Bu senede Hişam b. Abdülmelik, Abdülvahid b. Abdullah en-Nad-rî'yi Medine, Mekke ve Taif valiliklerinden azletti, yerine dayısı oğlu İbrahim b. Hişam b. İsmail el-Mahzumî'yi vali olarak tayin etti.
Said b. Abdülmelik, Anadolu gazvesine gitti.
Müslim b. Said, Fergana ve oraya bağlı kazalara gazaya gitti. Orada Türklerle karşılaştı. İki taraf arasında büyük muharebeler cereyan etti, bu muharebelerde Türklerin hakanı ve birçok adamı öldürüldü.
Cerrah el-Hakemî, Hazar diyarının derinliklerine doğru gitti. Ha-zarlılar, onunla barış antlaşması yaptılar. Ona cizye ve haraç ödediler.
Haccac b. Abdülmelik, Lan şehrine gazaya gitti, orada çok sayıda
insan öldürdü. Bol miktarda ganimet edindi ve salimen geri döndü.
Bu senede Halid b. Abdullah el-Kusarî, Müslim b. Said'i Horasan valiliğinden azletti. Yerine kardeşi Esed b. Abdullah el-Kusarî'yi tayin etti.
Mü'minlerin emiri Hişam b. Abdülmelik, bu senede insanlara haccettirdi. Medine'ye girmeden önce kendisini karşılamasını ve hac nıenasikini kendisine yazmasını Ebu'z-Zinad'a bir mektupla emretti. O
da
gerekeni
yaptı,
insanlar
Medine'den
çıkarak
Hişam
b.
Abdülme-lik'i
yolda karşıladılar/Karşılayanlar arasında Ebu'z-Zinad da vardı. Kendisine verilen emirleri yerine getirmişti. Karşılayanlar arasında Said b. Abdullah b. Velid b. Osman b. Aifan da vardı. Said, Hişam b. Abdülmelik'e şöyle dedi: «Ey mü'minlerin emiri, senin aile efradın bu mübarek yerlerde Ebu Türab'a (Hz. Ali'ye) sürekli lanet ederler, sen de lanetle onu.» Ebu'z-Zinad'ın ifadesine göre Said'in bu sözleri, Hi-şam'ın çok ağrına gitmiş ve o: «Ben buraya herhangi bir kimseye sövmek veya kimseyi lanetlemek için gelmedim, haccetmeye geldim. Başka bir amacım yoktur.» demişti. Sonra Said'den yüz çevirmiş, onunla konuşmasını kesmiş ve Ebu'z-Zinad'a yönelerek onunla konuşmaya başlamıştı.
Mekke'ye vardığında İbrahim b. Talha gelip Hişam'a şikayette bulunarak arazisinin haksız yere elinden alındığını söyledi.
Hişam, ona şöyle dedi:
- Bunu daha önce Abdülmelik'e söylemedin mi?
- Söyledim ama o da bana haksızlık etti.
- Velid'e söylemedin mi?
- Söyledim, ama o da bana haksızlık etti.
- Ömer b. Abdülaziz'e söylemedin mi?
- Söyledim ve arazimi bana geri verdi.
- Ya Yezid ne yaptı?
- Yezid, arazimi tekrar elimden aldı, şimdi arazim senin hükmünde ve elindedir.
- Sende vurulacak yer olsaydı vururdum.
- Evet, bende kılıç ve kırbaç darbelerinin yeri vardır.
Aralarındaki bu konuşmadan sonra Hişam, onun yanından ayrıldı- Ayrılırken de yanındaki adamlara: «Bundan daha fesahatli konu-Şan bir adam görmedim.» dedi. Bu senede,-yani hicretin 106. senesinde Mekke, Medine ve Taif valisi İbrahim b. Hişam b. İsmail idi. Irak ve Horasan valisi, Halid el-Kusarî idi. Doğrusunu, noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah daha iyi bilir.

