Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

190. Hikmet: Vâridâtı Açıklamak Tesirini Azaltır

Tahkik: İncelemek, içyüzünü araştırmak. Vusûl: Ulaşma, erişme, varma, yetişme. Vâridât: Hak’tan kula gelen feyiz, ilâm, hâl. Kalbı varidatını açıklamak sâlike yakışmaz. Zira bu açıklama, söz konusu varidatın silikteki …

Hikem-i Ataiyye 190. hikmet Arapça metni

Tahkik: İncelemek, içyüzünü araştırmak. Vusûl: Ulaşma, erişme, varma, yetişme. Vâridât: Hak’tan kula gelen feyiz, ilâm, hâl. Kalbı varidatını açıklamak sâlike yakışmaz. Zira bu açıklama, söz konusu varidatın silikteki tesirini azaltır. Dahası Cenâb-ı Hakka karşı kulluk sadakatinin varlığına mani ve perde olur.

Nazmen Tercümesi

Yakışmaz varidatından ifade sâlike zira

Eder tesirini taklîl Hakk’a sıdkı men eyler

İzah

Kalbe ait vâridâttan ve tevhidle ilgili sırlardan zaruretsiz bahsetmenin caiz olmaması iki sebebe dayanır. Biri; sözü edilen vâridâtın gizlenilmesi sülûk gereği lazım olan ilahi sırlardan olmasıdır. Bunları açıklamak, sâlikin kalbi tesirlerini azalnr ve söz konusu vâridâttan tam fayda temin edilmesine engel olur.

İkinci sebep; manevî müşâhcdclcrdcn bahsetmenin, nefsâni lezzet ve övünmelerden hiçbir zaman korunmuş olamamasıdır. Nefsâni lezzetler ise, hayvâni nitelikleri pekiştirip hakkâni sıfatlar üzerine havale ederek rubûbiyet hukukuyla icrayı sâlike ihmal ettirir. Böylece Cenâb-ı Hakk’a karşı kulluk sadakati zail olur.

Fakat “Zaruretler mahzurlu işleri mubah kılar!” kaidesi uyarınca söz konusu varidâü, bir mürşid-i kâmile danışıp izah istemek amacıyla açıklamak gerekebilir. Ayrıca vecd ve hâl coşkunluğunun zaruri şevkine tâbi olmak suretleriyle, ya da Hudâ yolunu kaybetmiş birini doğru yola irşad etmek gayesiyle zikredilen varidâttan bahsederse bu durumda sâlik mazur, ve özrü de âriflerin indinde makbul olur.