Said b. Cübeyr el-Esedi el-Valibî. Künyesi Ebu Muhammed'di. Ebu Abdullah olduğu da söylenir. Kûfeli ve Mekkeli idi. İbn Abbas'ın önde gelen arkadaşlarmdandı. Tefsir, fıkıh ve çeşitli ilimlerde imam mertebesine yükselmişti. Çokça salih ameli vardı. Allah, ona rahmet etsin. Sahabelerden birçok kişiyi görmüştü. Bir sahabe cemaatından hadis rivayet etti. Tabiilerden bir grup da kendisinden rivayet ettiler. Anlatıldığına göre o, akşamla yatsı namazları arasında kıldığı namazda tam bir hatim yapardı. Ka'be yanında namaz kıldığı zaman ka'dede tam bir hatme yapardı. Çoğu kez de Ka'be'nin içinde namaz kılıp bir rekatta hatim yapardı. Rivayet olunduğuna göre o, bir gecede Ka'be'de namaz kılarken Kur'ân'ı iki buçuk kez hatmederdi.
Süfyan-ı Sevrî, Amr'm babası Meymun'un şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Said b. Cübeyr vefat ettiğinde yeryüzündeki herkes onun ilmine muhtaçtı."
Said b. Cübeyr, İbn Eş'as'la birlikte Haccac'a karşı ayaklananlar arasındaydı. Haccac galip olunca, İsbahan'a kaçtı. Sonra her sene iki kez Mekke'ye gidiyordu. Bir defasında hacca, bir defasında umreye gidiyordu. Çoğu kez Kûfe'ye gider, orada hadis nakleder, çeşitli sohbetlerde bulunurdu. Horasan'da ise hadis nakletmez, sohbette bulunmazdı. Çünkü orada hiç kimse, kendisine ilmi sualler sormazdı ve kendisi şöyle derdi: "Bendeki ilim, beni düşündürüyor ve tasalandırıyor. İsterdim ki insanlar onu benden alsınlar."
Böylece oniki seneye yakın bir süre Haccac'tan gizli kaldı, saklandı. Sonra Halid el-Kusarî, onu Mekke'den Haccac'a gönderdi ve onunla Haccac arasında, önceki sayfalarda naklettiğimiz karşılıklı konuşma cereyan etti.
"el-Hilye" adlı kitabında Ebu Nuaym, Salim b. Ebi Hafsa'mn şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Haccac, yanma getirilen Said b. Cübeyr'e şöyle dedi:
- Sen Şaki b. Kesir misin? (Sen kırık oğlu bedbaht mısın?)
- Hayır, ben Said b. Cübeyr'im. (Ben, kırığı onarılmış mutlu bir kişiyim.)
- Ben seni mutlaka öldüreceğim.
- Öyleyse ben de annemin beni adlandırdığı gibi Said (mutlu) olurum.
- Sen de annen de bedbaht olun emi.
- Buna sen karar verecek durumda değilsin.
- Şunun boynunu vurun.
- Bırakın da iki rekat namaz kılayım.
Bundan sonra Said'i, Hrisiyanların kıblesine yönelttiler. O da şu
ayeti okudu:
- "Nereye dönerseniz Allah'ın yönü orasıdır." (ei-Bakam, 115.) Ben, Meryem'in Allah'a sığındığı dualarla senden Allah'a sığınıyorum.
- Meryem hangi dualarla Allah'a sığınmıştı?
- .Meryem şöyle diyerek Allah'a sığınmıştı: "Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen, senden Rahman'a sığınırım." (Meryem, ıs.)
Süfyan'm ifadesine göre Said'den sonra Haccac, hiç kimseyi öldürmemiştir. Başka bir rivayette anlatıldığına göre Haccac, ona şöyle demiştir:
- Seni dünyadan alıp alevli bir ateşe atacağım.
- Bunu yapabilecek güçte olduğuna inansaydım seni tanrı edinirdim.
Başka bir rivayette anlatıldığına göre Haccac, Said'i öldüreceği zaman adamlarına: "Şunu Hristiyanların kıblesine yöneltin." demiş, Said de şu karşılığı vermişti:
- "Nereye dönerseniz Allah'ın yönü orasıdır." (ei-Bakara, 115.)
- Onu yere yıkıp kırbaçlayın.
- "Sizi yerden yarattık, oraya döndüreceğiz, sizi tekrar oradan çıkaracağız." {Tâ-Hâ, 55.)
- Onu boğazlayın. Bugünden sonra artık onunla Allah'ın ayetleri hususunda çekişmeyeceğim.
- Allah'ım, Haccac'ı benden sonra hiç kimseye musallat kılma.» Ebu Nuaym, Said b. Cübeyr'in öldürülmesiyle ilgili çok şeyler
nakletmiştir ki, en güzeli buydu. Doğrusunu Allah bilir.
Haccac'm, Said'i öldürmesinin keyfiyetini anlattık. Onu öldürmesinin keyfiyetine ilişkin garib rivayetler nakledilmiştir ki, çoğu sahih değildir. Said'in Öldürülmesinden sonra Haccac, cezasını çabuk gördü. Çok geçmeden Cenâb-ı Allah,- onu Aziz ve muktedir bir hükümdara yaraşırcasına yakaladı. Nitekim onun vefatını da hicretin doksanbe-şıncı senesi olayları kapsamında anlatacağız. Denildiğine göre Haccac, Said'in öldürülmesinden onbeş gün sonrasına kadar yaşamıştır. gün sonrasına kadar yaşadığına dair bir rivayet mevcut olduğu pbı altı ay sonrasına kadar yaşadığı da söylenmiştir. Doğrusunu Allah bilir.
baıd b. Cübeyr'in öldürüldüğü zaman yaşının kaç olduğu hususunda ihtilaf edilmiştir. Kimine göre öldürülürken kırkdokuz, kimine gOre e%edi yaşında idi. Doğrusunu Allah bilir.
Ebu'l-Kasım el-Lalekaî'nin ifadesine göre ise Said, öldürülürken sanbeş yaşındaymış. İbn Cerir de Said'in hicretin doksandördüncü senesinde öldürüldüğünü söylemiştir. Doğrusunu Allah bilir.
Ben derim ki: Said b. Cübeyr'in çok güzel sözleri vardı. Burada bu sözlerden bazılarını nakletmek istedim:
"Allah'tan korkmanın en üstünü, ona isyan etmene engel olacak ve ona itaata seni sevkedecek olan korkudur. İşte faydalı olan korku budur. Zikir, Allah'a taattır, kim Allah'a itaat ederse onu zikretmiş olur. Kim ona itaat etmezse, onu zikretmiş sayılmaz. Böyle biri Allah'ı ne kadar teşbih de etse, ne kadar çok Kur'ân da okusa Allah'ı zikretmiş sayılmaz."
Şaid'e sordular:
- İnsanların en çok ibadet edeni kimdir?
- Günah işleyip de günahını hatırladıkça işlemiş olduğu salih a-melleri küçük görendir.
Haccac, Said'e şöyle demişti:
- Vay senin haline!
- Aslında Cennet'ten uzaklaşıp Cehennem'e giren kimsenin vay haline demek gerekir.
- Şunun boynunu vurun.
- Ben Allah'tan başka ilah bulunmadığına, Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederim. Kendimi bununla sana karşı korurum ve nihayet kıyamet gününde senin karşına çıkar ve Allah katında seninle davalaşırım.
Bundan sonra Said'i ensesinden kesip öldürdüler.
Hasan-ı Basrî, bunu duyunca şöyle dedi:
"Ey zorbaları helak eden Allah'ım! Haccac'ı helak et." Üç gün sonra Haccac'm karnına bir kurtçuk girdi. Karnı kokuştu ve bu nedenle öldü.
Haccac, kendisini öldürmeleri için adamlarına emir verdiği zaman Said güldü. Haccac, ona şöyle sordu:
- Niçin gülüyorsun?
- Bana karşı kıskançlığından, Allah'ın da sana karşı sabredip yumuşak huyluluk göstermesinden ötürü gülüyorum.

