Abid, zalıid ve salih bir adamdı. Şam'ın Zeydin köyüne yerleşti. Çerin köyüne yerleştiğine dair başka bir rivayet de vardır. Şam'ın doğu kapısı dahilinde bir evi vardı. Sahabe olup olmadığı hususunda ihtilaf edilmiştir. Sahabelerden rivayetlerde bulunmuştur. Kıtlığa maruz kaldıklarında Şamlılar onun yüzü suyu hürmetine yağmur yağması dileğinde bulunurlardı. Muaviye-^e Dahhak b. Kays da onun yüzü suyu hürmetine yağmur yağması dileğinde bulunmuşlardı. Muaviye, onu kendisi ile birlikte minberde oturturdu. Muaviye ona: "Ey Yezid! Kalk, sen de dua et." dedikten sonra söylerine şöyle devam etti: "Allah'ım, biz, seçkin, hayırlı ve salih adamlarımızın yüzü suyu hürmetine yağmur yağdırmanı diliyoruz."
Yezid, Allah'tan yağmur yağdırmasını diler ve yağmur yağardı. Namazlarını Dımaşk'taki büyük camide kılardı. Şam'daki büyük camide namaz kılmak üzere köyden karanlık gecede çıktığında ayağının baş parmağı aydınlık saçarak yolunu gösterirdi. Başka bir rivayette anlatıldığına göre camiye girişine kadar ayağının bütün parmakları saçarak yolunu aydınlatırlardı. Dönüşünde de aynı şekilde ayak parmakları ışık saçar ve köye dönüşüne kadar yolunu aydınlatırlardı. Anlatıldığına göre o, Zeydin köyündeki bütün ağaçların yanında ikişer rekat namaz kılmıştır. Karanlık gecelerde ayağının baş parmağı ışık saçarak yolunu aydınlatır ve böylece Şam'daki büyük camide yatsı namazını kılmaya gider, aynı şekilde köyüne dönünceye kadar ayağının baş parmağı ışık saçarak yolunu aydınlatırdı. Bütün namazlarını Şam'daki büyük camide kılardı. Zeydin veya Çerin köyünde vefat etti ki bunlar, Şam'ın Guta mıntıkasına bağlıdır. Allah ona rahmet etsin.

