O şöyle derdi: Biz bir cenaze merasiminde hazır olduğumuzda veya bir kişinin öldüğünü duyduğumuzda bu hal aramızda günlerce belli olurdu. Çünkü biz ölen kimsenin Cennet'e veya Cehennem'e sevke-dileceğine yol açacak bir durumla karşılaşmış olduğunu bilirdik, ama sizler cenazelerinizde dünya meselelerinizi konuşuyorsunuz.
İbrahim b. Yezid şöyle demişti: "Görmeden kişinin görüşü doğrulanmaz ve müstakim olmaz. Görmekte ancak görüşle olur.
Kişinin namaz esnasında iftitah tekbirini önemsemediğini görürsen, onun kurtuluşa ermesinden ümidini kes.
Ben ayıplanacak birşeyi gördüğümde onunla mübtela olmaktan korktuğum için onu ayıplarım."
İbrahim, vefat edeceği zaman ağladı, kendisine: "Niçin ağlıyorsun?" diye sorduklarında şu cevabı verdi: "Ölüm meleğini bekliyorum, bilemiyorum, o beni Cennetle mi yoksa Cehennem ateşiyle mi müjdeleyecek."

