Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

120. Hikmet: Ârif, Varlıkta Zâtı Görür

Arş haritasına nakşeylemiş ezel nakkaşı / Nurdan yüz bin çiçekle “De ki Ehad’dır Allah!” Kudret eli arz kumaşına yer yer işlemiş / Al, beyaz, mor, kırmızı güllerle Sameddir Allah. Allah Teâla cemâlini görmemeye senin …

Hikem-i Ataiyye 120. hikmet Arapça metni

Arş haritasına nakşeylemiş ezel nakkaşı / Nurdan yüz bin çiçekle “De ki Ehad’dır Allah!” Kudret eli arz kumaşına yer yer işlemiş / Al, beyaz, mor, kırmızı güllerle Sameddir Allah. Allah Teâla cemâlini görmemeye senin sabredemeyeceğini bildiği için, sana zâdının nurunun görünme mekânı olan mahlûkat ve eşyâyı gösterdi.

Nazmen Tercümesi

Hudâ çün gayr-ı sâbir olduğun bildi senin ey dil

Edip işhâd âsârıyla oldu tesliyet bahşâ

İzah

Sevgiliyi görmemeye âşığının sabredemeyeceği gibi, evliyâullâhın da ilâhi dîdârı müşâhedenin gecikmesine tahammül edemeyecekleri aşikârdır. Noksanlık ve zevâl, zehâb ve fena ile vasıflanan bu dünyada perdesiz hakiki müşâhedenin vukuu da imkânsızlık derecesinde olduğu için, irfan sahiplerine teselli olmak üzere kudretinin eserleri ve ehadiyyet vechinin perdeleri olan bu ekvânı (mevcudân) onlara gösterdi. Ta ki bu mukaddes zümre onda basiret gözüyle Hakkın nurunu görmüş olsunlar, ve maddî gözle Dîdâr’ı müşâhede edemediklerinden hasıl olan aşk ve iştiyak sebebiyle hususi yakınlığa, ve hususi yakınlık sebebiyle daimî huzur ve müşâhedeye erişsinler. Zira; eserin varlığı müessirin varlığına, ve eserin görülmesi müessirin de görüleceğine delil olduğundan, ilâhi ilmindeki mevcudâtın sûretlerini zuhurunun aynalarından ortaya çıkararak basiret erbâbına göstermesi de bir yüce nimet ve ilâhi inâyettir.

Çeşrn-i ibretbîn ile bak ol bütün tasvirine Nakşım seyret tasavvur eyleyip nakkaşını