Bu zatın asıl adı, Abdurrahnıan b. Mül el-Basrî'dir. Cahiliye zamanına yetişmiş ve o zamanda iki kez haccetmiş, Peygamber Efendimiz'in sağlığında İslâm'a girmiş, ancak onu görememiştir. Onun sağlığında zekat memurlarına üç sene süreyle zekatım ödemiştir. Peygamber Efendimiz'in sağlığında yaşayıp Müslüman olan ve onu görmeyen bu gibi kimselere hadis imamları, "muhadrem" adını verirler. Ebu Osman, Hz. Ömer zamanında Medine'ye hicret etmiş; ondan, Ali'den, İbn Mesud'dan ye bir grup sahabeden hadis dinlemiş, Sel-man-ı Farisî ile oniki sene arkadaşlık etmiş, nihayet onu defhetmişti. Tabiilerden ve diğerlerinden bir cemaat da kendisinden hadis rivayet etmişlerdir. Kendisinden rivayet edenler arasında Eyyüb, Humeyd et-Tavil ve Süleyman b. Turhan et-Teymî de vardır.
Asım el-Ahvel dedi ki: «Ebu Osman'ın şöyle dediğini işittim: "Cahiliye zamanında yaşadım. Yağus, kurşundan yapılmış bir put idi, iyi koşan bir deveye yüklenirdi. Bir vadiye gelindiğinde deve oraya çökerdi. Devenin etrafındakiler de: "Rabbimiz, bu vadiyi sizin için uygun gördü." derler ve orada mola verirlerdi."»
Yine Asım el-Ahvel dedi ki: "Ebu Osman'a: «Peygamber (s.a.v.)'in zamanına yetiştin mi?» diye sorduklarında o, şu cevabı vermişti: «Evet, onun zamanında Müslüman oldum. Ona üç kez zekat ödedim, ama onu göremedim (Ona zekat ödedim, demekle Rasûlullah'm görevlendirdiği kimselere zekat verdiğini kasdetmiştir.). Yermük,,Kadi-siye, Celûla ve Nihavend savaşlarına katıldı.»
Ebu Osman, çok oruç tutan, çok namaz kılan bir kimseydi. Devamlı oruç tutar, geceleyinde hep namaz kılardı. Bunu terketmezdi, takati kesüinceye kadar namaz için kıyamda dururdu. Hac ve umre için olmak üzere altmış kez Mekke'ye gitti.
Süleyman et-Teymî dedi ki: «Ebu Osman'ın günah işlediğini sanmıyorum. Çünkü o, geceleri namaz kılar, gündüzleri de hep oruç tutardı.»
Ravinin biri, Ebu Osman en-Nehdî'nin şöyle dediğini nakletmiş-tir: «130 sene yaşadım, bendeki herşey değişti, ama emelimi değişti-remedim, emelim eskiden nasıl idiyse şimdi de aynıdır.»
Sabit el-Benanî, Ebu Osman'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Aziz ve Celil olan Rabbimin beni ne zaman andığını bilirim." Kendisine: "Bunu nasıl biliyorsun?" diye sorduklarında şu cevabı vermişti: Yüce Allah buyuruyor ki: «Artık beni anın, ben de sizi anayım.» (ei-Ba-kara, 152.) Ben, Allah'ı andığımda Allah da beni anar."
Ravinin biri dedi ki: Biz, Allah'a dua ettiğimizde Ebu Osman şöyle söylerdi: Vallahi, Cenâb-ı Allah duamıza icabet etti. Çünkü O, bir ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: «Bana dua edin ki, size icabet edeyim.» (el-Mü'min, 60.)
Ebu Osman'ın 130 sene yaşadığı söylenmiştir. Heşin ile diğerleri böyle demişlerdir. Medainî ile başkaları onun 100 sene yaşadığını söylemişlerdir. Fellas'ın ifadesine göre ise, doksanbeş sene yaşamıştır. Sahih kavle göre o, 100 sene yaşamıştır, Doğrusunu Allah bilir.
Hicretin 100. senesinde Abdülmelik b. Ömer b. Abdülaziz vefat etti. Bu zat, ibadet ve insanlardan ayrı yaşama, uzlete çekilme hususunda babasından daha üstündü. Babasıyla yaptığı güzel konuşmalar ve babasına yaptığı öğütler vardır.

