İbn Cerir dedi ki: "Haccac b. Yusuf, bu senede Said b. Cübeyr'i öldürdü. Bunun sebebi de şuydu: Haccac, daha önce Said'i, Türk hükümdarı Rutbil ile savaşması için İbn Eş'as'la birlikte gönderirken ordunun masraflarından sorumlu kılmıştı. İbn Eş'as, Haccac'a karşı ayaklanınca Said b. Cübeyr de bu ayaklanmaya katıldı. Haccac, İbn Eş'as'ı ve adamlarını mağlub edince Said b. Cübeyr, İsbahan'a kaçtı. Haccac da İsbahan naibine mektup yazarak Said'i kendisine göndermesini istedi. Said, bunu duyunca İsbahan'dan da kaçıp Mekke'ye gitti. Her sene Mekke'de hac ve umre yapıyordu. Halid b. Abdullah el-Kusarî'nin Mekke valiliğine atanmasına kadar orada kaldı. O zaman bazı kimseler Said'e, Mekke'den de kaçıp gitmesini tavsiye ettiler. Said ise: "Bu kadar kaçtığımdan ötürü Allah'tan utanıyorum. O'nun kaderinden nereye kaçacağım?" dedi.
Ömer b. Abdülaziz'in yerine Medine valiliğine atanan Osman b. Havyan, İbn Eş'as'm Medine'deki Iraklı adamlarını zincire vurarak Haccac'a göndermeye başladı. Halid b. Velid el-Kusarî de ondan bu durumu öğrenerek Mekke'de bulunan İbn Eş'as'ın adamlarım belirlemeye başladı. Said b. Cübeyr, Ata b. Ebi Rebah, Mücahid b. Cebr, Amr b. Dinar ve Talk b. Habib'i belirledi.
Anlatıldığına göre Haccac, Halid b. Velid'e haber göndererek Mekke'deki asilerin kimler olduğunu kendisine bildirmesini istedi. Halid de bunları Haccac'a göndermeye karar verdi. Sonra Mekkeli olduklarından Ötürü Ata ile Amr b. Dinar'ı affetti, diğer üç kişiyi Haccac'a gönderdi. Talk, Haccac'a ulaşmadan yolda öldü. Mücahid'e gelince o, hapsedildi. Haccac'm ölümüne kadar hapiste kaldı. Said b. Cübeyr'e gelince o, huzuruna götürüldüğünde Haccac, ona şöyle dedi:
- Ey Said, seni emanetime ortak etmedimmi? -Evet.
- Seni vazifeye tayin edip yetkili bir kişi kılmadım mı? -Evet.
- Böyle yapmadım mı?
- Evet.
Haccac, her ne dediyse Said, ona: "Evet" diye karşılık verdi. Öyle ki orada bulunan kimseler, Haccac'ın onu serbest bırakacağını zannettiler. Nihayet Haccac, ona şöyle sordu:
- Mü'minlerin emirine yaptığın bey'atı bozup bana karşı ayaklanmaya seni iten sebep neydi?
- Doğrusu İbn Eş'as, bu hususta benden söz ve bey'at aldı, böyle yapmamı ısrarla istedi.
Bunun üzerine Haccac, şiddetle öfkelendi. Öyle ki, abasının ucu omuzundan yere düştü ve Said'e şöyle dedi:
- Yazıklar olsun sana! Ben Mekke'ye gelip İbn Zübeyr'i öldürdüğümde Mekkelilerden bey'at almadım mı? Senden de mü'minlerin emıri Abdülmelik'e bağlılık göstereceğine dair bey'at almadım mı?
- Evet.
- Sonra Irak'a vali olarak geldim. Mü'minlerin emiri için bey'atı yeniledim. Senden de yine onun için ikinci kez bey'at almadım mı?
- Evet.
- Mü'minlerin emirine yapmış olduğun o iki bey'atı bozdun ve dokumacının oğlunun bir bey'atma vefa gösterdin. Öyle mi? Ey muhaliŞUnun bovnunu vurun.
Muhafızlar, Said'in boynunu vurdular. Başı yere düştü. Başında uçuk bir beyaz takke vardı."
Vakidî de buna benzer bir rivayet nakletmektedir. Bu rivayette anlatıldığına göre Haccac, Said'e şöyle sormuş:
- Sana 100.000 dirhem vermedim mi? -Evet.
- Sana şöyle yapmadım mı?
- Evet.
- Sana böyle yapmadım mı? -Evet...
İbn Cerir dedi ki: "Haccac, Said b. Cübeyr'i öldürünce başı yere düştü. Üç kez "La ilahe illallah" dedi. Birincisini açık seçik söyledi. Diğer ikisini ise, birincisi kadar açık ve seçik söyleyemedi."
Ebu Bekir el-Bahilî, Enes b. Ebi Şeyh'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Said b. Cübeyr, huzuruna getirildiğinde Haccac şöyle dedi: "Allah, Hristiyamn oğlu Halid elKusarî'ye lanet etsin. Mekke'de bulunanları bana gönderen odur. Ben bunun Mekke'deki evini bilmiyor muydum? Allah'a yemin ederim ki, bunun Mekke'de içinde oturduğu odayı da biliyordum."
Böyle dedikten sonra Said'e yönelip şöyle dedi:
- Ey Said! Seni bana karşı isyana sürükleyen sebep neydi?
- Allah emiri ıslah etsin, ben Müslümanlardan bir adamım, bazen hata eder, bazen isabet ederim.
Said'in böyle demesi üzerine Haccac, rahatladı ve yüzünün rengi açıldı. Said'in probleminden kurtulmayı ümid etti, sonra tekrar dönüp Said'e birşey sordu. Said de şöyle cevap verdi:
- Ben boynumdaki bir bey'atın gereğinden ötürü sana karşı isyan ettim.
Said'in bu cevabı üzerine Haccac Öfkelendi ve bu nedenle Said'i öldürdü.»
Attab b. Bişr, Salim el-Eftas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Said b. Cübeyr'i Haccac'm yanına götürdüler. O esnada Haccac, bineğine binmek üzereydi. Ayaklarından birini üzengiye koymuştu. Şöyle dedi: "Vallahi, senin Cehennem'deki yerini hazırlamadıkça bineğime binmeyeceğim, şunun boynunu vurun." Böyle demesi üzerine Said'in boynunu vurdular.
Fakat bundan sonra Haccac, aklını oynattı. "Zincirlerimiz, zincirlerimiz." demeye başladı. Adamları, onun Said'i bağladığı zincirleri istediğini sanarak gidip Said'in ayaklarmdaki zincirleri çıkarmak için ayaklarını bacaklarının ortasından kesip zincirleri çıkarıp aldılar ve Haccac'a getirdiler.»
Muhammed b. Ebi Hatim, Abdülmelik b. Abdullah b. Habbab'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Said b. Cübeyr'i, Haccac'ın yanına götürdüler. Haccac, ona şöyle
sordu:
- Sen Mus'ab b. Zübeyr e mektup yazdın mı?
- Evet yazdım.
- Vallahi öyleyse seni öldüreceğim.
- Öyleyse ben de annemin beni adlandırdığı gibi mutlu (Said) olacağım.
Bunun üzerine Haccac, onu Öldürdü ve kırk gün geçmeden Haccac aklını oynattı. Rüyasında Said'in gelip yakasından tuttuğunu ve ona: "Ey Allah'ın düşmanı, beni niçin öldürdün?" dediğini gördü. Kendisi de uyandıktan sonra şöyle demeye başladı: Ben, Said b. Cübeyr'e karşı ne yapacağım? Ben, Said b. Cübeyr'e karşı ne yapacağım?»
İbn Hallikan dedi ki: Said b. Cübeyr b. Hişam el-Esedî, Beni Vali-,be'nin azatlısıydı. Kûfeliydi, tabiilerin meşhur şahsiyetlerin dendi. Siyah renkli idi, fetva yazmazdı. İbn Abbas, gözlerini yitirince yazmaya başladı. Said, hicretin doksandördüncü senesinin şaban ayında öldürüldü. Haccac da ondan sonra, ramazan ayında öldü.
Rivayete göre İmam Ahmed şöyle demiştir: "Said b. Cübeyr öldürüldü, yeryüzündeki herkes onun ilmine muhtaçtı."
Anlatıldığına göre Haccac, Said'den sonra başka hiç kimseye musallat olmamıştır. Bununla ilgili olarak Haccac'm biyografisinde de bazı izahatlar verilecektir.
İbn Cerir dedi ki: Hicretin doksandördüncü senesine, "Fıkıhçılar senesi" denildi. Çünkü bu senede Medine fıkıhçılarının çoğu vefat etti. Sene başında Ali b. Hüseyin b. Zeynelabidin, ondan sonra Urve b. Zübeyr, ondan sonra Said b. Müseyyeb, Ebu Bekir Abdurrahman b. Haris b. Hişam ve Mekkelilerden de Said b. Cübeyr vefat ettiler. Bu kişilerin biyografilerini "Tekmil" adlı kitabımızda nakletmisizdir. İn-şaallah burada da yeterince nakledeceğiz. ,-
İbn Cerir dedi ki: Bu senede Velid b. Abdülmelik, Süleyman b. Sured'i Şam'a kadı olarak tayin etti. Bu senede Abbas b. Velid, insanlara haccettirdi. Başka bir rivayette anlatıldığına göre bu senede insanlara haccettiren kişi, Mesle-me b- Abdülmelik olmuştur.
Bu senede de Mekke valisi Halid el-Kusarî, Medine valisi Osman w.?a.yyan» doğu eyaletinin tümünde Haccac, Horasan'da Kuteybe b. Müslim, Küfe'de Ziyad b. Cerir valilik yapmaktaydılar. Küfe kadısı ^e^bu Bekir b. Ebu Musa idi. Basra Valisi ise Cerrah b. Abdullah el-d AV.mî İdİ kİ' Haccac tarafından oraya tayin edilmişti. Basra kadısı a Abdullah b. Ezime idi. Doğrusunu noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah daha iyi bilir.

