El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yüzyirmibirînci Senesi

Bu senede Mesleme b. Hişam, Anadolu'ya gazaya gitti. Matamir kalesini fethetti. Mervan b. Muhammed de Sahibüzzeheb beldesini fethetti. Kalelerini ele geçirdi, arazilerini tahrib etti. Sahibüzzeheb de her sene ona 1.000 …

Bu senede Mesleme b. Hişam, Anadolu'ya gazaya gitti. Matamir kalesini fethetti.

Mervan b. Muhammed de Sahibüzzeheb beldesini fethetti. Kalelerini ele geçirdi, arazilerini tahrib etti. Sahibüzzeheb de her sene ona 1.000 kişilik haraç vermeyi taahhüd etti. Bu hususta ona rehine de verdi.

Bu senenin safer ayında Zeyd b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib öldürüldü. Zeydiye taifesi bu zata nisbet edilir. Vakidî böyle demiştir.

Hişam el-Kelbî'nin ifadesine göre Zeyd b. Ali, hicretin 122. senesinin safer ayında öldürülmüştür. Doğrusunu Allah bilir.

Muhammed b. Cerir, Vakidî'ye uyarak onun ölüm sebebini bu sene olayları arasında zikretmiştir. Ölüm sebebi şuydu:

«Zeyd b. Ali, Yusuf b. Ömer'in ziyaretine gelerek ona: «Halid el-Kusarî, senin yanına emanet mal bıraktı mı?» diye sormuş, Zeyd b. Ali de şu cevabı vermişti: «O her cuma günü minberinde atalarıma söverken nasıl olur da bana emanet mal bırakır?» Yusuf da ona, Ha-lid'in kendisine emanet mal bırakmadığına dair yemin etmesini emretti ve yemin ettirdi. Sonra Yusuf, Halid'in zindandan çıkarılıp huzura getirilmesini istedi. Halid, bir aba giyinmiş olarak huzura getirildi. Yusuf ona sordu:

- Sen şu Zeyd'e emanet mal bıraktın mı? Bıraktıysan söyle de alalım.

- Hayır, ben'her cuma günü onun atalarına sövdüğüm halde nasıl olurda kendisine emanet mal bırakırım?

Bunun üzerine Yusuf b. Ömer, Zeyd'i bıraktı ve durumu mü1-minlerin emirine bildirdi. Mü'minlerin emiri de onu affetti. Başka bir rivayette anlatıldığına göre mü'minlerin emiri de onları huzuruna çağırtmış ve onlara -aralarında emanetleşme olmadığına dair- yemin ettirmişti.

Sonra Şiilerden bir grup, Zeyd b. Ali'ye yöneldi. Bunlar 40.000 kişiydiler. Bazı samimi dostları onu isyandan menettiler. Ona bu öğüdü verenler arasında Muhammed b. Ömer b. Ali b. Ebi Talib de vardı. Muhammed, ona şöyle öğüt verdi ve uyarıda bulundu:

«Doğrusu deden senden daha hayırlı idi, Iraklılardan 80.000 kişi onu bey'at ettiler, sonra onlara en fazla muhtaç olduğu anda ona ihanet ettiler. Ben Iraklılara uymaktan seni sakındırıyorum.»

Zeyd b. Ali, onun bu öğüdünü kabul etmedi, aksine gizlice Kûfe'-de insanlarla bey'atlaştı. Allah'ın kitabı ve Rasûlünün sünneti üzerine onlardan bey'at aldı. Nihayet gizlilikte onun durumu gerçekten kuvvetlendi. Evden eve dolaşıyordu. Hicretin 122. senesi başlarına kadar bu durumda çalışmalarını sürdürdü, ama 122. senede öldürüldü. Nitekim bunu yakında anlatacağız.

Bu senede Horasan valisi Nasr b. Seyyar, Türkler üzerine müteaddit gazalar yaptı. Hükümdarları Körsol'u bu savaşlardan birinde esir aldı. Onu tanımıyordu, tanıdıktan sonra Körsol, 1.000 Türk devesi ve 1.000 beygir vermek karşılığında kendisini serbest bırakmasını istedi. Ayrıca o, gerçekten yaşlı bir adamdı. Nasr, maiyetindeki komutanlarla istişare yaptı. Kimi Körsol'u serbest bırakmasını, kimi de onu öldürmesini tavsiye ettiler. Sonra Nasr b. Seyyar, ona sordu:

- Kaç gaza yaptın?

- Yetmiş iki gaza yaptım.

- Senin gibi biri serbest bırakılmaz, sen bütün gazalara katıldıktan sonra seni nasıl serbest bırakalım?

Böyle dedi ve boynunun vurulmasını emretti. Boynu vurulduktan sonra da onu idam etti. Askerleri bunu duyunca o gece Körsol üzerine ağlayıp figan ettiler, sakallarını kestiler, saçlarını yoldular, kulaklarını kopardılar, birçok çadırı yaktılar, çok davarlarını öldürdüler. Sabah olunca Nasr, cesedini almamaları için Körsol'u yaktı. Yakılması, askerlerine Körsol'un öldürülmesinden daha ağır geldi. Ziyan içinde küçülmüş ve kayba uğramış olarak geri döndüler.

Sonra Nasr, onların beldelerine yeniden hücum etti. Bir kısmını öldürdü, sayılamıyacak kadar çok kimseyi esir aldı. Huzuruna getirilenler arasında Acemlerden veya Türklerden yaşlı bir kadın da vardı. Bu kadın hanedandandı. Nasr b. Seyyar'a şöyle dedi:

«Yanında altı şeyi bulunmayan kimse hükümdar olamaz. Bu altı şey şöyle sıralanabilir:

1- Sadık bir vezir ki, insanların davalarını halleder. Hükümdarına görüş bildirir ve ona sadık olur.

2- Mutfakçı ki, hükümdarın arzu ettiği yemekleri pişirir.

3- Güzel bir kadın ki; hükümdar, kederli ve üzüntülü olarak eve gittiğinde bu güzel karısına bakınca ferahlar ve kederi gider.

4- Sağlam ve müstahkem bir kale ki, hükümdarın halkı bir korkuya kapıldığında bu kaleye sığınır. 5- Bir kılıç ki, düşmanları kendisine saldırdıklarında hükümdar, kılıcının kendisine ihanet etmesinden korkmaz, onu kurtarır.

6- Bir azık deposu ki, hükümdar onu beraberinde taşır ve her nereye giderse o zahire ile geçimini sağlar.»

Bu senede Mekke, Medine ve Taif valisi Muhammed b. Hişam b. İsmail, insanlara haccettirdi.

Irak valisi Yusuf b. Ömer, Horasan valisi Nasr b. Seyyar, Erme-niyye valisi de Mervan b. Muhammed idi.

Hicretin Yüzyirmibîrinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler

Zeyd B. Ali

Zeyd b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib. Meşhur rivayete göre bu zat -inşaallah ileride de anlatılacağı gibi- hicretin 122. semsinde vefat etmiştir.