
Peş peşe gelen nimetler şükür ve hamd hukukunu yerine getirme konusunda sana dehşet (şaşkınlık ve korku) vermesin! Zira şükrün terkine sebep olan bu dehşet, senin kıymet ve şerefini azaltan hallerdendir.
Nazmen Tercümesi
Nimet-i Hakkın tevâlîi ve tevârüd etmesi
Vermesin îfa-yı şükürden sakın dehşet sana
Çünkü terk-i şükrü mestelzim olan bu indihâş
Kadrini tenzil eden ahvâlden oldu dilâ
İzah
Bir insanın peş peşe İlâhi nimedere erdikçe karşılığında hamd etmekten âciz olduğunu görerek şükranlık hukukunu yerine getirme hususunda şaşkınlık ve korkuya kapılıp da şükrü terk etmesi asla câiz olamaz. Zira Hak
En uzun geceyi müneccimle muvakkit bilir / Derdi olana sor ki geceler kaç saat. Muvakkit: Saatin doğruluğunu tayin eden memur. Teâla hazretleri insanın kadrini yüceltmiş, bilhassa iman ehlini terfi ve tazim eylemiştir. Dahası pek az bir hayırlı işi ondan çok olarak kabul edip “Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on kan verilir.” (En’âm, 160.) hükmünce üstün bir yardıma layık kılmışür. Bu hakkani lütuf bütün kâinata karşı insan nev ini hususi bir efendilik ile şerefe nail ettiğinden, artık nimetin çokluğundan dolayı şükür ve hamdın ifasına acizlik gösterip de kulluk hukukunu yerine getirme hususunda tembellik etmek insan için İlâhi lütuf olan bu sonsuz şerefi düşürüp azaltacağından şüphesiz cehalet ve haddini bilmezlik gereğidir.
