El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Yezid B. Rebia İle Zîyad'ın Oğulları Ubeydullah Ve Abbad Arasında Geçen Kıssa

îbn Cerir'in, Ebu Ubeyde Mamer b. Müsenna ile diğerlerinden naklettiğine göre Yezid b. Rebia şairdi. Sicistan'da Abbad b. Ziyad'la beraber bulunuyordu. Ancak Türklerle savaştığı için onunla ilgilenmedi. O esnada halkın …

îbn Cerir'in, Ebu Ubeyde Mamer b. Müsenna ile diğerlerinden naklettiğine göre Yezid b. Rebia şairdi. Sicistan'da Abbad b. Ziyad'la beraber bulunuyordu. Ancak Türklerle savaştığı için onunla ilgilenmedi. O esnada halkın hayvan yemi azalmış, sıkıntı baş göstermişti. Bunun üzerine Yezid b. Rebia b. Müferiğ, bir şiir söyleyerek Abbad b. Ziyad'ı yerdi:

"Keşke şu sakallar ot olsaydı da onu, Müslümanların atlarına yem olarak yedirseydik."

Abbad b. Ziyad'm, hayli uzun bir sakalı vardı. Bunun için orada bulunanlar Abbad b. Ziyad'a, Yezid b. Rebia'nın söylediği bu şiirle kendisini kasdettiğini söylemişlerdir. Abbad b. Ziyad, onu yakalamak isteyince kaçmış ve onu bir kaside ile hicvetmişti. Onun hakkında söylediği şiirin bir kısmı şöyleydi:

"Harb'm oğlu Muaviye estiğinde sen kendi yandaşlarına haber ver, dağılanlar.

Annenin Ebu Süfyanla yatmadığım isbatlamak için şahitler bul.

O annen ki, örtüsünü başından sıyırıp atmıştı.

Ancak bu iş son derece karışıktı.

Ve bunun sonucunda korku ve endişeler vardı.

Muaviye b. Harb'e şunu bildirin:

Yemen'den gönderilmiş bir mektup vardır.

"Senin baban yoktur." diye söylense mi kızarsın?

Yoksa baban zina eden bir adamdır, dense mi razı olursun?

Haberin olsun ki senin Ziyad'a olan akrabalığın, filin merkebin oğluyla olan akrabalığı gibidir."

Abbad b. Ziyad, bu durumu bir mektupla kardeşi Ubeydullah'a bildirdi. Ubeydullah, bu beyitleri alarak Muaviye'nin yanına gitti, beyitleri ona okudu. Yezid b. Rebia b. Müferiğ'i öldürmek için ondan izin istedi, ancak Muaviye: "Onu öldürme, onu cezalandır, işi öldürmeye kadar götürme." dedi. Ubeydullah, Basra'ya döndüğünde Yezid'i huzura çağırttı. Ancak Yezid, Ubeydullah b. Ziyad'm kayınpederi Münzir b. Carud'a sığınmıştı. Münzir'in kızı Bahriye, Ubeydullah'm zevcesiydi. Münzir, Yezid'i himayesine alıp evinde barındırmıştı ve Ubeydullah'a gidip selam vermişti. Ancak Ubeydullah, arkadan muhafızlarını Münzir'in evine göndermiş, Yezid'i yakalatıp huzuruna getirmişti. Bu manzarayı gören Münzir: "Onu himayeme aldım." deyince, Ubeydullah şöyle dedi:

"Yezid seni ve babanı övüyor, sen bu durumu beğeniyorsun ama beni ve babamı yeriyor, sonra da onu bana karşı himayene alıyorsun." Böyle dedikten sonra Ubeydullah, emir verdi, Yezid'e müshil içirtti. Onu semerli bir eşeğe bindirerek altına pisler vaziyette çarşıda dolaştırdı. Altına pisliyordu, halk onu seyrediyordu. Bundan sonra Ubeydullah, emir verdi, onu Sicistan'a kardeşi Abbad'm yanma sürgün etti. Yezid b. Rebia b. Müferriğ, bu sebeple Ubeydullah b. Ziyad'a şöyle dedi:

"Senin bana yaptığını su yıkar, temizler. Ama benim yaptığım kemiklere işler ve oradan hiçbir zaman silinmez."

Ubeydullah, Yezid b. Rebia b. Müferriğ'in Sicistan'a sürgün edilmesini emrettiği zaman Yemenliler, bu hususta Muaviye ile konuştular. Ubeydullah'm, Yenid'i kardeşi Abbad'm yanma göndererek onu öldürtmek istediğini anlattılar. Bunun üzerine Muaviye, Yezid b. Rebia b. Mü-ferriğ'e haber gönderek huzuruna çağırttı. Yezid, onun huzuruna varınca ağlamaya ve Ubeydullah b. Ziyad'm kendisine yaptıklarını şikayet etmeye başladı. Muaviye de ona şöyle dedi: "Sen onu hicvettin. Sen, şöyle ve şöyle diyen adam değil misin?" Yezid de böyle birşey demediğini söyleyip inkar etti. Bu sözleri söyleyenin, Mervan'm kardeşi Abdurrah-man b. Hakem olduğunu iddia etti ve: "Onlar, bu sözleri bana isnad etinek istediler." dedi. Muaviye de Abdurrahman b. Hakem'e kızdı ve Ubeydullah b. Ziyad affedinceye kadar maaşını kesmeye karar verdi. Yezid b. Rebia b. Müferriğ de yolda gelirken bineğine hitaben söylemiş olduğu şu şiiri Muaviye'nin huzurunda okudu:

"Çüş! Abbad artık sana hükmedemez, sen kurtuldun ve serbest olarak yolunda gidiyorsun.

Ömrüme yemin olsun ki, Muaviye gibi bir önder seni çukura düşmekten kurtardı. O, halkın sağlam ipidir.

Bana bahşettiği güzel nimetlerden dolayı şükredeceğim.

Benim gibi biri de nimet sahiplerine karşı teşekkür etmeye layıktır."

Muaviye, Yezid'e şöyle dedi:

- Her ne kadar bizi hicvettinse de biz sana eziyet dokunduracak değiliz, bunun için sana ilişmeyeceğiz.

- Ey mü'minlerin emiri, beni kullandılar, bir Müslümanın bir Müs-lümana suçsuz yere yapmayacağı şeyleri bana yaptılar.

- Sen şöyle ve şöyle diyen adam değil misin? Ama suçunu bağışladık. Bize iyi muamelede bulunsaydm, bu durumlarla karşılaşmazdın. Şimdi sen hitap edeceğin adamlara .dikkat et. Herkes hicve tahammül edemez. Muamele edeceğin kimseye güzellikle muamele et. Nereye gitmek istiyorsan söyle, seni oraya gönderelim.

Yezid de Musul'u tercih etti. Muaviye, onu Musul'a gönderdi. Daha sonra Basra'ya gidip ikamet etmek için Ubeydullah'tan izin istedi. Ubeydullah da ona bu izni verdi. Bundan sonra Abdurrahman, Ubey-dullah'm yanına gidip gönlünü aldı. Ubeydullah, onu affetti. Abdurrahman da şu şiiri ona okudu:

"Sen Harb'm oğullarına katılmış birisin,

Bana iki kızımdan bile daha çok sevimlisin,

Ben seni yalnızca kardeş, amca ve amcaoğlu olarak görüyorum.

Ancak sen beni nasıl görüyorsun?"

Ubeydullah da ona: "Vallahi ben seni kötü bir şair olarak görüyorum." demiş, sonra onu affetmiş ve kestiği maaşını yeniden ödemeye başlamıştı.

Ebu Maşer ile Vakidî dediler ki: Bu senede (hicretin ellidokuzuncu senesinde) Osman b. Muhammed b. Ebi Süfyan insanlara hacc ettirdi. Bu senede Medine valisi, Velid b. Utbe b. Ebi Süfyan'dı. Küfe valisi Nu-man b. Beşir'di. Kûfe'nin kadısı Şureyh'ti. Basra valisi Ubeydullah b. Ziyad idi. Sicistan valisi Abbad b. Ziyad'dı. Kirman valisi Şerik b. Aver el-

Harisi idi- Daha önce oranın valisi Ubeydullah b. Ziyad idi.

Bu Sene Vefat Eden Bazı Şahsiyetler

Ibn Cevzî dedi ki: Bu senede Üsame b. Zeyd vefat etti. Sahih kavle göre -önceki kısımlarda da anlatıldığı gibi- Üsame, hicretin elli sekizinci senesinde vefat etmiştir.