Mesleme b. Abdülmelik ile kardeşi oğlu Abbas, Rum illerine gaza yaptılar. Çok sayıda adam öldürdüler ve kaleler fethettiler. Fethettikleri kalelerden bazıları şunlardı: Suriye, Amuriye, Hirakle ve Kamu-diye. Çok miktarda ganimet elde ettiler, çok sayıda adamı esir aldılar.
Kuteybe b. Müslim, Suğd, Nesef ve Keş illerine gaza yaptı. Oralarda çok sayıda Türklerle karşılaştı, onlarla savaştı, mağlub etti ve onları öldürdü. Sonra Buhara üzerine yürüdü. Buhara'yı savunan çok sayıda Türkle karşılaştı. Harkan denen yerde onlarla iki gün gece savaştı ve onları yendi. Nehar b. Tevsia, bu hususta şöyle demiştir:
«Harkan'da bir geceyi onlara karşı cephede geçirdik, Harkan'da geçirdiğimiz gece çok uzun oldu.» Kuteybe, daha sonra Buhara meliki Verdan Huzahî'nin üzerine yürüdü. Verdan, onunla şiddetlice savaştı. Kuteybe, onu yenemedi ve Merv'e geri döndü. Merv'de iken Haccac'm mektubu ona geldi. Mektubunda Haccac, onu firardan ve düşmanları karşısında yapmış olduğu ricattan ötürü kınıyordu. Ayrıca Buhara'nm resmini kendisine göndermesini emrediyordu. Kuteybe, Buhara'nın resmini (haritasını) yaparak Haccac'a gönderdi. Haccac da ona mektup yazarak Allah'a yönelmesini, işlediği günahtan ötürü tevbe etmesini ve falanca yerden Buhara üstüne yürümesini emretti. Verdan Huzahî'yi geri püskürtmesini, ihanetten sakınmasını, eğri büğrü yollara sapmamasını istedi.
Velid b. Abdülmelik, Halid b. Abdullah el-Kusarî'yi Mekke valiliğine tayin etti. O da Velid'in emri üzerine Seniyetü Tuva ve Seniyetü Hacun yanında kuyu kazdı. Kuyudan tatlı su çıktı, insanlar o sudan yararlanıyorlardı.
Vakidî, Beni Mahzum'un azatlısı Nafî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Halid b. Abdullah el-Kusarî'nin Mekke minberinde halka hitab ederken şöyle dediğini işittim: "Ey insanlar! Bana söyleyiniz. Bu iki kişiden hangisi daha üstündür? Adamın ailesine vekil olarak bıraktığı halefi mi, yoksa onlara gönderdiği elçisi mi? Allah'a yemin ederim ki, sizler halifenin üstünlüğünü bilmiyorsanız ben sizlere şunu söyleyeyim: Halilürrahman İbrahim, Rabbinden su istedi, o da ona tuzlu ve acı bir su verdi. Diğer taraftan halife, Allahtan su istedi, ona tatlı ve hoş bir su içirdi." Halid, tuzlu su ile Zemzem'i, tatlı su ile de Hacun tepesinde ve Tuva tepesinde kazmış olduğu suyu kastediyordu. Buranın suyu tatlı idi. Bu su alınıyor ve üstünlüğünün anlaşılması için Zemzem kuyusu yanındaki bir havuza boşaltılıyordu. Ancak daha sonra bu kuyunun suyu çekilmiş ve kurumuştu. Şu anda bu suyun nerede olduğu bilinmemektedir.»
Bu rivayetin senedi garibtir. Eğer söyleyicisi gerçekten söylemiş-se bu söz küfür içermektedir. Bence Halid b. Abdullah el-Kusarî, böyle bir sözü söylemiş değildir. Eğer söylemişse o, Allah düşmanıdır. Haccac b. Yusuf un böyle bir söz söylediğine dair zayıf bir rivayet vardır. Güya o, halifeyi rasûlden (yani Allah'ın gönderdiği elçiden) daha üstün saymıştır. Bütün bu sözler, sahibinin kafir olduğunu ifade etmektedir.
Bu senede Kuteybe b. Müslim, Türk illerine gaza yaptı. Nihayet Azerbaycan taraflarındaki Babü'lEbvab'a vardı. Çok sayıda kale ve şehirleri fethetti.
Ömer b. Abdülaziz, insanlara haccettirdi.
Şeyhimiz Zehebî dedi ki: Bu senede Sicilya ve Mayorka adaları fethedildi.
Musa b. Nusayr, oğlunu Frank Hükümdarı Nikris'in üstüne gönderdi. Çok sayıda beldeler fethetti.
Bu senede önde gelen meşhur şahsiyetlerden Abdullah b. Salebe b. Zuayr vefat etti. Bu zat, tabiilerden olup şair bir kimseydi.
Anlatıldığına göre bu zat, Peygamber (s.a.v.)'in hayatına kavuşmuş, Peygamber (s.a.v.), eliyle onun başını sıvazlamıştı. Zührî, ondan neseb ilmini öğreniyordu.
Bu senedeki valiler, önceki senelerde adlan zikredilen valilerdi.

