Velid b. Abdülmelik, hicri seksenaltıncı senenin şevval ayının ortasında perşembe (veya cuma) gününde babası vefat edince onu Dımışk'ta küçük Cabiye kapısı dışında defnettikten sonra dönüşünde eve girmeden Dımışk'taki büyük mescidin minberine çıkıp insanlara bir hutbe irad etti. Hutbesinde şöyle demişti:
«Doğrusu bizler Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz. Mü'minlerin emirinin vefatı nedeniyle başımıza gelen musibetten ötürü Allah'ın yardımını diliyoruz. Bize halifelik nimetini verişinden ötürü Allah'a hamd olsun. Kalkın bey'at edin.»
İlk olarak Abdullah b. Hemmam es-Selulî şöyle diyerek kalkıp ona bey'at etti:
«Daha üstünü olmayan bir makamı Allah verdi sana,
İnkarcılarsa engel olmak istemişlerdi.
Ancak Allah, bunu sana nasib eyledi.
Sonunda hilafet gerdanlığını boynuna geçirdiler.»
Ardısıra diğer insanlar da Velid'e bey'at ettiler.
Vakidî'nin anlattığına göre Velid, Allah'a hamd ü senada bulunduktan sonra şöyle demiştir:
«Ey insanlar! Allah'ın geciktirdiğini hiç kimse ileri geçiremez. Onun öne aldığım da hiç kimse geriletemez. İşte bu iş de Allah'ın bir takdiri ve eskiden beri O'nun ezeli ilmiyle bildiğidir. O, peygamberlerine ve Arşını taşıyan meleklerine bile ölümü takdir edip yazmıştır, işte bu ümmetin veliyyülemri, iyilerin menzillerine ulaşmış bulunuyor. Onun hali, şüphe uyandıranlara karşı şiddet; hak ve fazilet ehline karşı yumuşaklık idi. Allah'ın yüceltmiş olduğu İslâmî alametleri Kapsayan Beyt'i haccetmek, gazalar yapmak, Allah'ın düşmanlarına karşı baskınlar düzenlemek onun işiydi. O, aciz bir kimse olmadığı gibi aşırı giden birisi de değildi.
Ey insanlar! İtaata sımsıkı sarılın, cemaattan ayrılmayın. Çünkü cemaattan ayrılıp yalnız kalanlarla şeytan birlik olur. Ey insanlar! Kim bize karşı çıkarsa biz de onun gözlerinin yer aldığı yeri (başını) vururuz! Sesini çıkarmayıp susan da zehiriyle birlikte ölüp gider.»
Bundan sonra minberden indi, halifelik bineklerine baktı, onları ele geçirdi. Velid, zorba ve inatçı bir kimseydi.
Velid'in doğumu ile ilgili olarak garib bir hadis nakledilmiştir. Garip hadiste kendisinden söz edilen Velid, Velid b. Yezid b. Abdül-melik'tir ki, bununla ilgili açıklama ileride gelecektir. Sözünü ettiğimiz bu Velid'e gelince, bu kendi nefsinde tedbirli ve reyinde de akıllı bir kimse idi. Cahillik ve serkeşliği bilinmemektedir. Bunun güzellikleri cümlesinden olarak, kendisinden nakledilen şu sözü örnek verebiliriz: «Eğer Cenâb-ı Allah, kendi kitabında Lut kavminin kıssasını bize anlatmış olmasaydı, erkeklerin kadınlarla cinsel ilişkide bulunur gibi birbirleriyle cinsel ilişkide bulunabileceklerini hiç hatıra getirmezdik.»
Bu husus, onun vefatından bahsederken biyografisinde anlatılacaktır. Bu Velid, Dımışk camiinin banisidir. İslâm ülkesinde bu camiden daha güzel bir cami bilinmemektedir. Hicretin seksenaltıncı senesinin zilkade ayında bu camiin inşaatına başladı. İnşaat ve güzelleştirme faaliyetleri onun hilafet müddetince yani on sene boyunca devam etti. İnşaat ve güzelleştirme işleri tamamlandığında Velid'in halifeliği de sona erdi. Nitekim bu husus, ileride teferruatlı olarak anlatılacaktır.
Bu mescit, Yuhanna kilisesinin yerinde yapılmıştır. Sahabeler, Şam'ı fethettiklerinde kiliseyi ikiye bölmüşler, doğu tarafını alıp mescide çevirmişler, batı tarafı da kilise olarak kalmıştı ve bu hal ondört seneden beri devam etmiş, kilise, hicretin seksenaltıncı senesine kadar varlığını sürdürmüştür.
Velid, kilisenin batı kısmını da gayri mü s Umlerden almak için karar vermiş ve onun yerine kendilerine Meryem kilisesini vermiştir. Torna kilisesini verdiği de söylenir. Yuhanna kilisesinin kalan batı yansım yıkarak, "Sahabeler Mescidi"ne eklemiştir. Böylece Yuhanna kilisesinin tamamını mescide dönüştürmüş ve emsali görülmemiş güzel bir yapı meydana getirmiştir. Öyle ki, insanların birçoğu, bina, eser, imaret ve mimari süsleme bakımından bunun benzerini görmemişlerdir.
Doğrusunu, noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah, daha iyi bilir.

