
Vahdet bezmine yolcu olan sâlik, eğer kendisinde vuku bulan keşif ve tecellîlerle yetinip duraklarsa, hemen ona hakikat habercileri ga
Nazmen Tercümesi
Bir makamda sâlikin etse tevakkuf himmeti
H â tifi Hak durma git matlûbun önünde der ona
Zâhiri dünyanın eylerse eğer arz-ı cemâl
Bâtını biz fitneyiz aldanma asla der sana
İzah
Keyfe mâ yeşâ: Dilediği gibi. ipten hâl diliyle seslenir: “Durma! Vuslatını talep ettiğin hakiki sevgili ileridedir!”
Mahlukatm dış görünüşleri süslü ve câzibeli bir hâle bürünürse, derhal sana bunların hakikatleri seslenir: “Bizler ancak birer fitneyiz (imtihanız), salan ha küfretme (aldanma)! Bizim dış güzelliğimize kapılıp da maıifetullâhtan asla yüz çevirme! ”
Bir sâlik kendisine görünen ilâhi tecellîlerin ulaşılacak en yüksek gaye olduğuna inanıp da duraklama gösterirse, Hak Teâla’nın füyûzatına bir son bulunmadığı ve hakiki mahbûbun daha ileride olduğu sâlikin kalbine ilham olunur. Mahlukatın zâhirinin cazibesinden kastedilen mana, halkın itaati, insanların teveccühü ve garip olayların görünmesi gibi tecellî esnasında görülen fevkalâde hallerin müridin meylini elde etme imtihanıdır.
Nur-u zât-ı Hakk’ı hakkıyla şühûd et ey gönül Bunda yârin görmeyen, yarın dahi âmâ imiş
