El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hasan B. Ebil-Hasan

Babasının adı Yesar idi. Ebred ise, Ebu Said ei-Basrî'dir. Bu zat, Zeyd b. Sabit'in azatlısı idi. Başka bir rivayette anlatıldığına göre Ca-bir b. Abdullah'ın azatlısıydı. Başkasının azatlısı olduğunu söyleyenler de …

Babasının adı Yesar idi. Ebred ise, Ebu Said ei-Basrî'dir. Bu zat, Zeyd b. Sabit'in azatlısı idi. Başka bir rivayette anlatıldığına göre Ca-bir b. Abdullah'ın azatlısıydı. Başkasının azatlısı olduğunu söyleyenler de vardır. Annesi Hayyire idi. Hayyire, Ümmü Seleme'nin cariyesi idi. Ümmü Seleme'ye hizmet ederdi. Bazen onu bir iş için başka yere gönderince süt emmekte olan oğlu Hasan'ı unuturdu. Ümmü Seleme, memesini Hasan'ın ağzına koyarak onunla meşgul olur, ona süt em-dirirdi. Rivayet olunduğuna göre Hasan'a bahşedilen hikmet ve ilimler işte Rasûlullah'a mensub olan o iki memeden emdiği sütten kaynaklanmaktadır. Sonra küçük yaştayken annesi onu sahabelerin yanına götürür, sahabeler ona dua ederlerdi. Hz. Ömer'in kendilerine dua ettiği kimselerdendi. Hz. Ömer, ona şöyle dua etmişti: «Allah'ım, onu dinde fakih kıl ve onu insanlara sevdir.»

Bir defasında Enes b. Malik'e bir mesele sordular. O da şöyle dedi: «Bunu mevlamız Hasan'dan sorun. Çünkü o da Rasûlullah'tan dinledi, biz de dinledik. O, aklında tuttu, ama biz unuttuk.»

Yine bir defasında Enes, şöyle demişti: «Aralarında şu iki âlim ihtiyar bulunduğu için Basralılara gıpta ediyorum.» İki yaşlı âlim sözü ile Hasan'ı ve ibn Sirin'i kasdetmişti.

Katade dedi ki: «Hangi fakih adamla aynı mecliste oturduysam, mutlaka Hasan'ın ondan daha üstün olduğunu gördüm. Gözlerim Hasan'dan daha fakih birini görmüş değildir.»

Eyyüb dedi ki: «Bir adam Hasan'la birlikte üç kez hacca gidip arkadaşlık yaptığı halde onun heybetinden çekindiği için ona birşey soramazdı.»

Şa'bî, Basra'ya gelmek isteyen bir adama dedi ki: «Basralıların en yakışıklı ve en heybetli adamını görürsen bil ki, o Hasan'dır ve ona benden selam söyle.»

Yunus b. Ubeyd dedi ki: «Adam, Hasan'a bakınca ondan yararlandırdı. Onun amelini görmese de, konuşmasını dinlemese de ondan istifade ederdi.»

A'meş dedi ki: «Hasan hep hikmeti ezberler ve aklında tutardı ve eninde sonunda onu anlatırdı.»

Ebu Cafer, Hasan'dan bahsedince şöyle derdi: «Onun konuşması, peygamberlerin konuşmasına benzer.»

Muhammed b. Sa'd dedi ki: «Anlatıldığına göre Hasan, ilim ve ameli birleştiren ve kendinde toplayan bir kimse idi. Üstün bir âlim, fakih, mutemed, güvenilir, abid, zahid bir kimseydi. İlim ve ameli çoktu. Fesahat sahibi, yakışıklı ve endamı düzgün bir insandı. Mekke'ye geldi, taht üzerinde oturdu. Alimler çevresinde oturdular, insanlar gelip yanında toplandılar. Onlara faydalı şeyler anlattı.»

Tarihçiler dediler ki: Hasan, hicretin 110. senesinin receb ayında seksensekiz yaşında vefat etti. Onunla Muhammed b. Sirin'in vefatları arasında yüz günlük bir ara vardır.Muhammed b. Şirin Ebu Bekir b. Ebi Amr el-Ensârî. Enes b. Malik en-Nadrî'nin azatlısıdir. Ebu Muhammed, Aynüttemr gazasında Halid b. Velid tarafından esir alınan kimselerdendir. Enes, onu satın almış, sonra belli bir bedel karşılığında azad etmişti. Daha sonra Ebu Muhammed'in hayırh çok evladı doğmuştu. İlk oğlu Muhammed, onun hayırlı evlatlarından biri idi. Diğer çocukları da şunlardı: Enes, Mabed, Yahya, Hafsa ve Kerime. Hepsi güvenilir, değerli tabiilerdir. Allah, onlara rahmet etsin.

Buharî dedi ki: «Muhammed b. Şirin, Hz. Osman'ın halifeliğinin bitimine iki sene kala doğdu.»

Hişam b. Hassan dedi ki: «Muhammed b. Şirin, gördüğüm ve kendisine kavuştuğum en doğru insandı.»

Muhammed b. Sa'd dedi ki: «Muhammed b. Şirin, güvenilir, mu-temed, âlim, yüksek hasletlere sahip, fakih, imam bir kimseydi. İlim ve takvası çoktu. Yalnız kulağı biraz ağır işitirdi.»

Müerrik el-İclî dedi ki: «İbn Şirin kadar takvasında bilgili, bilgisinde de takvalı başka bir adam görmedim.»

îbn Avn dedi ki: «Muhammed b. Şirin, bu ümmet için insanlar arasında kendisine ümit beslenen en yüce insandır ve insanlar arasında kendini en fazla muhafaza eden kimsedir ve yine insanlar arasında nefsinden en çok korkan kimsedir. Irak'ta Muhammed b. Şirin, Hicaz'da Kasım b. Muhammed, Şam'da da Reca b. Hayve kadar dünyada en çok ağlayan başka bir kimse göremedim.» İnsanlar, onun rivayetine göre hadisleri rivayet ederlerdi. Şa'bî, onun hakkında şöyle derdi: «Şu sağıra bel bağlayın.» Sağır kelimesi ile Muhammed b. Sirin'i kastediyordu.

İbn Şevzeb: «Rüya tabiri hususunda İbn Sirin'den daha cesaretli birini göremedim.» demiştir. Osman el-Bünnî de: «Basra'da yargılama hususunda İbn Sirin'den daha âlim kimse göremedim.» demiştir.

Anlatıldığına göre İbn Şirin, hicri 110. senenin şevval ayının dokuzunda Hasan'dan yüz gün sonra vefat etmiştir.