
Cenâb-ı Hakkın “vakit” içinde (zamanın hükmünün) kendisine sunduğundan gayrisini arzulayan kimse, cehâletten hiçbir şey terk etmiş değildir.
Nazmen Tercümesi
Cehlinden etmedi bir şeyi terk ol kimse ki âlemde
Hilaf-ı cilve-i Yezdân-ı ihdâs-ı murâd eyler
İzah
Sûfilere göre, “vakit” ile kastedilen mana, ilâhi mukadderâttan gayrı ihtiyâri tesadüf olunan ve kulu etkisi altına alan ahvâldir.
Zamanın hükümlerine karşı durmak, akınuya karşı kürek çekmek gibidir ki, imkânsızdır ve vahim durumlara sebebiyet verebilir. Hatta ârifler şöyle dediler: “Vakit, kendisine uyum gösterenlere vakt (fırsat) olur, aykırı hareket edenlere ise makt (hiddet) olur.”
Zira vakte aykırı davranıp da makte (hiddete) yol açmak, ebül-vakt (vaktin babası-sahibi) olmayı arzu etmekten ileri gelir. Vakte uyum göstermek ise, onun kurallarına uyup bir evladın babasına karşı olan hal ve hareketini takınarak ibnü’l-vakt (vaktin oğlu) olmak demektir. İnsanın kurtuluşu ve saadeti de kuşkusuz ibnü’l-vakt olmaktadır. O nun için ilâhi sırların tercümânı, Mevlâna Celaleddin-i Rûmi hazretleri: “ Sûfi ibnü’l-vakt ola, ey refik! ” dizesiyle zamanın hükmüne tabi olanları senâ etmiştir.
Hikmetin neticesi- tarikat yolundaki bir kimsenin ilâhi kanunlara aykırı olmayan bütün maddî ve manevî durumlar hakkında güzel bir edebe riayet etmesi ve kendiliğinden değişinceye kadar bu hallere gönülden rıza göstermesi kulluk hükmünün gereğidir. Kabz ve bast, üns ve vahşet gibi kalbi haller Cenâb-ı Hakk’ın tasarrufundadır. Bu hallerden birinin zuhûrunda Allah Teâla’ya rıza gösterip diğer hale geçmeyi yine O’nun idaresi ve kazasından beklememek edepsizlik ve cehâlettir. Ebu Osman Hayri hazretleri şöyle buyurmuşlardır: “Kırk senedir, ne Cenâb-ı Hakk’ın beni bulundurduğu halden başka bir hale aktarmasını talep ettim, ne de diğer bir hale naklettiği zaman üzülüp gücendim.”
İşte bu, iman-ı yakînin ve irfânın meyvesidir. Bunun tersi ise, ilâhi hükme karşı gelmek ve zaman (ın hükmü) ile mücâdeleye kalkışmak olup sûfîlerin nazarında günahların en büyüğü olan cehâlet ve haddini bilmezliğin neticesidir. Bilgisiz kimseler sana haberlerle geldiğinde O câhil olduğun günleri çok arayacaksın
