Ebu Şa'sa, üç şeyde pazarlık yapmazdı. Mekke'ye yük ve yolcu getirmek için ücret pazarlığı yapmazdı. Azad etmek için satın alacağı köleyi satın alırken sahibiyle pazarlık etmezdi. Kurbanlık hayvan satın alırken de pazarlık etmezdi ve şöyle derdi: «Kendisiyle Allah'a yaklaşılacak ve sevab kazanılacak birşeyde pazarlık yapılmaz.»
İbn Şirin dedi ki: «Ebu Şa'sa, dinar ve dirhemler yanında Müslüman bir kimseydi.»
Ben de derim ki: Ebu Şa'sa, şu şiirde anlatılan vasıflara sahip bir
kimseydi:
«Ben gördüm, siz bundan başka birşeyi zannetmeyin ki, takva şu dirhemler yanındadır.
Eğer dirheme sahib olursan, sonra da onu umursamayıp bırakırsan,
Bil ki sen tam bir Müslümanın takvasına sahipsin.»
Ebu Şa'sa dedi ki: «Bir yetime veya miskine bir dirhemi sadaka olarak vermek, benim için farz olan İslâm haccından sonra yapılacak olan nafile hacdan daha sevimlidir.»
Ebu Şa'sa, kendisine ilim verilen kimselerdendi. Basra'da fetva verirdi. Cabir b. Abdullah gibi bir sahabeye Basrahlar, fikhî bir mesele sorduklarında o: «Aranızda Ebu Şa'sa gibi biri varken bu meseleyi bize nasıl sorarsınız?» derdi.
Cabir b. Abdullah, Ebu Şa'sa'ya şöyle demişti: «Ey İbn Zeyd! Sen Basra fıkıhçılanndansm ve senden fetva sorulacaktır. Sorulduğunda ancak konuşulan bir Kur'ân ayeti veya tatbik edilen bir sünnet ile fetva ver. Bunu yaparsan ne âlâ, aksi takdirde hem kendini, hem de sana fetva soranları mahvedersin.»
Amr b. Dinar dedi ki: «Cabir b. Zeyd (Ebu Şa'sa)'ten daha iyi fetva veren ve fetvayı daha iyi bilen başka kimse görmedim.»
lyaz b. Muaviye dedi ki: «Basralılara gittim. Müftüleri Ummanlı
ir b. Zeyd (Ebu Şa'sa) idi.»
K, Ebu Şa'sa'nm defnedildiği günde: «Bugün yeryüzünün en âlim adamı defnedildi.» dedi.
Süfyan b. Uyeyne, Ebu Şa'sa'nın şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Hakem b. Eyyüb, aralarında benim de bulunduğum birkaç kişiyi kadılığa tayin etti. Eğer ben bu kadılık işinde yalnış bir iş yapacak olsam, bineğime biner ve yeryüzünden kaçıp giderim.»
Ebu Şa'sa şöyle demiştir: «İyilik amellerine baktım, namazın bedeni yorduğunu, ama malı tüketmediğini gördüm. Oruç da böyledir. Hacca gelince o, hem malı hem de bedeni yorup tüketir. Böyle olunca haccm, namazdan da oruçtan da daha faziletli olduğunu gördüm.»
Ebu Şa'sa, bir defasında bir bahçeden bir avuç toprak aldı. Sabah olunca o toprağı tekrar aynı bahçeye attı. Bahçe sahipleri dediler ki: «Eğer Ebu Şa'sa, buradan her geçtiğinde bir avuç toprak alsa bahçede toprak kalmaz.»
Ebu Şa'sa dedi ki: Cuma günü mescide geldiğinde dur ve şöyle de: «Allah'ım, bugün beni sana yönelenler arasında en iyi yönelen bir kimse kıl. Sana yaklaşmak isteyenlerinde en iyi yaklaşanı kıl. Sana dua edip yönelenler arasında en başarılı kıl.»
Seyyar, Haccac b. Ebi Uyeyne'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Cabir b. Zeyd (Ebu Şa'sa), bizim namazgahımıza gelirdi. Yine bir gün geldiğinde ayaklarında eski ayakkabıları vardı, şöyle dedi: «Ömrümün altmış senesi geçti, yapmış olduğum hayırlar dışında şu eski ayakkabılarım, geçmiş ömrümden daha çok hoşuma gidiyor.»
Salih ed-Dehhan dedi ki: «Cabir b. Zeyd'in eline hileli bir para geçtiğinde, başka bir Müslüman o parayla aldatılmasın, diye kırıp yere atardı.»
İmam Ahmed b. Hanbel, Malik b. Dinar'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Cabir b. Zeyd, yanıma geldi. O sırada ben Mushaf yazıyordum. Ona dedim ki:
- Ey Ebu Şa'sa, (Cabir b. Zeyd'in künyesi Ebu Şa'sa idi) şu yaptığım işe ne dersin?
- Evet, senin bu yaptığın iyi bir iştir. Allah'ın kitabını bir yapraktan bir yaprağa, bir ayetten başka bir ayete, bir kelimeden başka bir kelimeye naklediyorsun. Bu helaldir ve bunda herhangi bir sakınca yoktur.»
Malik b. Dinar dedi ki: «Ebu Şa'sa'ya şu ayet-i kerimeyi sordum: "O takdirde sana, hayatın da ölümün de kat kat azabını tattırırdlk.» (el-İsrâ, 75.)
Bu sorum üzerine Ebu Şa'sa şöyle dedi: «Dünya azabının kat katını ve ahiret azabının kat katını sana tattırırdık.» «Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.»
Süfyan, Ebu Umeyr Haris b. Ümeyr'in şöyle dediğini rivayet etmistir:
«Vefatı esnasında Ebu Şa'sa'ya sordular:
- Ne arzu ediyorsun, ne istiyorsun?
- Hasanı görmek istiyorum.»
Sabit'ten gelen bir rivayette de şöyle denilmektedir: «Ebu Şa'sa'nın hastalığı ağırlaştığında kendisine neyi arzuladığını sordular, O da Hasan'ı görmek istediğini söyledi. Bunun üzerine ben, Hasan'm vanına gittim, durumu ona anlattım. O da bineğine binip geldi. Ebu «a'sa'nın odasına girdiğinde o, ailesine: «Beni oturtun.» dedi, oturunca şöyle demeye başladı: Ateşten ve kötü hesaptan Allah'a sığınırım.»
Hammad b. Zeyd, Haccac b. Ebi Uyeyne'nin şöyle dediğini rivayet
etmiştir:
«Ebu Şa'sa'yı, kadınların en güzellerinden biri olan Hind binti
Mühelleb b. Ebi Süfra'nm yanında anlatırken, onun İbazi (Harici) olduğunu söylediler. Hind de şöyle cevap verdi: «Ebu Şa'sa, insanlar arasında bana ve anneme en yakın olan kimseydi. Onun böyle biri olduğunu zannetmiyorum. Beni yüce Allah'a yaklaştıracak her neyi biliyorsa mutlaka bana söyler, o şeyi yapmamı emrederdi. Beni yüce Allah'tan uzaklaştıracak her neyi biliyorsa, beni o şeyi yapmaktan me-nederdi. Beni, İbaziliğe (Hariciliğe) asla davet etmedi ve öyle olmamı da emretmedi. O, bana başörtümü nereye kadar sarkıtacağımı emrederdi.» Böyle derken de Hind, elini alnının üzerine koydu.
Ebu Şa'sa, bir sahabe cemaatından hadis rivayet etmişti. Hadis rivayetlerinin çoğu, İbn Ömer ile İbn Abbas'tan gelmiştir.

