Âlim, abid, zahid, mütevazi ve az konuşan bir adamdı. Sahabe grubundan, tabiin grubundan çok rivayetleri vardır.
Bu zatın güzel sözlerinden bazı örnekler nakletmek istiyorum:
«Senden daha büyük bir Müslümam gördüğün zaman, "Ben masi-yet ve günahlara koşarak onu geride bıraktım. O, benden daha hayırlıdır" de.
Kardeşlerinin sana ikramda bulunup saygı gösterdiklerini görürsen: "Bu Rabbimin lütfundandır." de, eğer onların bir kusurunu görürsen: "Bu benim işlediğim bir günahtan ötürüdür." de.
Ey ademoğlu! Senin durumun nedir biliyor musun? Dilediğin müddetle su ve mihrabla başbaşa kal, temizlen. Aziz ve Celil olan Rabbinin huzuruna gir. Seninle onun arasında ne bir tercüman ne de bir aracı olmasın.
Kul tamahkarlık ve öfke ile ilişkisini kesmedikçe takvalı olamaz.
Bir adamın kendi ayıplarını unutarak insanların ayıpları ile uğraştığını görürsen onun tuzağa düşürüldüğünü bilin.
İsrailoğullarmdan bir adam iyi işler yaparak, güzel ameller işleyerek salihlik mertebesine ulaştığında, insanlar arasına çıkıp yürüdüğü zaman onu bulutlar gölgelerdi.
Üzerinde kendisini gölgelendiren bulut olduğu halde salih bir adam, başkasının yanına gitti. Adam onu görünce saygı gösterdi. Allah'ın kendisine bu ikramda bulunuşundan ötürü hürmet etti. Ancak üzerinde bulut bulunan kişi, kendisine saygı gösteren adamı küçüm-sedi. Cenâb-ı Allah da buluta emir vererek onun üzerinden kalkıp küçümsediği adamın üzerine geçmesini istedi. Çünkü o adam, Aziz ve Celil olan Allah'ın emrine saygı göstermişti.
Ebu Bekir, çok namaz ve çok oruç ile o adamları geçemedi, ama kalbine yerleşmiş imanı ile geçip geride bıraktı.»
Raşid B. Sa'd El-Mıkrani El-Humusî
Uzun bir ömür yaşadı, sahabeler cemaatından rivayetlerde bulundu. Abid, salih, zahid bir insandı. Yüce Allah, ona rahmet etsin.

