Amir de hicretin 104. senesinde vefat eden şahsiyetlerdendir.
Bu zat, Hemedanlıdır. Künyesi Ebu Amr'dir. Küfe halkının en âlimiydi. İmam ve nafizdi. Çok
çeşitli ilimlerden haberdardı. Sahabelerden bazısına yetişti. Bir tabii cemaatından rivayetlerde
bulunmuştur. Ebu Miclez; «Şa'bî'den daha fakih birini görmedim.» demiştir. Mekhul: «Geçmiş
seneleri ondan daha iyi bilen birini görmedim.» demiştir. Davud el-Evdî dedi ki: «Şa'bî, bana:
"Haydi kalk, yanıma gel de sana biraz ilim öğreteyim." dedi. Aslında o ilmin başıydı. Ben de
kendisine: "Bana ne öğreteceksin?" diye sorduğumda şöyle dedi: «Bilmediğin birşey sana sorulacak
olursa: "Bunu Allah daha iyi bilir." de. Çünkü böyle demek çok güzel bir ilimdir.»
Amir, şöyle demişti: «Bir adam, Yemen'in en uzak mıntıkasından gelse ve ömrünün ileriki
zamanlarında kendisine fayda verecek bir kelimeyi ezberlemese, onun bu yolculuğu boşa gitmiş
olmaz. Ama dünya veya şehvetler uğruna yolculuğa çıkmak üzere şu mescidin dışına çıksa, yine de
bu birkaç adımlık seferinin işkence ve boşuna harcanmış bir çaba olduğuna kaniyim. İlim, vücuttaki
kıllar sayısından daha çoktur. Sen her ilimden en güzelini al ve öğren.»

