Abdurrahman b. Eş'as el-Kindî, bu senede öldürüldü. Bundan sonraki senede öldürüldüğü de söylenmiştir. Doğrusunu Allah bilir. Onun öldürülmesi şöyle vuku buldu: Haccac, Abdurrahman'ın sığındığı Türk hükümdan Rutbil'e bir mektup yazdı. Mektubunda ona şöyle dedi: «Kendisinden başka ilah bulunmayan Allah'a yemin ederim ki, eğer İbn Eş'as'ı bana göndermezsen senin ülkene 1.000.000 savaşçı gönderir ve ülkeni tahrib ederim.»
Rutbil, Haccac'ın tehdidinin ciddi olduğunu anlayınca bu hususta komutanlarından birine danıştı. Komutan da ona, İbn Eş'as'ı -ülkelerini harab edip şehirlerinin çoğunu ele geçirmeden önceHaccac'a teslim etmesini tavsiye etti. Rutbil de Haccac'a haber göndererek, on yıl süreyle kendisiyle savaşmamasını ve ona senelik olarak 100.000 dirhem haraç vermeyi şart koştu. Haccac, onun bu şartını kabul etti. Denildiğine göre Haccac, ona arazilerinin haracını yedi yıl süreyle vermeyebileceği vaadinde bulundu. İşte o esnada Rutbil, İbn Eş'as'a ihanet etti.
Başka bir rivayette anlatıldığına göre Haccac, ona: «Onu eli kolu bağlı vaziyette huzuruna al ve boynunu vur, başını da bana gönder.» diye emretmişti.
Diğer bir rivayete göre İbn Eş'as, o esnada şiddetli bir hastalığa yakalanmıştı. Can çekişirken Rutbil tarafından öldürülmüştür. Meşhur rivayete göre İbn Eş'as ve otuz kadar yakım, Rutbil tarafından tutuklanarak zincirlere ve bukağılara vurulmuş, elçileri ile birlikte Haccac'a gönderilmişti. Bir süre yol aldıktan sonra Recih denen yere vardıklarında îbn Eş'as -zincire vurulu vaziyette- bir köşkün damına çıkmış, beraberinde kaçmasını Önleyecek bir bekçi de bulunduğu halde kendini köşkün damından aşağıya atmış, bekçisi de kendisi ile birlikte yere düşmüş ve ikisi birlikte ölmüşlerdi. Elçi de gelip İbn Eş'as'm başını kesmiş, beraberindeki adamlarını öldürmüş ve kesik başlarını Haccac'a göndermişti. Haccac da İbn Eş'as'm. kesik başını Irak sokaklarında ve caddelerinde dolaştırmış, sonra Abdülmelik'e bildirmiş, o da kesik başı Şam'da dolaştırmış, sonra kardeşi ve Mısır valisi Abdülaziz'e göndermiş, o da bu kesik başı Mısır'da dolaştırmış-tı. Sonra Abdülaziz, bu kesik başı Mısır'da defnetmişti. İbn Eş'as'ın geride kalan cüssesi ise Recih'te defnedilmişti. Şairin birisi, bu hususta şöyle demiştir:
«Baş ile gövdenin defin yerleri ne kadar da birbirinden uzaktır. Baş Mısır'da, gövde ise Recih'tedir.» İbn Cerir'in anlattığına göre İbn Eş'as, hicretin seksenbeşinci senesinde öldürülmüştür. Doğrusunu Allah bilir.
Sözünü ettiğimiz bu Abdurrahman, Ebu Muhammed b. Eş'as b. Kays'tır. Bazıları derler ki, bunun asıl adı, Abdurrahman b. Kays b. Muhammed b. Eş'as b. Kays el-Kindi el-Kûfî'dir. Ebu Davud ile Ne-seî, onun babası ve dedesi tarikiyle İbn Mesud'tan şu hadisi rivayet ettiğini nakletmişîerdir:
«Satıcı ile müşteri ihtilafa düştüklerinde eşya ortada duruyorsa söz satıcınındır ya da ikisi müşterek olurlar.»
Ebu Umeys de bu zattan hadis rivayet etmiştir. Başka bir rivayette anlatıldığına göre Haccac, Abdurrahman'ı hicretin doksanıncı senesinden sonra öldürtmüştür. Doğrusunu Allah bilir.
Abdurrahman b. Eş'as, Kureyşlilerden olmadığı halde kendisine emirlik bey'atı yapanlara çok şaşıyorum. O, Kureyşli değil, Yemen'in Kinde şehrinden bir kimse idi. Sakife gününde sahabeler, emirliğin ancak Kureyşlilere özgü olacağı hususunda icma yapmışlardı. Hatta Ebu Bekir es-Sıddık, buna karşı çıkanlara bu husustaki hadisi delil olarak ileri sürmüştü. Ensârîler; "Bir emir kendilerinden, bir emir de Muhacirlerden olsun." diye teklifte bulunmuşlar; Hz. Ebu Bekir, bu teklifi de kabul etmemişti. Sonra bütün bunlarla birlikte Sa'd b. Uba-de -daha önce karşı çıktığı halde- görüşünden vazgeçmişti. Böyle olduğu halde nasıl olur da Kureyşli olmayan Kindeli bir adamın halifeliğine bey'at edilir? Emirliğine ve halifeliğine bey'at edilmiş ve senelerce Müslümanlara halifelik ve emirlik yapmış Kureyşli bir kimseyi görevden alıp, ehl-i hal ve'1-akdin üzerinde ittifak etmedikleri Kindeli Abdurrahman b. Eş'as'ın halifeliğine ve emirliğine nasıl bey'at ederler? Bu nasıl iştir? İşte bu büyük hata nedeniyle büyük çapta huzursuzluklar ve kötülükler meydana geldi. Çok sayıda insan bu yüzden Öldürüldü. İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râciun.

