El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Şairhatie

Asıl adı Cervel b. Malik b. Cervel b. Malik b. Cüveyye b. Mahzum b. Malik b. Katia b. İsa b. Melike'dir. Kısa boylu olduğu için kendisine Ha-tie denilmiştir, şairdir. Cahiliye döneminde yaşamış ve Hz. Ebu Bekir'in …

Asıl adı Cervel b. Malik b. Cervel b. Malik b. Cüveyye b. Mahzum b. Malik b. Katia b. İsa b. Melike'dir. Kısa boylu olduğu için kendisine Ha-tie denilmiştir, şairdir. Cahiliye döneminde yaşamış ve Hz. Ebu Bekir'in zamanında Müslüman olmuştur. Çok hicvederdi, öyleki babasını, annesini, dayısını, amcasını, kendini ve karışım hicvetmiştir. Anasını hicveden bir şiirinde şöyle demiştir:

"Uzak dur, benden uzak bir yerde otur. Allah âlemleri senden kurtarsın ve rahata kavuştursun.

Sen kalbur musun, sana bir sır verdiğimde onu hemen elersin.

Konuşan kimseler için bir ocak mısın?

Ey acuze, Allah sana kötülük versin, oğullarından da sana işkence ulaştırsın."

Babasını, amcasını ve dayısını hicveden bir şiirinde de şöyle demiştir:

"Allah, seni kahretsin ve lanetlesin, sana hakkıyla lanet etsin ey baba, ey amca ve dayı. Allah sizi de kahretsin.

Sen rüsvaylıklar yanında ne iyi bir ihtiyarsın, Sen yücelikler yanında da ne kötü bir ihtiyarsın."

Kendini yeren bir şiirinde de şöyle demiştir:

"Bugün dudaklarım kötü söz söylememe müsaade etmedi. Kötü sözleri kime söyleyeceğimi bilmiyorum.

Kendimde Öyle bir surat görüyorum ki, Allah onun yaratılışım çirkinle ştirmiştir.

Bu ne çirkin bir surattır. Bu suratı taşıyan adam da-ne çirkindir."

Halk onu mü'minlerin emiri Hattaboğlu Ömer'e şikayet etti. Müminlerin emiri, onu huzuruna çağırtıp hapsetti. Bu hapsin sebebi de şuydu: Zibrikan b. Bedir onu kendisini hicvettiği gerekçesiyle- Hz. Ömer'e şikayet etmişti. Zibrikan'ı şu şiiri ile hicv etmişti:

tyi ahlakı aramayı bırak, bunun için yola koyulma ve arama. Otur oturduğun yerde! Sen, sadece yiyen ve giyen bir kimsesin."

Hz. Ömer de Zibrikan'a şöyle demişti: "Seni hicvettiğini sanmıyorum, sen yiyen ve giyen bir kimse olmak istemez misin?" Zibrikan da: "Ey mü'minlerin emiri, bundan daha sert bir hiciv olamaz." demişti. Bunun üzerine Hz. Ömer, Hassan b. Sabit'e haber gönderip, yanına çağırmış ve bu şiirin manasını ona sormuş. Hassan da şöyle demişti: "Ey mü'minlerin emiri! Hatie bu şiiri ile Zibrikan'ı hicv etmemiş, ancak onun yemekten başka birşey düşünmediğini, göbekli bir kimse olduğunu söylemek istemiştir." Bunun üzerine Hz. Ömer, şair Hatie'yi hapsetti ve ona: "Ey habis! Müslümanların ırzına dil uzatmana engel olacağım!" dedi. Sonra Amr b. As araya girerek Hz. Ömer'den onu affetmesini istedi. Hz. Ömer de artık kimseyi hicv etmemesi için ondan söz aldı. Tevbe etmesini istedi ve tevbe ettirip onu salıverdi. Başka bir rivayette anlatıldığına göre Hz. Ömer, onun dilini kesmek istemiş, ancak araya bazı şefaatçiler girmiş, nihayet Hz. Ömer'in serbest bırakmasını sağlamışlardı.

Zübeyr b. Bekkar, Zeyd'in babası Eslem'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Hz. Ömer, Şair Hatie'nin hapisten çıkarılmasını emretti. Çünkü onun için Amr b. As şefaatçi olmuştu. Başkaları da araya girmişlerdi. Hatie hapisten çıkarıldı, ben de orada hazır bulunuyordum. Hapisten çıkarken Hatie şu şiiri okumaya başladı:

"Zi Merah'ta ince tüylü küçük çocuklar için ne dersin, ey Ömer orada ne su vardır, ne de ağaç.

Karanlık dipsiz bir çukurda onlar için azık kazanmak amacıyla kendilerini terk edip gelmişim.

Merhamet et, insanların Rabbı seni doğru yola iletsin ey Ömer.

Sen o imamsın ki, kendi peygamberinden sonra gelmişsin, insanlar yasakların kilidini sana vermiştir.

O çocuklar sana geldiklerinde seni tercih etmezler ama, onların canları için senin nefsinde infial meydana gelir. Kumlukta meskenleri olan, vadileri arasında kaderin perdesi altında yaşayan küçücük çocuklara lütfet.

Canım sana feda olsun. Benimle onlar arasında vadinin genişliği vardır, öyle bir vadi ki ondan haber alınamaz"

Hatie: "Zi Merah'taki yavrular için ne dersin ey Ömer?" derken Hz. Ömer ağlamış, Amr b. As ta şöyle demişti: "Gök kubbe, Hatie'yi terk ettiİn için ağlayan adamdan (Ömer'den) daha adaletli birini altında bulundurmamış, yerküre de, üzerinde taşımamıştır."

Anlatıldığına göre Hz. Ömer, insanları artık hicv etmemesi için Hatie'nin dilini kesmek üzere onu bir kürsünün üzerine oturtup bıçağı getirtmişti. İnsanlar da: "Ey mü'minlerin emiri; Hatie, artık kimseyi hicv etmeyecektir." demiştiler ve ona: "Artık kimseyi hicv etmeyeceğim de.M diye işaret etmişlerdi. Hz. Ömer de: "Ancak böyle yaparsan kurtulursun." demiş, arkasını döndüğünde Hz. Ömer ona: "Ey Hatie, hicivden vazgeç." demiş, o da vaz geçmişti. Hz. Ömer de ona şöyle demişti: "Ey Hatie, seni Kureyş'ten bir gencin yanında görüyor gibi oluyorum. Sana bir yastık katlamış, bir yastığı da sermiştir, sen bize bir şarkı oku ey Hatie" Hz. Ömer böyle deyince, Hatie de insanların ırzlarına dokunan bir şarkı okumaya başlamıştı.

Ben, daha sonra Hatie'yi Hz. Ömer'in oğlu Ubeydullah'm yanında gördüm. Ona bir yastık katlamış, başka bir yastığı da sermişti. Ubey-dullah, ona: "Ey Hatie, bize şarkı oku." deyince o da bir şarkı okumaya başladı. Ben kendisine dedim ki: "Ey Hatie! Hz. Ömer'in sana şöyle ve şöyle dediği günü hatırlıyor musun?" Ben böyle deyince Hatie ürktü ve şöyle dedi: "Allah, Ömer'e rahmet etsin, eğer o hayatta olsaydı böyle yapamazdık." Bundan sonra Ubeydullah'a dönüp şöyle dedim: "Babanın şuna şöyle dediğini işittim, babanın sözünü ettiği o Kureyşli genç de sensin."

Zübeyr, Dahhak'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Hz. Ömer, Ha-tie'ye şöyle dedi:

- Şiir söylemeyi bırak.

- Bırakamam.

- Niçin?

- Şiir okumakla çoluk çocuğumun nafakasını temin ediyorum. Ayrıca dilimin arzusunu da tatmin ediyorum.

- Öyle ise övmeyi ve yermeyi bırak.

- Övme ve yerme nasıldır ey mü'minlerin emiri?

- Falan oğulları falan oğullarından daha üstündür, demendir. Sen sadece öv, ama aşırı gitme.

- Ey mü'minlerin emiri, sen benden daha şairsin." Hatie'nin meşhur ve güzel övgülerinden biri de şudur:

"Onları az kınayın, babanızın babası yok olsun, ya da onların kapattığı yeri kapatın.

Onlar benim kavmimdir, eğer bina ederlerse güzel bina ederler. Söz verirlerse sözlerini yerine getirirler, akidlerine sağlamca bağlı kalırlar.

Nimet onlarda olursa karşılığını verirler.

Kendileri nimet verirlerse onu bulandırırlar ve gayret göstermezler."

Anlatıldığına göre şair Hatie, can çekişirken kendisine: "Vasiyetini yap" dediler. "Size vasiyetimi şiirle yapacağım." dedi, bir şiir okudu:

"Şiir zordur, merdiveni uzundur.

Onu bilmeyen kimse merdivenine çıktığı zaman,

Ayakları kayıp aşağıya düşer,

Hakkını veremeyen kimse şiir okuyamaz.

"Onu Arapça okumak isterse de Acemce okur, düzgün okumak ister ancak ifadeyi bozar."

"el-Muntazam" adlı eserde Ebu'l-Ferec İbn Cevzî dedi ki: Şair Hatie, hicretin elli dokuzuncu senesinde vefat etmiştir. Abdullah b. Amir b. Küreyz de bu senede vefat etmiştir.