Bu senede Ebu Mezher ve Ebu Ubeyd el-Irbaz b.. Sariye'nin ifadelerine göre Ebu Nüceyh vefat etmiştir. Bu zat, Humus'ta yaşamıştı. Kadri yüce bir sahabe idi. İslâmiyet'in ilk zamanlarında Amr b. An-bese ile birlikte Müslüman olmuş, Suffa'ya yerleşmişti. Berâe sûresinde de anlatıldığı gibi, savaşmak üzere sefere çıkmak için kendilerine binek verilmesini Rasûlullah'tan isteyen, ancak Rasûlullah kendilerine binek veremeyince ağlayan sahabelerdendir. Bu husus, şu ayet-i kerimede anlatılmaktadır: «Binek vermen için sana geldiklerinde, "Size binek bulamıyorum." dediğin zaman, sarfedecek birşey bulamadıkları için üzüntüden gözyaşı dökerek geri dönenlerede sorumluluk yoktur.» (Berâe, 92.) Bunlar, dokuz arkadaştılar.
Ebu Nüceyh, şu hadisin ravisidir: «Rasûlullah (s.a.v.), bize şöyle bir hutbe irad etti ki, o hutbeden kalpler korktu, gözler yaşardı...»
Ebu Nüceyh, şu hadisi de rivayet etmiştir: «Peygamber (s.a.v.), birinci safta üç, ikinci safta da bir kılardı.»
İrbaz, yaşlı bir adamdı. Cenâb-ı Allah'tan kendisini vefat ettirmesini ister ve şöyle dua ederdi: «Allah'ım, yaşım ilerledi, kemiklerim zayıfladı, beni yanma al.»

