El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yüzdördüncü Senesi

Bu senede Horasan naibi Said b. Amr el-Hireşî, Suğdlularla savaştı. Hocent halkını kuşatma altına aldı. Çok sayıda adam öldürdü. Çok miktarda malı ganimet edindi ve cidden çok sayıda insanı tutsak etti. Bu durumu Yezid …

Bu senede Horasan naibi Said b. Amr el-Hireşî, Suğdlularla savaştı. Hocent halkını kuşatma altına aldı. Çok sayıda adam öldürdü. Çok miktarda malı ganimet edindi ve cidden çok sayıda insanı tutsak etti. Bu durumu Yezid b. Abdülmelik'e bir mektupla bildirdi. Çünkü onu, Horasan naibliğine tayin eden Yezid idi.

Bu senenin rebiyülevvel ayında Yezid b. Abdülmelik, Abdurrah-man b. Dahhak b. Kays'ı Haremeyn valiliğinden azletti. Bunun da sebebi şuydu: Abdurrahman, Hüseyin'in kızı Fatıma ile evlenme talebinde bulunmuş, ancak Fatıma, onun bu talebini kabul etmemişti. Abdurrahman ısrar etti, evlenmediği takdirde kendisine zorluklar çıkaracağına dair tehditte bulununca Fatıma, bu durumu Yezid'e bildirerek şikayette bulundu. Yezid de Taif naibi Abdülvahid b. Abdullah en-Nadrî'ye haber göndererek onu Medine'ye vali olarak gönderdi. Abdurrahman b. Dahhak b. Kays'ı, kendisi Şam'da yatağında uzanmış iken sesini duyacak kadar feryad etmesine neden olacak şekilde dövmesini emretti. Ayrıca ondan 40.000 dinar almasını istedi. Abdurrahman, bu durumu haber alınca Şam'a gidip Mesleme b. Abdülmelik'e sığındı. O da kalkıp kardeşi Yezid'in yanına gitti ve şöyle dedi:

- Sana ihtiyacım var.

- Her ne istersen yapacağım. Yalnız Abdurrahman b. Dahhak'ın işi hariç.

- Vallahi benim ihtiyacım da buydu.

- Vallahi senin bu isteğini kabul etmeyeceğim ve onu affetmeyeceğim.

Bunun üzerine Mesleme de onu Medine'ye geri gönderdi. Abdülvahid, onu yakalayıp dövdü. Malını elinden aldı. Onu sadece yün cüb-besiyle bıraktı. O da Medine'de dilencilik yapacak duruma düştü. Medine'de üç sene birkaç ay valilik yapmıştı. Zührî, ona doğru yolu göstermiş ve iyiliği tavsiye etmişti. Bir problemle karşılaştığında çözümünü âlimlere sormasını teklif etmiş, ancak o, bu teklin kabul etmemiş ve gerekeni yapmamıştı. Bu nedenle halk ona kızmış, şairler onu yermiş ve bu akibete maruz kalmıştı.

Bu senede Ömer b. Hübeyre, emrini hafife aldığından dolayı Said b. Amr el-Hireşî'yi görevden aldı ve onu huzuruna çağırttı, cezalandırdı. Ondan çok miktarda para ve mal aldı. Öldürülmesini emretti. Ama sonra da affetti. Horasan'a Müslim b. Said b. Eşlem b. Zür'a el-Kilabî'yi vali olarak tayin etti. Müslim'de Horasan'a gitti. Said b. Amr el-Hireşî'nin zamanında hileli olan paraları saflaştırdı.

Ermeniye ve Azerbaycan naibi Cerrah b. Abdullah el-Hakemî Türk diyarına gazaya gitti. Belencer'i fethetti. Türkleri hezimete uğrattı. Onları, çoluk çocuklarını suda boğdu. Onlardan çok sayıda insanı tutsak etti. Belencer civarındaki kalelerin çoğunu fethetti. Oradaki insanların büyük bir kısmını sürgün etti, Türk hakamyla karşılaştı. Aralarında büyük savaşlar cereyan etti, neticede Hakan yenilgiye uğradı. Müslümanlar, onu ve askerlerini kovalamaya başladılar. Onlardan çok sayıda insan öldürdüler, sayılamıyacak derecede Türk öldürüldü.

Bu sene de Haremeyn ve Taif valisi Abdülvahid b. Abdullan en-Nadrî, insanlara haccettirdi.

Bu senede Irak valisi Ömer b. Hübeyre, onun Horasan'daki naibi de Müslim b. Said idi.

Seffah Ebu'l-Abbas Abdullah b. Muhammed b. Ali b. Abdullah b. Abbas, bu senede doğdu. Seffah lakabıyla bilinen bu zat, Abbasilerin ilk halifesidir. Iraklılardan bir topluluk, bunun babasına gizlice bey'at etmişlerdi.

Hicretin Yüzdördüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler