El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ubeydullah B. Abbas

Bu zatın soy kütüğü şöyledir: Ubeydullah b. Abbas b. Abdülmutta-lib el-Kureyşi el-Haşimî. Peygamber (s.a.v.)'m amcasının oğluydu. Kardeşi Abdullah'tan bir yaş küçüktü. Anası, Ümmü'1Fadl Lübabe binti Haris …

Bu zatın soy kütüğü şöyledir: Ubeydullah b. Abbas b. Abdülmutta-lib el-Kureyşi el-Haşimî. Peygamber (s.a.v.)'m amcasının oğluydu. Kardeşi Abdullah'tan bir yaş küçüktü. Anası, Ümmü'1Fadl Lübabe binti Haris el-Hilaliye'dir. Ubeydullah, kerem sahibi, mert, yakışıklı, endamı güzel bir kimseydi, güzellikte babası Abbas'a benzerdi. Önceki kısımlarda rivayet ettiğimiz gibi Rasûlullah (s.a.v.), Abdullah'ı, Ubeydul-lah'ı ve Kesir'i saf halinde yanyana dizer, sonra onlara: "Hanginiz önce bana gelirse, ona şunu ve şunu vereceğim." der, onlar da koşarak gelir, Rasûlullah (s.a.v.)'ın sırtına ve göğsüne otururlar. Rasûlullah (s.a.v.) da onları kucaklayıp Öperdi.

Hz. Ali, halifeliği zamanında Ubeydullah'ı Yemen valiliğine atadı. Ukeydullah, hicretin otuz altıncı ve otuz yedinci senelerinde insanlara hac ettirdi. Hicretin otuz sekizinci senesi olunca Ubeydullah ile Muavi-ye tarafından hac emin olarak gönderilen Yezid b. Semüre er-Ruhavî arasında çıktı. Sonra ikisi, Şeybe b. Osman el-Hacbî'nin hac emirliği yapması hususunda anlaştılar. Bunun üzerine Şeybe, o senede insanlara hac ettirdi. Muaviye, daha sonra iktidan ele geçirince Büsr b. Ertat,

Ubeydullah'a musallat oldu, onun iki çocuğunu öldürdü. Bunun üzerine Yemen'de bazı çarpışmalar cereyan etti ki, bunların bir kısmını önceki sayfalarda anlatmıştık. Ubeydullah ile kardeşi Abdullah, Medine'ye gelir. Abdullah, Medinelilere ilim ziyafeti çeker, Ubeydullah da onlara cömertlikte bulunurdu.

Rivayet olunduğuna göre Ubeydullah, kölesi ile birlikte bir seferde bedevilerden bir adamın çadırına uğrayıp konuk olmuş. Bedevi, onu görünce izzet ve ikramda bulunup saygı göstermişti. Güzelliğini ve şeklinin nıünasipliğini görünce karısına:

- Ey kadın, şu misafirimize ikram edecek neyin var? diye sormuş, karısı da:

- Yanımızda sadece şu koyun var. Kızım, bu koyunun sütü ile beslenmektedir, demişti. Bunun üzerine bedevi:

- Şu koyunu mutlaka kesmemiz gerekir, demiş, karısı da:

- Kız çocuğunu açlıktan öldürecekmisin? diye sorunca, bedevi şu cevabı vermişti:

- Kız çocuğun ölse bile şu koyunu keseceğim.

Böyle dedikten sonra bedevi, bıçağı alıp koyunu kesmiş, derisini yüzmüştü. Koyunu keserken şu şiiri söylemişti:

"Ey komşum, çocuğu uyandırma, eğer uyandırırsan koyunun kesilmesine ağlar. Bıçakta elimden düşüp gider"

Kestiken sonra koyunu pişirip hazırlamış, Ubeydullah ile kölesinin önüne koyup onlara yedirmişti. Ancak Ubeydullah, koyunu keserken bedevi adam ile karısı arasında geçen konuşmaları duymuştu. Evden ayrılacağı zaman kölesine şöyle demişti:

- Yanında ne kadar para var?

- 500 dinar var, nafakamdan arttı.

- O 500 dinarı şu bedeviye ver.

- Subhanallah! Ona 500 dinar mı vereceksin? O sana ancak değeri 500 dirhem olan bir koyun kesti. - Yazıklar olsun sana. Allah'a yemin ederim ki, o bizden daha cömert ve kerem sahibidir. Ben ona malımın sadece bir kısmını veriyorum, oysa o bütün varlığını bize ikram etti. Kendini ve çocuğunu aç bırakma pahasına da olsa koyunu kesip bize ikram etti."

Bu olaydan haberdar olan Muaviye, şöyle demişti: "Allah, Ubeydul-lah'm hayrını versin. O, hangi yumurtadan çıkmış ve hangi rahime girmiştir?" Yani onun anası ve babası kimdir, biliyor musunuz? Halife b. Hayyat'm ifadesine göre Ubeydullah, hicretin elli sekizinci senesinde vefat etmiştir. Başkalarına göre o, Muaviye'nin oğlu Yezid döneminde vefat etmiştir. Ebu Ubeyd Kasım b. Sellam dedi ki: Ubeydullan hicretin seksen yedinci senesinde vefat etti, vefatı Medine'de oldu. Vemen'de vefat ettiğine dair bir rivayet de vardır. Peygamberimiz , )'den rivayet ettiği bir hadis vardır: imam Ahmed b. Hanbel,

Ubeydullah b. Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Umeysa (veya Rumeysa) kocasını şikayet için Rasûlullah (s.a.v.) 'in vanma geldi. Kocasının kendisiyle cinsel ilişkide bulunmadığını iddia etti az sonra kocası geldi. Karısının yalan söylediğini ileri sürdü. Böyle söylemekle kendisinden ayrılıp ilk kocasına dönmek istediğini iddia etti Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.), Umeysa'ya şöyle dedi: "Başka bir erkek senin balçığını tatmadıkça ilk kocana dönemezsin."