El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ferezdak

Asıl adı, Hemmam b. Ğalib b. Sa'saa b. Naciye b. İkal b. Muham-med b. Süfyan b. Mücaşi1 b. Darim b. Hanzele b. Zeyd b. Menat b. Mürr b. Edd b. Tabiha Ebu Firas b. Ebi Hatal et-Temimi elBasrî'dir. Ferezdak lakabıyla …

Asıl adı, Hemmam b. Ğalib b. Sa'saa b. Naciye b. İkal b. Muham-med b. Süfyan b. Mücaşi1 b. Darim b. Hanzele b. Zeyd b. Menat b. Mürr b. Edd b. Tabiha Ebu Firas b. Ebi Hatal et-Temimi elBasrî'dir. Ferezdak lakabıyla tanına meşhur şairdir. Dedesi Sa'saa b. Naciye, sahabedir. Dedesi, Rasûlullah (s.a.v.)'m ziyaretine gitmişti. Cahiliye döneminde diri diri toprağa gömülen kızları toprağa gömülmekten kurtarır, canlarım bağışlardı.

Ferezdak, babasıyla birlikte Hz. Ali'nin yanma gittiğini anlatır. Hz. Ali, babasına Ferezdak'ı göstererek, kim olduğunu sorunca oğlu olduğunu ve aynı zamanda şair olduğunu söylemiş; Hz. Ali de: «Ona kıraati öğret. Onun için kıraat, şiirden daha hayırlıdır.» demişti.

Ferezdak, Irak'a giderken, Hz. Ali'nin oğlu Hüseyin'i görmüş ve onu dinlemişti. Ayrıca Ebu Hüreyre, Ebu Said el-Hudrî, Arfece b. Es'ad, Zürare b. Kerb, Tirmah b. Adiy adındaki şairi görmüş ve dinlemiş, onlardan rivayetlerde bulunmuştur. Halid el-Hiza, Mervan el-Asgar, Haccac b. Haccac el-Ahvel ve bir cemaat ondan rivayetlerde bulunmuşlardır. Amcası Habbab'm mirasını istemek üzere Muaviye'-nin yanma gelmişti. Ayrıca Velid b. Abdülmelik'in ve kardeşinin de yanına gelmişti. Fakat bu konudaki rivayet sahih değildir.

Eş'as b. Abdullah, Ferezdak'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Ebu Hüreyre, ayaklarıma baktı ve: "Ey Ferezdak, ayaklarının küçük olduklarını görüyorum, bunlar için Cennet'te bir yer ara." dedi. Ben de: "Günahlarım çoktur." diye cevap verince Ebu Hüreyre, şu karşılığı verdi: "Zararı yok, çünkü ben, Rasûlullah (s.a.v.)'m: «Batıda bir kapı vardır, bu kapı tevbe için açık bırakılmıştır. Güneşin battığı yerden doğuşuna kadar kilitlenmeyecektir.» diye buyurduğunu işittim.»

Muaviye b. Abdülkerim, babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Ferezdak'm yanına gittim, yerinden kımıldadığında ayaklarında bukağı bulunduğunu gördüm. Bu nedir? diye sorduğumda bana şu cevabı verdi: «Kur'ân'ı ezberleyinceye kadar bunları ayağımdan çıkarmamaya yemin ettim.»

Ebu Amr b. A'lâ dedi ki: «Şehirde ikamet eden bütün bedevilerin dillerinin bozulduğunu gördüm. Ancak Rü'be b. Haccac ile Ferezdak hariç. Bunlar şehirde uzun süre ikamet ettikleri halde dilleri daha da güzelleşti ve keskinleşti.»

Ebu Saf el'in rivayetine göre Ferezdak, karısı Nevvar'ı üç talakla boşamış, sonra o gelip Hasan-ı Basrî'yi bu boşamaya şahit tutmuş, ancak bir süre sonra buna pişman olmuş ve şu şiiri okumuştu:

«Eğer elime ve kalbime hakim olsaydım,

Kader benim için muhayyerlik hakkı bırakırdı.

Sabahleyin Nevvar'ı boşadığımdan ötürü,

Kuyruğunu bacak arasına vuran köpek gibi pişman oldum.

Delirmiştim, bu nedenle Nevvare'nin nikahından çıktım.

Tıpkı şeytanın Adem'i Cennet'ten çıkarışı gibi.»

Asmaî ile birden fazla ravi dediler ki: Ferezdak'ın karısı Nevvar binti A'yün b. Dabia el-Mücaşi' vefat ettiği zaman namazını Hasan-ı Basrî'nin kıldırmasını vasiyet etmişti. Cenazeye Basralıların eşrafı da geldiler. Hasan-ı Basrî, katırının üzerinde, Ferezdak da devesinin üzerinde idi. Hasan'a doğru ilerledi. Hasan, Ferezdak'a şöyle sordu:

- Şu insanlar ne diyorlar?

- Bugün bu cenaze töreninde insanların en hayırlısı ve en şerlisi hazır bulundu, diyorlar? En hayırlısı ile seni, en şerlisi ile de beni kastediyorlar.

- Ey Ebu Firas, ben insanların en hayırlısı değilim, sen de insanların en şerlisi değilsin. Sen böyle bir gün için ne hazırladın?

- Seksen seneden beri Lâ ilahe illallah şahadetini hazırladım. Hasan-ı Basrî, Nevvar'ın cenaze namazını kıldırdıktan sonra mezarın başına gittiler. Ferezdak şu şiiri okumaya başladı:

«Mezarın altındaki bu hatun beni affetmezse,

Korkarım ki, bu benim için mezar ateşinden daha şiddetli ve daha sıkıcı olur.

Kıyamet gününde sert bir güdücü ve şiddetli bir sürücü yanıma gelir de Ferezdak'ı ileriye sürerse korkarım.

Darim oğullarından boynu zincirli, eli kelepçeli bir kimse, Cehennem ateşine doğru giderse ziyan eder.

Katrandan gömlekler ve yırtık elbiseler giyinmiş olarak Cehennem ateşine sevk edilir.

İşte o zaman Cehennem'de irin içerler.

irinin sıcaklığından eriyip parçalandıklarını görürsün.»

Hasan-ı Basrî, toprağı ıslatmcaya kadar ağladı. Sonra Ferezdak'ı kucaklayıp şöyle dedi: «Daha önce insanlar arasında en çok kızdığım adam sendin, ama bugün insanlar arasında en çok sevdiğim insan sen oldun.»

Bazı kimseler Ferezdak'a şöyle sordular: «İffetli ve suçsuz kadınlara iftira ederken Allah'tan korkmuyor musun?» Bu soruya Ferezdak şu cevabı verdi: «Yemin ederim ki Allah, kendileriyle çevremi görmekte olduğum gözlerimden daha çok sevdiğim bir varlıktır. O, bana nasıl azab edecektir?»

Önceki kısımlarda da anlattığımız gibi Ferezdak, hicretin 110. senesinde Cerir'in vefatından kırk gün önce (başka bir rivayete göre bir ay önce) vefat etmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

Hasan ile İbn Sirin'e gelince, bunlardan herbirinin biyografisini "Tekmil" adlı kitabımızda detaylı olarak anlatmışızdır. Allah, bize yeter. O, ne güzel vekildir.