Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

126. Hikmet: Amelleri Yaratan Allah’tır

Hakiki faili olmadığın amel için karşılık talep etme! Eğer İd Cenâb-ı Hak ibadetini kabul ederse sana bu kabul ediş mükâfat olarak kâfidir. Nazmen Tercümesi ivaz kasdetme taatte onu sen olmadın fail Sana kâfi cezâdır ki …

Hikem-i Ataiyye 126. hikmet Arapça metni

Hakiki faili olmadığın amel için karşılık talep etme! Eğer İd Cenâb-ı Hak ibadetini kabul ederse sana bu kabul ediş mükâfat olarak kâfidir.

Nazmen Tercümesi

ivaz kasdetme taatte onu sen olmadın fail

Sana kâfi cezâdır ki olursa Hak onu kâbil

İzah

Bütün eşyâ evvelen ve bizzat; Cenâb-ı Hakk’a istinat etmiş olup cümle mahlûkaun ve kulların tüm fiillerinin yaratıcısı “Sizi de, amellerinizi de Allah yaratmıştır.” (Sâffât, 96.) âyet-i kerimesinin manası uyarınca Cenâb-ı Rabbü’lâlemîndir. İnsan ise, Allah’ın fillerinin zuhûr mahalli ve masdarıdır. Teklif ve cezanın mercii de cüz’î iradedir. Cüz’î irade; ilâhi ve külli iradenin alâkasına istinat eder olup hâl kabilinden olan ve güvenilmez olup halk kendisine taalluk etmeyen ve sarf ile tefsir edilmiştir.

Kesb: Kazanç. Çalışmak. Say ve amel ile kazanmak. Elde etmek. Fık: Bir insanın kendi kudret ve iktidarını bir işe sarf etmesi. Binaenaleyh; amellerde kesb (gayret, çalışma) ve külli iradeyi sarftan başka asla nispet ve dahli olmayan âbid için Allah’ın (c.c.) mahlûku olan ibadette karşılık ve mükâfata hevesli olmak artık nasıl hakikate muvafık olur? Karşılık talebi sebebiyle kusurlu ve sakat olan bir ibadet, cezâdan kurtularak bir de kabule mazhar olursa en güzel mükâfau sağlamış olmaz mı?

Dalâlet fırkalarından Mutezile taifesi: “Kul M inin hâlikıdır (yaratıcısıdır) Hakk’ın onda dahli yoktur!” Cebrîye fırkası ise: “Kulun fiillerinde ne kesb (gayret, çalışma), ne de külli iradeyi sarf etmek yönünden dahli vardır; topu Allah’ın Mleridir!” demekle dalâlet vadisine baup gittiler. Ehl-i sünnet ise; cüz’î iradeyi ikrar ve tasdik etmekle hakikat caddesine hidâyet kılavuzu oldular. Allah kabirlerini nurlandırsın!