüyorlar,
Gizli aşikar hep ağlayacağım.
Yaşadığım sürece yırtıcı canavarlarla hep sana ağlayacağını."
Anlatıldığına göre Hemedanlı A'şâ, Humus'ta hastalanan Numan b. Beşir'in yanına gelmişti. Numan ona sormuştu:
- Niçin geldin?
- Borcumu ödemen, akrabalığımı gözetmen ve bana iyilik yapman için geldim.
- Vallahi, yanımda sana verecek birşey yok ama senin için Humus-lulardan birşeyler isteyeceğim.
Böyle dedikten sonra Numan b. Beşir, kalkıp minbere çıkarak Hu-muslulara şöyle seslendi:
- Ey Humuslular, şu, sizin amcanız oğlu olup Irak'tan gelmiştir. Sizden birşeyler istemektedir. Ne dersiniz?
- Sen hüküm ver. Mallarımızdan ne alırsan al.
Numan, bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Humuslular şöyle dediler:
- Her birimiz, malımızdan iki dinar verilmesine hükmettik. O zaman Humuslulardan adları divanda kayıtlı 20.000 kişi vardı. Numan, beytü'l-maldan, onların aylıklarından kesilmek üzere 40.000 dinaralıp A'şâ'ya verdi. Ayhk ödeme vakti gelince de her birinin aylığından ikişer dinar kesti.
Numan b. Beşir'in vecizelerinden biri şudur: "Bela ve mihnet zamanında günah işlemen, helakların en tehlikelisi dir."
Yakub b. Süfyan, Heysem b. Malik et-Tâı'nin şöyle dediğim rivayet etmiştir:
«Numan b. Beşir'in minber üzerinde şöyle dediğini işittim: Ben, Rasûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu duydum: Doğrusu şeytanın tuzak ve kapanları vardır. Allah'ın nimetleri sebebiyle şımarmak O'nun bağışlarıyla böbürlenmek, Allah'ın kullarına karşı büyüklenmek ve Allah'ın zatını bırakıp heveslere tabi olmak şeytanın tuzak ve kapan-larındandır.»
Numan'ın rivayet ettiği hasen ve sahih hadislerden biri de şudur:
"Doğrusu helal apaçıktır, haram da apaçıktır. Bu ikisi arasında çoğu insanın bilmediği şüpheli işler vardır. Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve ırzını korumuş olur. Her kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur. Tıpkı koruluğun etrafında hayvanlarını otlatan çoban gibi. Neredeyse o koruluğun içine girer ve hayvanlarını orada otlatır. Dikkat edin, her hükümdarın bir koruluğu vardır. Dikkat edin, Allah'ın koruluğu da O'nun haramlarıdır. Dikkat edin, bedende bir et parçası vardır. Eğer o düzgün olursa, bedenin diğer kısımları da düzgün olur. Eğer o bozulursa, bedenin diğer kısımları da bozulur. Dikkat edin, o et parçası, kalptir."
Bu hadisi, Buharî ve Müslim rivayet etmişlerdir.
Ebu Misher dedi ki: Numan b. Beşir, İbn Zübeyr tarafından Humus valiliğine atanmıştı. Mervan, hakimiyeti ele alınca Numan Humus'tan kaçıp gitti. Halid b. Haliy el-Kilaî peşine düşüp yakaladı ve onu öldürdü. Ebu Ubeyde ile başkalarının ifadesine göre o hicretin altmış dördüncü senesinde Öldürülmüştür.
Muhammed b. Sa'd'm rivayetine göre Muaviye, gerçekten güzel bir kadınla evlenmişti. Kadınlarından Meysun veya Fahite'yi ona bakması için göndermişti. Karısı gidip bakınca gerçekten ona hayran kalmış ve çok beğenmişti. Sonra Muaviye'nin yanma dönmüş, Muaviye ona şöyle sormuştu:
- Onu nasıl buldun?
- Eşi görülmemiş bir güzelliğe sahiptir, ancak göbeğinin altında siyah bir ben gördüm. Öyle sanıyorum ki kocası öldürülecek ve kocasının kellesi onun kucağına düşecektir. Karısının böyle demesi üzerine Muaviye, onu boşadı ve Numan b. Beşir, o kadınla evlendi. Numan, hicretin altmışbeşinci senesinde öldürüldüğünde kesik başı getirilip karısının kucağına bırakıldı.
Süleyman b. Zir'in ifadesine göre Numan b. Beşir, hicretin ellialtm-cı senesinde öldürülmüştür. Başkalarının ifadesine göre ise, hicretin altmışbeşinci senesinde öldürülmüştür. Hicretin altmışıncı senesinde öldürüldüğüne dair zayıf bir rivayet de vardır. Sahih olan, bizim dediği-mizdir ki Numan b. Beşir, hicretin altmış dördüncü senesinde öldürülmüştür.

