Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

147. Hikmet: Başkasına Ait Olanla Övünme

Haya sahibi bir mümin; meth ve senâ olunduğu vakit kendi nefsinden görmediği güzel bir sıfat ile övüldüğünden dolayı Cenâb-ı Hak’tan utanır. Nazmen Tercümesi Bir sıfat ki görmedi kendinden Allah’tan eder Meth olunmaktan …

Hikem-i Ataiyye 147. hikmet Arapça metni

Haya sahibi bir mümin; meth ve senâ olunduğu vakit kendi nefsinden görmediği güzel bir sıfat ile övüldüğünden dolayı Cenâb-ı Hak’tan utanır.

Nazmen Tercümesi

Bir sıfat ki görmedi kendinden Allah’tan eder

Meth olunmaktan onunla mümin-i kâmil hayâ

İzah

Hakiki mümin ki; basiret gözünden halkı görmek perdesini kaldırarak H Hakkın nurunu müşahede ile taklitten kurtulup tevhîd eylemiş olan hakikat ehlidir. Bu mümin bütün fiil ve mevcudân ilâhi kudret eserleri bildiği gibi, nefsinde övgüye layık bir sıfat da görmediğinden; methedildiği vakitte de övgü sebebi olan güzel sıfatları ancak Cenâb-ı H Hakkın hususi bir bağışı bildiğinden; artık insanlar onu hangi vasfıyla övmüş olursa olsun, kendi malı olmayan sıfatlarla methedildiğine kani olarak Cenâb-ı Hak’tan ister istemez utanır ve nefsine bir kat daha hiddetli muamele eyler. Ve gittikçe sonsuz ilâhi ihsanı müşâhede ederek kulların övgüsüne meyilden kurtulmakla beraber nimeti artırıcı olan şükrü bu açıdan da ifa etmiş olur.