Önceki sayfalarda da anlatıldığı gibi Süleyman b. Abdülmelik'in hicri doksandokuzuncu senenin safer ayının bitimine on gün kala (veya bu ayın onuncu gününde) cuma günü vefat etmesi üzerine, kendisinin haberi olmaksızın önceden veliahd tayin edilmiş olması nedeniyle Ömer b. Abdülaziz'e hilafet bey'ati yapıldı.
Daha ilk hareket ve davranışlarında Ömer'in takvalı, dindar, za-hid ve nezih bir kimse olduğu görüldü. Çünkü ilk günde o, halifelere mahsus bineğe binmeyip daha önce kullanmış olduğu kendi bineğine binmekle yetinmişti. Hilafet makamına rağbet göstermeyip kendi evinde oturmaya devam etmişti. Anlatıldığına göre o, halifelik için kendisine bey'at edildiği günde halka bir hutbe irad etmiş ve hutbesinde şöyle demişti;
«Ey insanlar! Benim çok arzu sahibi bir nefsim vardır. Kendisine ne verilirse muhakkak daha üstün olan birşeyi ister. Bana halifelik verilince nefsim, halifelikten daha üstün olan Cennet'e arzu duymaya başladı. Cennet'e kavuşmam için bana yardım edin. Allah size rahmet etsin.»
Vefat olayından bahsederken inşaallah Ömer b. Abdülaziz'in biyografisini anlatacağız.
Halife Ömer b. Abdülaziz, hicri doksandokuzuncu senede ilk olarak Mesleme b. Abdülmelik'e ve beraberindekilere bol miktarda yiyecek ve asil atlar gönderdi. Denildiğine göre onlara 500 at göndermişti ki, insanlar bundan ötürü çok sevinmişlerdi. İstanbul kuşatmasını ürdürmekte olan Mesleme ordusu zorlanmış, sıkıntıya düşmüştü. Ömer b. Abdülaziz, geri dönmeleri için onlara emir gönderdi.
Bu senede Türkler, Azerbaycan'a saldırarak oradaki Müslümanlardan çoğunu öldürdüler. Ömer Hatem b. Numan el-Bahilî, Türklerin üzerine giderek oradaki Türkleri öldürdü. Az sayıda Türk ondan kurtulabildi. Yakalanan ve esir edilen Türkleri, Hanasıra'da bulunan Ömer b. Abdülaziz'e gönderdi.
Ezan okuduktan sonra müezzinler, meşguliyetinin çokluğu nedeniyle önceki halifeler gibi namazı geciktirmesin diye, namaz vaktinin geldiğini Ömer b. Abdülaziz'e bildiriyorlardı. Müezzinler bunu, onun eniri üzerine yapıyorlardı. Doğrusunu Allah bilir.
Cerir b. Osman er-Rahbî el-Humusî'nin biyografisinden bahsederken İbn Asakir, onun şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Ömer b. Abdülaziz'in müezzinlerinin gelip kendisine selam verdiklerini, namazın yaklaştığını duyurduklarım gördüm. Ona şöyle diyorlardı: "Selam sana ey mü'minlerin emiri! Allah'ın rahmet ve bereketi senin üzerine olsun. Haydi namaza, haydi felaha, namaz yaklaşti. »
Bu senede Ömer b. Abdülaziz, Yezid b. Mühelleb'i Irak valiliğinden azletti. Basra valiliğine Adiy b. Ertat el-Fezarî'yi, kadılığa da Ha-san-ı Basrî'yi tayin etti. Ancak Hasan, daha sonra istifa etti, o da istifasını kabul etti. Hasan'ın yerine İyaz b. Muaviye adındaki meşhur ve zeki âlimi kadı olarak tayin etti. Küfe valiliğine Abdülhamid b. Ab-durrahman b. Zeyd b. Hattab'ı tayin etti. Ebü'z-Zinad'ı da ona katip olarak verdi. Oraya kadı olarak Amir eş-Şa'bî'yi tayin etti.
Vakidî dedi ki: Amir eş-Şa'bî, Ömer b. Abdülaziz'in halifeliği süresince Küfe kadılığını sürdürdü.
Ömer, Horasan valiliğine de Cerrah b. Abdullah el-Hakemî'yi tayin etti. Mekke valisi ise, Abdülaziz b. Abdullah b. Halid b. Üseyd idi. Medine valisi, Ebu Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm idi. Ebu Bekir, bu senede insanlara haccettirmişti.
Ömer b. Abdülaziz, Abdülmelik b. Ebi Vedaa'yı Mısır valiliğinden azletti, yerine Eyyüb b. Şurahbil'i tayin etti. Mısır'ın fetva işlerini yürütmeleri içinde Cafer b. Rebia, Yezid b. Ebi Habib ve Ubeydullah b. Ebi Cafer'i görevlendirdi. Bu üçü, Mısırlılara fetva veriyorlardı.
Ömer b. Abdülaziz, Ifrikiyye ve Mağrib'e, İsmail b. Abdullah el-Mahzumî'yi vali olarak tayin etti. Bu, yaşantısı güzel bir adamdı. Bu zatın valiliği zamanında Berberilerden çok sayıda insan Müslüman oldu.
Doğrusunu, noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah, daha iyi bilir.

